Bir taş resmi ile bir baş resmi yan yana duruyor. Sözcükler söylendiğinde «taş» ve «baş» sonlarında benzer sesler duyulabilir. Peki «taş» ile «muz» aynı biçimde mi biter? Bu oyun, resimleri adlandırıp sözcüklerin sonlarını birlikte dinlemeye dayanır. Çocuk tahmin edebilir, bir resmi gösterebilir ya da yalnızca dinleyebilir; doğru cevabı hızla söylemek etkinliğin amacı değildir.
Oyunda neyi karşılaştırıyoruz?
İlk çiftimiz «taş» ve «baş». Bu iki sözcüğün sonundaki «aş» sesleri birbirine benzer; başlangıç sesleri farklıdır. «Taş» ve «muz» ise aynı sonla bitmez. Bu belirgin örneklerle çocuğun dikkati sözcüklerin ne anlama geldiğinden bir anlığına nasıl duyulduğuna yöneltilebilir. İki sözcüğün anlamca ilişkili olması seslerinin de benzemesini gerektirmez.
Günlük oyun dilinde birbirine benzer bitişleri olan sözcükler için «uyaklı» ya da «kafiyeli» denebilir. Şiir incelemesinde uyak, dize sonlarındaki ses benzerliğinin belirli özelliklerine göre ele alınır; aynı görevdeki eklerin veya sözcüklerin tekrarı ayrıca incelenir. Bu etkinlik okul öncesi düzeyde belirgin sesleri duymaya odaklanır ve çocuktan edebiyat terimlerini sınıflandırmasını istemez.
Resimler sözcükleri hatırlatır; ses benzerliği ise resmin biçiminden anlaşılmaz. Bir taşın yuvarlak çizilmiş olması onu «baş» sözcüğüyle uyaklı yapmaz. Benzerlik, seçilen sözcükler söylendiğinde sonlarındaki seslerde aranır. Çocuk resimdeki nesneye başka bir ad verirse önce hangi sözcüğü karşılaştıracağınızı birlikte belirleyin.
Bir ses oyununa yalnızca dinleyerek, işaret ederek veya yetişkinin hareketini yönlendirerek katılmak mümkündür. Çocuğun sözcükleri yüksek sesle söylemesi, yazması ya da hızla eşleştirmesi zorunlu değildir. Farklı duyma ve iletişim gereksinimleri olan çocuklarla tanıdıkları erişim yolları kullanılır; görsel işaretlerin ses deneyiminin aynısı olduğu varsayılmaz.
Dört resmi hazırlayın
Başlangıç için taş, baş, kaz ve muz resimleri seçin. Resimlerin çocuğun yaşına uygun, rahat görülen ve güvenle kullanılabilen kartlarda olması yeterlidir. Yetişkin gerekirse kartları hazırlar; makas kullanmak çocuğun katılım koşulu değildir. İlk turda dört kartın hepsini masaya koymak yerine taşla birlikte yalnızca baş ve muz seçeneklerini sunabilirsiniz.
Her resmi birlikte adlandırın. Baş resmi «kafa» diye adlandırılabilir; bu yanlış bir nesne tanımı değildir, fakat «taş» ile karşılaştırılan sözcük artık «baş» olmaz. Çocuğa «Bu resme hangi sözcüğü söylemek istersin?» diye sorup seçilen adı belirleyin. Örneği taş ve baş ile yapmak istiyorsanız iki sözcüğü açıkça söyleyin ve resimleri onlarla ilişkilendirin.
Resimlerin boyutu ve renkleri ilk ses karşılaştırmasında mümkün olduğunca dikkat dağıtmayabilir. Biri daha büyük olsa da iki sözcüğün son sesleri bundan etkilenmez. Kartın kenarına adını yetişkin yazabilir; çocuk okuyorsa yazıyla sesi daha sonra karşılaştırabilir. Harfleri okumak, bu ilk dinleme oyununun ön koşulu değildir.
