Ece bir resme bal kavanozu, ağaç dalı ve buz küpü çiziyor. Sonra resimleri «bal», «dal» ve «buz» diye adlandırıyor. «Bal» ile «dal» sözcüklerinin sonunda aynı «al» sesleri duyuluyor. «Bal» ile «buz» ise aynı sesle başlıyor, fakat sonları aynı değil. Bu kurmaca hikâyede resimler sözcükleri hatırlatır; uyak karşılaştırmasını yapmak için üzerinde anlaşılan sözcükleri dinleriz.

Oyunun sorusu: Sözcükler nasıl bitiyor?

Bu oyunda «bal» ve «dal» sözcüklerinin sonlarını karşılaştırıyoruz. İkisini doğal biçimde söylediğimizde «al» sesleri ortak duyulur. İlk sesleri farklıdır: biri b, diğeri d ile başlar. İlk seslerin farklı olması, bu iki örnekte ortak bir son bulunmasına engel değildir.

Daha sonra «bal» ve «buz» sözcüklerine bakıyoruz. İkisi de b sesiyle başlar, fakat sonları farklıdır. Aynı başlangıcı fark eden çocuk doğru bir gözlem yapmış olur; uyak sorusu ise bu kez sözcüklerin sonuna yönelir.

«Bal» bir yiyeceğin adı, «dal» ise ağacın bir bölümünün adıdır. Nesnelerin anlamları farklı olsa da seçtiğimiz adların sonunda ortak sesler bulunur. Oyunun sorusu nesnelerin ne işe yaradığı değil, bu iki sözcüğün sonunda ne duyulduğudur.

«Bal» ve «buz» ile başlangıç karşılaştırması yaparken b sesini fark etmek doğru bir yanıttır. Ardından sonları dinleme sorusuna geçtiğinizi açıkça söyleyin. Çocuk sorunun değiştiğini bilmeden önceki doğru ölçütünü kullanmaya devam edebilir.

Yetişkin sözcüğü söylerken çocuğun görsel kartı hangi adla ilişkilendirdiğini de kontrol eder. Görüntü tek başına ses çıkarmaz. Sesli bir oyun yürütüyorsanız sözcüğü gerçekten söylemek veya katılımcıların erişebildiği bir ses kaydı kullanmak gerekir.

Bir çocuğun kart seçmesi, kullanılan bütün ipuçları dikkate alınmadan yorumlanmamalıdır. Kartların yeri, resimlerin rengi ve daha önce verilen açıklama seçimi etkileyebilir. Yetişkin bu oyunda hangi bilgiyle çalıştıklarını açıkça belirtir.

Resimleri ve adları hazırlayın

Üç büyük kart hazırlayın: bal kavanozu, ağaç dalı ve buz küpü resmi. Resimler basit çizimler olabilir. Gerçek bal, dal veya buz kullanmak gerekmez. Balın tadına bakmak ya da bir nesneye dokunmak bu dil oyununun parçası değildir.

Her kartı gösterip «Bu resme hangi adı verelim?» diye sorun. Çocuk bal kavanozuna «kavanoz», dala «ağaç» veya buza «buz küpü» diyebilir. Bu adlar anlaşılabilir; ancak hangi sözcüğü dinleyeceğimizi kararlaştırmadan sesleri karşılaştırmak belirsizlik yaratır.

Bu örnekte kısa adları «bal», «dal» ve «buz» olarak seçiyoruz. Çocuk başka bir ad kullanmak isterse onun sözcüğünü ayrıca dinleyebilirsiniz. Resmin tek bir zorunlu adı varmış gibi davranmayın; uyak yanıtı seçilen sözlere bağlıdır.

Balı göstermek için büyük bir kavanoz resmi çizebilirsiniz. Çocuk resmin tamamına «kavanoz» diyorsa bunu kabul edin; ardından «Bu turda içindeki balı adlandıralım mı?» diye sorun. Çocuk kabul ederse «bal» sözcüğü dinlenir. «Kavanoz» sözcüğünün sonunu ayrıca karşılaştırmak başka bir sorudur.

Dal resmi bir ağacın gövdesine bağlı olabilir. Çocuğun «ağaç» demesi resme bakınca anlaşılabilir bir yanıttır. İsterseniz resmi biraz değiştirip dalı belirginleştirin veya yetişkin dalı göstererek üzerinde anlaşmayı kolaylaştırsın.

Buz kartında bir ya da birkaç küp çizilebilir. Birden çok küp varsa çocuk «buzlar» diyebilir. Bu oyunda «buz» sözcüğünü kullanmayı seçerseniz bunu önceden açıklayın; sözcüğe eklenen bölüm duyulan sonu değiştirebilir ve ayrı bir karşılaştırma gerektirir.

Kartların arkasına yetişkin için küçük adlar yazılabilir. Çocuğun gördüğü yüzde yazı bulunursa harfler ek bir ipucu olabilir. Hangi ipuçlarının açık olduğunu not etmek, bir seçim yapıldığında bunun hangi koşullarda gerçekleştiğini hatırlamayı sağlar.

Kartlar arasına yeterli boşluk bırakın. Bir kişinin görme veya hareket erişimi için daha büyük resimlere, farklı bir yerleşime ya da bir partnerin desteğine ihtiyacı olabilir. Kullanılan düzeni katılımcıyla birlikte belirleyin; tek bir kart boyutu herkese uygun sayılmaz.

Resimleri çocukla birlikte çiziyorsanız yetişkin önce hangi nesnenin seçildiğini sorabilir. Çizimin güzel veya gerçeğe tam benzer olması gerekmez; iki katılımcının aynı adı kullanabildiği bir görüntü olması yeterlidir. Anlamı belirsizse sözlü açıklama eklenebilir.

Bir kartı hazırlarken üzerine sözcük de yazmak istiyorsanız Türkçe karakterleri ve yazımı kontrol edin: «bal», «dal», «buz». Yazılı sözcükler erişim için yararlı olabilir; bu durumda seçim sırasında yazının görünür olduğunu kaydedin.

Ece’nin kurmaca resmi

Ece bir sayfanın altına bal kavanozu, yanına bir ağaç dalı çiziyor. Üst köşeye de buz küpü resmi ekliyor. Bir yakını resimlere bakıp Ece ile adlarını söylüyor: «Bal, dal, buz». Bu sahne tamamen kurmacadır; nesnelerin aynı sayfada bulunması, adlarının mutlaka uyaklı olduğu anlamına gelmez.

Çocuk isterse resimlere başka bir karakter veya nesne ekleyebilir. Önce hikâyeyi anlatmak, ardından bir çift sözcüğü dinlemek iki ayrı adımdır. Yeni eklenen her nesnenin adını duymadan uyaklı olup olmadığına karar vermeyin.

Ece’nin çizimindeki dalın üzerinde yapraklar bulunabilir. Çocuk resmi daha ayrıntılı anlatmak isterse onu dinleyin; ardından uyak için hangi sözcüklerin seçildiğini yeniden söyleyin. Hikâyedeki betimleme ile incelenen kısa adların aynı sayıda sözcük olması gerekmez.

Yetişkin hikâyeyi bir kez anlatırken her resmi adıyla birlikte gösterebilir. Sonraki soruda üç kart da açık kalır. Böylece çocuk hem hikâyeyi ezberlemek hem de son sesleri karşılaştırmak zorunda bırakılmaz.

Çocuk «Ece buzla ne yapacak?» diye sorarsa birlikte kurmaca bir cevap üretilebilir. Örneğin Ece sadece buz resmi çizmiş olabilir. Bu ayrıntı, gerçek buzla oynama önerisi veya nesnelerin güvenliğine ilişkin bir varsayım değildir.

Hikâyenin karakteri Ece yerine katılımcıların seçtiği başka bir ad taşıyabilir. Çocuğun kendi adını hikâyeye koyması zorunlu değildir. Ad değişse de bu turda incelenen «bal», «dal» ve «buz» sözcükleri aynı kalır.

Ece’nin resmini anlatırken «Önce bal kavanozunu çizdi, sonra dalı ekledi» diyebilirsiniz. Çocuk olay sırasını değiştirmek isterse yeni sırayı onunla birlikte belirleyin. Hikâyedeki sıralama değişse de kullanılan bal ve dal sözcüklerinin ortak sonu aynı kalır.

Bir yetişkin çocuğun kurduğu cümleyi yazmak isterse önce izin ister ve ardından yazılanı geri okur. Çocuk başka bir sözcük söylediğini belirtirse yazı birlikte düzeltilir. Bu kayıt hikâyeyi saklar; sesleri karşılaştırma sorusu ayrı olarak yeniden sorulur.

Oyunla öğrenen sevimli çizgi karakterler
Küçük adımlar. Mutlu alışkanlıklar.