Masada rahat bir ses düzeyi seçin. Çocuk sesleri duymak için kendi kullandığı bir cihazdan, yakın bir konumdan veya başka bir destekten yararlanıyorsa alışık olduğu düzeni koruyun. Gürültülü ortamda sözcük sonlarını ayırt etmek güçleşebilir. Gerekirse daha sakin bir zamana geçmek, çocuğun isteği dışında sesi yükseltmekten daha uygun olabilir.
Taş ve başı birlikte söyleyin
Yetişkin önce «taş» sözcüğünü doğal biçimde söyler, ardından «baş» der. İki sözcüğü tekrar ederken sonlarına dikkat çekebilir: «taş, baş». Çocuk benzerliği duyduğunu söylerse hangi kısmın dikkatini çektiğini göstermeye davet edilebilir; konuşmak istemezse uygun resmi işaretlemesi de yeterlidir.
Sözcüklerin ilk sesleri farklıdır: taş /t/ ile, baş /b/ ile başlar. Oyunda benzerlik son taraftaki seslerde aranır. Baştaki farkı duymak ve sondaki benzerliği fark etmek aynı anda mümkündür. Çocuğun her bir sesi teknik işaretlerle adlandırması gerekmez; yetişkinin «sonları benziyor» açıklaması ilk karşılaştırma için yeterli olabilir.
Çocuk iki sözcüğü aynı anlamda sanırsa resimlere dönüp konuşun: taş bir nesneyi, baş ise vücudun bir bölümünü anlatabilir. Anlamlarının farklı olması son seslerinin benzemesine engel değildir. Bu ayrım önemlidir, çünkü uyak oyunu nesnelerin hangi gruba ait olduğuna değil, seçilen sözcüklerin nasıl söylendiğine bakar.
Bir örneği defalarca söyletmek yerine çocuk isterse sırayı değiştirebilirsiniz: önce «baş», sonra «taş». Sözcük sonları yine benzerdir. Bu kez çocuğun neye dikkat ettiğini sorabilirsiniz. Yanıt vermek istememesi oyuna katılmadığı anlamına gelmez; kartlara bakması veya yetişkinin tekrarını istemesi de bir katılım yoludur.

Taş ve muzu karşılaştırın
Taş kartının yanına muz kartını koyun. «Taş» ve «muz» sözcüklerini anlaşılır bir sesle söyleyin. İlk çiftteki «aş» bitişi burada iki sözcükte ortak değildir; taşın sonunda ş, muzun sonunda z duyulur. Çocuk farkı gösterebilir, tekrar dinlemek isteyebilir veya kendi sözcükleriyle anlatabilir.
Baş ve muz kartlarını taşın yanına koyup «Taş sözcüğünün sonuna hangisi daha çok benziyor?» diye sorabilirsiniz. Karşılaştırma taş-baş ile taş-muz arasındadır. Çocuk başı seçtiğinde iki sözcüğü bir kez daha söyleyin. Muzun seçilmesi hâlinde önce çocuğun hangi adları kullandığını ve soruyu nasıl anladığını öğrenin.
Muz ve kaz sözcüklerinin ikisi de z sesiyle biter; kaz ile yazda ise «az» bölümü benzerdir. Bunlar aynı ses ilişkisi değildir. İlk karşılaştırmada «taş ile muz» örneği daha belirgindir. Daha ince benzerlikleri tartışırken çocuğa tek bir harfi görerek bütün edebî uyak sınıflarını çözmesi gerektiği izlenimini vermeyin.
Bir kartın uygun olmaması onun oyundan çıkarılması veya değersiz sayılması anlamına gelmez. Muz resmi başka bir sözcük oyunu, bir hikâye ya da renk konuşması için kullanılabilir. Burada yalnızca belirli bir soruya, taşla aynı belirgin «aş» bitişini hangi seçeneğin taşıdığına bakıyoruz.
Kaz ve yazla yeni bir çift
Kaz resmini gösterin ve «kaz» deyin. Sonra «yaz» sözcüğünü söyleyin. Bu örnekte iki sözcüğün sonunda «az» sesleri benzerdir. Yaz için bir mevsim resmi kullanacaksanız çocuğun resmi hangi sözcükle adlandırdığını önce sorun; güneş, sıcak ya da tatil gibi başka adlar seçebilir. Görüntü tek başına sesli sözcüğü belirlemez.
İki sözcükle kısa ve çocukça bir anlatı kurulabilir: «Bahçede dolaşır kaz; takvimde başlıyor yaz.» Çocuğun isteğine göre cümle değiştirilebilir. Buradaki amaç dize sonlarındaki kaz-yaz ses yakınlığını fark etmektir; şiirin kusursuz olması veya çocuğun edebî bir tanım vermesi beklenmez.
«Yaz» sözcüğü farklı bağlamlarda farklı anlamlar taşıyabilir. Oyun için hangi anlamın kullanıldığı anlaşılıyorsa bütün anlamları aynı anda öğretmek gerekmez. Çocuk başka bir anlamı hatırlarsa bunun üzerine konuşabilir, sonra seçilen iki sözcüğün sesine dönebilirsiniz. Anlamla ses arasındaki fark gerçek iletişimde birlikte ele alınabilir.
Çocuk kendi uyaklı çiftini önerirse önce iki sözcüğü onun söylediği biçimde dinleyin. Yeni çiftin sonundaki sesleri birlikte karşılaştırabilirsiniz. Sözcüklerden biri uydurma ise bunun oyun sözcüğü olduğu söylenebilir. Çocuğun niyeti ve kullanılan sesler belirlenmeden bir kartı doğru ya da yanlış diye ayırmak güçtür.
İki seçeneği sırayla denemek
Taş kartını sabit tutun ve önce baş kartını yanına koyun. Yetişkin «taş, baş» der; çocuk isterse iki sözcüğü tekrar dinler. Daha sonra baş kartını kaldırıp aynı yere muz kartını koyun ve «taş, muz» deyin. Bu düzende her karşılaştırmada taş sözcüğü aynı kalır; değişen, yanında dinlenen seçenektir.
Hangi çiftte belirgin «aş» bitişinin duyulduğunu birlikte araştırın. Çocuk bir kartı gösterebilir veya iki çiftin farklı geldiğini kendi sözcükleriyle anlatabilir. Yetişkin ilk seçeneği işaret ederek cevabı önceden vermemeye dikkat edebilir. Tekrar istenirse her iki çifti de benzer bir ses düzeyinde söylemek karşılaştırmayı kolaylaştırır.
İki resmi aynı anda görmek karmaşık gelirse yetişkin her çifti ayrı bir turda gösterebilir. Ancak resmi kaldırmadan önce çocuğun ona bakmak için yeterli zamanı olmalıdır. Kartları gizlemek ayrı bir bellek talebi yaratır; bu oyunun temel sorusu hatırlama değil, sözcük sonlarındaki benzerliği dinlemektir.
Çocuk birinci çiftte söylenen sözcükleri farklı adlarla hatırlıyorsa kayıtlı bir ses yerine yetişkinin yeniden söylemesi yeterli olabilir. «Bu turda taş ve baş dedik» diye açıklayın. Çocuk baş resmine kafa demeyi seçerse onu düzeltmek yerine yeni sözcük çiftinin ayrı bir deneme olduğunu belirtin. Bu yaklaşım nesne adlandırmasıyla ses karşılaştırmasını birbirinden ayırır.
Sonuç açık gelmiyorsa «Bir kez daha birlikte dinleyebiliriz» demek mümkündür. Çocuk yine karar vermek istemeyebilir. Karşılaştırma, zorunlu bir doğru seçim yapılmadan da tamamlanabilir; yetişkin seçilen iki sözcüğü söyleyip kendi duyduğu farkı tarif eder ve çocuğun başka bir etkinliğe geçme isteğine saygı gösterir.
Sözcük başı, sonu ve anlamı
Taş ve baş sözcükleri farklı seslerle başlar ama aynı «aş» bitişine sahiptir. Baş ve bal sözcükleri ise b sesiyle başlar; bitişleri «aş» ve «al» olarak farklıdır. Bu iki karşılaştırma, dikkatin sözcüğün hangi bölümüne yöneldiğini anlatır. İlk ses benzerliği ile uyak oyununda aranan son ses benzerliği aynı soru değildir.
Baş resmiyle taş resmi anlam bakımından birbirinden uzaktır. İki resmin aynı tür nesneyi göstermesi, uyak için gerekli değildir. Benzer biçimde iki meyve resmi anlamca ilişkili olabilir, ama adları söylendiğinde sonları benzemeyebilir. Böyle bir örnek kullanmadan önce her resme hangi adın verildiğini belirlemek gerekir.
Kaz ile yaz arasındaki benzerlik, birinin kuş diğerinin mevsim anlamında kullanılmasıyla ortaya çıkmaz; seçilen sözcüklerin sonundaki «az» sesleriyle ilgilidir. Çocuk kuş için başka bir ad kullanırsa yetişkin kaz sözcüğünü tanıtabilir veya onun seçtiği sözcükle yeni bir karşılaştırma yapabilir. Önemli olan hangi kelimelerin gerçekten söylendiğini değiştirmeden incelemektir.
Sözcüklerin aynı uzunlukta olması da tek başına uyak kanıtı değildir. Taş ve muz birer kısa sözcük olsa da burada gösterilen sonları farklıdır. Çocuğa «ikisi de kısa» gözlemini kabul ettikten sonra «son seslerine de bakalım» denebilir. Uzunluk, başlangıç sesi, anlam ve bitiş ayrı ayrı araştırılabilen özelliklerdir.
Bir sözcüğün aynısını iki kez söylemek de seslerin aynı duyulmasına yol açar: «taş, taş». Bu tekrar ritimli bir oyunda kullanılabilir. Ancak taş-baş örneğinde iki farklı sözcüğün sonlarını karşılaştırıyoruz. Şiirlerde aynı sözcük ve ek tekrarlarının ayrıca değerlendirilmesi gibi ayrıntılar vardır; küçük bir dinleme oyunu için bu terminolojiyi ezberletmeye gerek yoktur.
Kısa bir konuşma örneği
Yetişkin: «Bu resim için taş diyelim. Şimdi baş ve muz sözcüklerini dinleyelim. Hangisinin sonu taşa daha çok benziyor?» Çocuk baş resmini gösterir. Yetişkin: «Taş, baş; ikisinin sonunda aş duyuyorum. Sen ne fark ettin?» Bu, ezberlenmesi gereken bir soru dizisi değil, kararın hangi seslere dayandığını görünür kılan olası bir konuşmadır.
Çocuk muz resmini seçerse yetişkin önce adlandırmayı kontrol eder: «Bu karta muz mu dedin, başka bir ad mı düşündün?» Sonra çocuk isterse taş-muz ve taş-baş çiftlerini tekrar dinler. Önceki seçimi değiştirmek zorunda değildir; yeniden dinleyip kendi kararını gözden geçirme fırsatı sunulmuş olur.
Çocuk «ikisi de resim» derse bu da gözlenebilir bir ortak özelliktir. Yetişkin «Evet, ikisi de resim. Ben şimdi resimlerin adlarını söylediğimizde sonlarının nasıl duyulduğunu merak ediyorum» diyebilir. Böylece çocuğun gözlemi reddedilmeden yeni soru açıklanır.
Çocuk yalnızca bir jestle yanıt veriyorsa yetişkin anlamından emin olmak için kartı işaret edip sorabilir: «Baş resmini mi seçtin?» Yanıt için zaman tanıyın. Sesli bir açıklama istememek, çocuğun düşüncesini daha az değerli görmek anlamına gelmez. Kullanılan iletişim yolunun gerçekten çocuğun seçimini yansıtması önemlidir.
Bu konuşma sırasında çocuk başka bir oyun başlatırsa yaşadığı anı sürdürmek isteyebilir. Resimleri ayırıp daha sonra geri dönmek mümkündür. Bir yetişkinin planladığı bütün soruların yanıtlanması, birlikte geçirilen zamanın değerini belirlemez.
Uyaklı bir dize oluşturmak
İki açık örneği dinledikten sonra çocuk isterse kısa bir söz oyunu oluşturabilir: «Bahçede yuvarlak bir taş / Şapkanın altında bir baş». İki satırın sonunda taş ve baş sözcükleri bulunur. Yetişkin bunları doğal bir sesle okuyabilir; çocuk son sözcüklerden birini gösterebilir veya yalnızca dinleyebilir.
Bir başka çift için «Bahçede dolaşır kaz / Takvimde başlıyor yaz» denebilir. Burada kaz ve yaz satır sonlarına yerleştirilmiştir. Çocuk resim seçerek yeni bir satır önerebilir. Öncelik, anlamlı bir cümle kurmak ve seçilen sözcükleri duymaktır; ölçü veya edebiyat dersindeki uyak türlerini çözmek değildir.
İki sözcük aynı sesle bitse de onları uzun bir cümlenin herhangi bir yerinde kullanmak ile iki dize sonunda kullanmak farklı anlatım düzenleridir. İlk oyun sözcük sonlarını karşılaştırır; şiirde uyak konuşulurken dizelerin sonları da önem kazanır. Bu ayrım yetişkinin açıklamasını doğru tutar, fakat çocuğa bütün şiir terimlerini bir anda sunmayı gerektirmez.
Çocuk uydurduğu sözcüğü dizeye koymak isterse onun nasıl söylendiğini dinleyin. Uydurma bir sözcük ses oyununun parçası olabilir; gerçek bir nesnenin adıymış gibi sunulması gerekmez. Başka biri şiiri okuyacaksa yetişkin kelimenin nasıl telaffuz edileceğini çocuğun isteğiyle not edebilir.
Resimli bir kayıt yapıldığında iki satırın son sözcüklerini belirgin biçimde göstermek okuyucuya yardımcı olur. Ancak resimler ses üretmez; bir yetişkin veya uygun başka bir araç sözcükleri söylediğinde ses karşılaştırması yeniden yapılabilir. Kayıt şiirin yazılı ya da görsel biçimini korur, ilk dinleme deneyiminin tamamını değil.
Ne kadar ses benziyor?
«Kaz» ve «yaz» sözcüklerinin sonunda hem a ünlüsü hem z ünsüzü aynı sırada duyulur. «Kaz» ve «muz» sözcüklerinde ise son ünsüz z ortak olsa da önündeki ünlüler farklıdır. Çocuk bu farkı henüz adlandırmasa bile yetişkin iki karşılaştırmanın birebir aynı olmadığını gözetebilir. İlk örneği olabildiğince belirgin tutmak için kaz-yaz çiftiyle başlayabilirsiniz.
Bir çocuğun yalnızca son sesi fark etmesi anlamlı bir gözlemdir. «İkisinin sonunda z duydun» diyerek duyduğu ayrıntıyı adlandırın; ardından isterse kaz ve yazı tekrar dinleyip daha uzun ortak bitişe bakın. Burada amaç çocuğun cevabını hızla bir etikete dönüştürmek değil, hangi seslerin karşılaştırıldığını birlikte anlamaktır.
«Taş» ile «baş» için de baştaki sesler değişirken sözcük sonundaki aş bölümü aynı kalır. Çocuk yetişkine iki kartın yerini değiştirmesini söyleyebilir; resimlerin masadaki sırası değişse de seçilen sözcükler aynı şekilde söylendiğinde ses ilişkisi değişmez. Karşılaştırma için önce hangi iki adı kullandığınızı yeniden belirtin.
Yetişkin sözcükleri gösterirken fısıldamak, bağırmak veya birini şarkı sözü gibi uzatmak karşılaştırma koşullarını değiştirebilir. Çocuğun işitme gereksinimlerine uygun, rahat ve benzer bir sunum seçin. Sözcük sonunu hafifçe belirginleştirmek mümkün olsa da doğal telaffuzu bozacak kadar uzatmak zorunlu değildir.
Çocuk başka bir çift önerdiğinde önce sözcükleri tam olarak duyduğunuzdan emin olun. Anlamını bilmiyorsanız sorabilir, telaffuzuna ilişkin kesinliğiniz yoksa bunu söyleyebilirsiniz. Birlikte seçilen örnek hakkında karar verememek, etkinliğin başarısız olduğu anlamına gelmez; daha açık bir çifte dönmek de araştırmanın parçasıdır.
Bir örneği sonraki güne saklamak için iki sözcüğü yetişkin yazabilir veya çocuğun seçtiği resimleri kullanabilir. Kaydın yanına, karşılaştırılan adların hangileri olduğunu eklemek yararlıdır. Böylece baş resmi ertesi gün farklı adlandırıldığında, önceki oyunun hangi sözcüklerle yapıldığı hatırlanabilir.
Çocuk «taş» ve «baş» sözcüklerini aynı renkte kartlarla eşleştirebilir, fakat renk seçimi ses benzerliğinin nedeni değildir. Kartlar farklı renkte olsa da sözcükler aynı biçimde söylendiğinde bitişleri değişmez. Bu ayrım, görsel düzen ile konuşulan örneği birbirinden ayırır.
Bir başka oyunda yetişkin iki sözcüğü söyler ve çocuktan önce yalnızca resimleri bulmasını ister. Resimlerin adları üzerinde anlaşınca ses sorusuna geçilir. Böylece tanınmayan bir resim, ses benzerliği hakkındaki yanıtı gereksiz yere zorlaştırmaz.
Çocuk sözcüklerden biri için tekrar istediğinde aynı çifti yeniden sunun; aynı anda üçüncü bir sözcük eklemek soruyu değiştirebilir. Daha sonra yeni bir çift seçilecekse bunu açıkça söylemek, hangi seslerin karşılaştırıldığını hatırlamaya yardımcı olur.
İki çocuk farklı örnekler önerebilir. Her öneri için sözcükleri söyleyip hangi son seslerin benzer olduğunu birlikte dinlemek mümkündür. Hiçbiri hemen cevap vermek istemezse oyun kısa bir dinleme sonrasında bitirilebilir.
Yetişkinin kendi gözlemini paylaşması da bir seçenektir: «Bu iki sözcüğün sonunda aş duyuyorum.» Çocuğun yanıtı farklıysa hangi sözcükleri söylediğinizi yeniden kontrol edip onun açıklamasına zaman ayırabilirsiniz.
Kartları saklamak isterseniz seçilen adları yanlarına yazmanız sonraki karşılaşmada başlangıcı hatırlamayı kolaylaştırır.
Ses, harf ve resim aynı şey değil
«Taş» ve «baş» yazılarında ortak harfler de görülebilir; ancak bu etkinliğin başlangıcı sesli sözcükleri karşılaştırmaktır. Çocuk yazıyı okuyorsa harfleri işaretlemek ek bir yol olabilir. Çocuk henüz okumuyorsa yetişkinin söylemesi ve resimlerle ilişki kurması yeterlidir. Harf adlarını bilmek sesleri dinlemenin zorunlu ön koşulu değildir.
Bir resmi gösterdiğimizde sözcüğün sesi kâğıttan çıkmaz. Resim, bir kişinin seçip söylediği adı hatırlatır. Aynı resme «baş» veya «kafa» denmesi, hangi seslerin karşılaştırılacağını değiştirir. Bu nedenle kararı resimlerin yalnızca birbirine bakarak değil, üzerinde anlaşılan sözcükleri dinleyerek veriyoruz.
Bir yetişkin resim olmadan iki sözcük söyleyebilir; resimler olmadan da karşılaştırma yapılabilir. Tersine, iki resmi sessizce yan yana koymak hangi sözcüklerin kastedildiğini her zaman açıklamaz. Çocuğun erişim biçimine göre sözel anlatım, yazı, görsel işaret veya iletişim aracı birlikte kullanılabilir; her birinin verdiği bilginin sınırı açık tutulmalıdır.
Şiirdeki uyak ve redif gibi ayrıntılı ayrımlar daha sonraki bir konudur. [Millî Eğitim Bakanlığının şiir bilgisindeki açıklaması](https://ogmmateryal.eba.gov.tr/panel/upload/etkilesimli/kitap/turkdiliveedebiyati/9/unite3/files/basic-html/page11.html), uyak kavramını dize sonlarındaki ses ilişkileri bağlamında ele alır. İlk çocuk oyununda bu terimleri ezberlemek yerine belirgin iki bitişi dinlemek yeterlidir.
Bir karşılaştırmayı nasıl kaydedersiniz?
Kâğıda taş ve baş resimlerini yan yana koyup aralarına bir çizgi çizebilirsiniz. Yanına yetişkin «Sonları benziyor» yazabilir. İkinci örnekte taş ve muz resimleri ayrı bir alana konur ve «Bu ikisinin sonu aynı değil» diye not düşülür. Çocuk konuşmayı tercih etmiyorsa hangi resimlerin yan yana konacağını gösterebilir.
Bir çizgi tek başına neden çizildiğini söylemez: iki resmi bağlamak, aynı gruba koymak veya yalnızca süslemek için kullanılmış olabilir. Kaydı hazırlayan kişiye çizginin ne anlama geldiğini sorun. Bir söz veya küçük bir işaret eklemek, başka birinin sayfayı okumasını kolaylaştırır; karar çocuğun onayıyla verilir.
Bir sonraki gün sayfa görüldüğünde yetişkin hangi sözcüklerin kullanıldığını yeniden söyleyebilir. «Baş» resmi o gün «kafa» diye adlandırılırsa ses karşılaştırmasının girdisi değişir. Önceki kayıt baş sözcüğüne aitti; yeni adla yapılacak deneme ayrı bir karşılaştırmadır. Bu ayrımı tutmak, sonradan farklı sonuç alınmasını anlaşılır kılar.
Kayıt çocuğun genel dil becerisine puan vermek için kullanılmamalıdır. Daha yararlı bir not, «Taş ve başı tekrar dinledikten sonra baş resmini gösterdi; yetişkin sözcükleri söyledi» gibi eylemi ve desteği belirtir. Tek bir oyun, işitme ya da gelişim hakkında tanı koydurmaz.
İki çocuk birlikte araştırırken
Bir çocuk taş kartını seçebilir, diğeri baş ve muz arasında denemek istediği kartı gösterebilir. Yetişkin sözcükleri söyler; ardından iki çocuk isterlerse yer değiştirir. Seçim ve kontrol görevleri paylaşılabilir. Bir çocuğun her zaman soru soran, diğerinin sürekli cevap veren kişi olması gerekmez.
Çocuklar farklı kartları seçerse önce kullandıkları adları sorun. Birisi baş resmini «kafa» diye adlandırmış, diğeri «baş» demiş olabilir. Sonra aynı seçilen çiftleri dinleyin. Ayrılık devam ediyorsa çocuklardan biri tekrar istemeyi veya başka bir belirgin örneğe geçmeyi seçebilir. Hedef birini kazanan ilan etmek değildir.
Çocuklardan biri sözcükleri kendi sesiyle söylemek istemiyorsa yetişkin söyleyebilir, çocuk işaretle karşılık verebilir. İletişim cihazı kullanan bir çocuk, alışık olduğu yöntemle kart veya yanıt seçebilir. Uygun destek, onun seçimini duyulur ya da görünür kılmalıdır; yetişkin cevabı onun yerine kararlaştırmamalıdır.
Kartlara dokunmak istemeyen bir çocuk, masanın üzerindeki seçeneklerden gözle veya sözel olarak seçim yapabilir. İki arkadaşın aynı anda aynı hareketi yapması şart değildir. Birlikte karar vermeleri, birbirlerinin gösterdiğine dikkat etmeleri ve gerektiğinde yetişkinden yardım istemeleri yeterli bir ortak çalışmadır.
İlk çift zor gelirse
Aynı anda yalnızca iki sözcük sunun: «taş» ve «baş». Yetişkin önce ikisini söyler, sonra çocuk isterse tekrar dinler. Dört kart arasında seçim yapma talebi bu başlangıçta kaldırılmış olur. Benzerliği fark etmek için gereken süre kişiden kişiye değişebilir; cevap gelmediğinde sözcükleri daha yüksek sesle veya art arda baskıyla tekrarlamak gerekmez.
Görsel karmaşa sorun yaratıyorsa kartları sade bir zemine koyun ve resimleri birbirinden ayırın. Erişim için çocuğun kullandığı işitme desteği veya iletişim düzeni varsa bunu değiştirmeden çalışın. Bir yetişkin, uygun sunumu çocuğa ve onu tanıyan kişilere danışarak belirleyebilir.
Çocuk konuşulan sözcükler arasında seçim yapmak yerine resimlerin anlamını gruplayabilir. Örneğin iki yiyeceği bir araya getirmek anlamlı bir sınıflandırmadır; ancak ses sonları hakkındaki sorudan farklıdır. Önce yaptığı gruplamayı açıklamasına izin verin, sonra isterse «bu kez sözcükleri söyleyip sonlarını dinleyelim» diyerek yeni ölçütü tanıtın.
Çocuk oyunu bırakmak istediğinde bunu kabul edin. Bir kez taş-baş çiftini dinlemek veya kartlardan birini seçmek kısa bir başlangıç olabilir. Dil gelişimine ilişkin ciddi bir endişe varsa tek bir oyundan sonuç çıkarmak yerine çocuğu tanıyan uygun uzmanlarla konuşulabilir; burada yapılan etkinlik değerlendirme ya da tanı aracı değildir.
Sonuç ve başka bir gün için fikir
Bitirirken çocuk isterse taş ve baş resimlerini yan yana koyabilir; yetişkin iki sözcüğü söyleyip benzer sonlarını yeniden gösterebilir. Muz resmi başka bir alanda kalabilir. Çocuk tüm çiftleri açıklamak istemiyorsa yalnızca seçtiği örnekle yetinin. Sonuç, belirli sözcüklerle yapılan belirli bir karşılaştırmadır.
Başka bir gün kaz ve yaz çiftini bir hikâyede kullanmak veya çocuğun önerdiği yeni sözcükleri dinlemek mümkündür. Önce hangi sözcüklerin seçildiğini, sonra hangi seslerin karşılaştırıldığını açıklayın. Sözcükleri sırf bir resme uyduğu için değiştirmeyin; çocuğun kullandığı adın kendisi yeni bir soru oluşturabilir.
Sözcük sonlarını dinlemeye giriş ilk fikre geri dönmek için, bir hikâye ile ses karşılaştırması ise başka bir oyun seçeneği olarak kullanılabilir. Bunlar sırayla tamamlanması gereken görevler değildir. Çocuğun ilgisi ve erişebildiği sunum, bir sonraki adımı seçmek için yeterli başlangıçtır.
Yararlı yanıtlar
Taş ile baş neden bu oyunda eşleşir?
Söylendiklerinde sonlarındaki «aş» sesleri benzerdir. Başlangıç sesleri ve anlamları farklıdır.
Taş ile muz aynı belirgin son sese sahip mi?
Hayır. Taş ş sesiyle, muz z sesiyle biter; taş ve baştaki ortak «aş» bitişi bu çiftte yoktur.
Çocuk resme başka bir ad verirse ne yapalım?
Önce seçtiği adı kabul edin ve hangi sözcükleri karşılaştıracağınızı birlikte belirleyin. Aynı resim farklı sözcüklerle adlandırılabilir.
Kartları okumak veya sözcükleri çocuğun söylemesi şart mı?
Hayır. Yetişkin sözcükleri söyleyebilir; çocuk uygun erişim ve iletişim yoluyla kart seçebilir, gösterebilir ya da yalnızca gözlemleyebilir.