İlk çift: «bal» ve «dal»

Kartları göstererek önce «bal», sonra «dal» deyin. Sözcükleri doğal bir sesle söyleyin ve aralarında kısa bir durak bırakın. Sorun: «Bu iki sözcüğün sonunda birbirine benzeyen ses duyuyor musun?» Örnekte ikisinin sonundaki «al» ortaktır.

Çocuk «evet» diyebilir, iki kartı yan yana gösterebilir veya alışık olduğu bir işareti kullanabilir. Yetişkin gerekirse «Ben ikisinin sonunda al duyuyorum» diye modelleyebilir. Çocuğun yanıt vermek için sözcükleri sesli tekrar etmesi zorunlu değildir.

Çocuk «sonda l var» derse duyduğu ortak sesi kabul edin ve sözcükleri bir kez daha dinleyin. Bu örnekte l’den önceki a sesi de ortaktır. Harfleri göstermek yardımcı bir ek çalışma olabilir, fakat duyulan sonu dinleme sorusuyla aynı şey değildir.

Önce «bal» sözcüğünü, sonra «dal» sözcüğünü söyleyin. Her sözcüğün tamamı duyulsun. Ardından ortak olan «al» sonuna dikkat çekebilirsiniz. Sözcükleri yazılı harflere ayırmadan, seslerin benzerliğini bir dinleme örneği olarak sunmak mümkündür.

Çocuk ortak sonu kendi sözcükleriyle «ikisi de al gibi bitiyor» diye anlatabilir. Yetişkin bu gözlemi tekrar ederken çocuğun söylemediği daha geniş bir kural eklememelidir. İki örnekte duyulan benzerlik, bütün sözcükler hakkında tek başına sonuç vermez.

Bir yetişkin sözcükleri peş peşe söylerken her karta sırayla işaret edebilir. Sonra çocuğa hangi resimleri dinlediğini sorun. Bu işlem, yanlış bir kart adının seçilmesini fark etmeye yardımcı olur; yine de çocuğun yanıtı her zaman konuşma olmak zorunda değildir.

Çocuk bir sözcüğü yeniden duymak isterse adı bir kez daha doğal biçimde söyleyin. Daha yüksek sesin her zaman daha anlaşılır olduğunu varsaymayın; uygun ses düzeyini ve dinleme koşullarını katılımcıya göre ayarlayın.

«Bal» ve «dal» yalnızca son harfleri aynı iki yazılı sözcük olarak sunulursa oyun yazıya kayabilir. Yazılı örnek göstermek isterseniz bunu ek bir gözlem diye adlandırın. Dinleme turunda ortak sonun nasıl duyulduğu sorusu korunur.

Çocuk «al» seslerini ayrı söylemek istemiyorsa iki tam sözcüğü dinleyip kartları işaret edebilir. Yetişkin ortak sonu modelleyebilir fakat çocuğun yerine konuştuğunu söylememelidir. Yanıtın hangi biçimde verildiği, oyunun kaydında açıkça belirtilebilir.

Bal ile dal kartlarının yerlerini değiştirin ve adları tekrar söyleyin. Ortak son, kartların masadaki sırasına bağlı değildir. Buna karşılık çocuğun başka bir ad seçmesi karşılaştırılan sözcüğü değiştirir; yeni adı ayrıca dinleyin.

Karşılaştırma: «bal» ve «buz»

«Bal» ve «buz» sözcüklerini sırayla söyleyin. İkisinin başlangıcında b sesi bulunur; «al» ve «uz» sonları ise farklıdır. Çocuk «başları aynı» dediğinde bu gözlemi onaylayın. Sonra «Şimdi sonlarını karşılaştıralım» diyerek soruyu açıkça değiştirin.

Bal ve buz resimlerinin aynı tabakta, aynı sayfada veya aynı hikâyede bulunması sözcüklerin uyaklı olduğunu göstermez. İlişki, seçilen sözcüklerin söylenişinde aranır. Resimdeki nesnelerin tatları veya kullanım alanları bu kontrolün ölçütü değildir.

Bal ve buz kartlarını yan yana koyup sözcükleri sırayla söyleyin. Önce «Başlangıçta ne fark ettin?» diye sorabilirsiniz; ikisinde b sesi duyulur. Ardından ayrı bir soru sorun: «Sonları aynı mı?» Bu ikinci soruda «al» ile «uz» karşılaştırılır.

Çocuk «ikisi de b» dediğinde «Yanlış» demek gözlemlediği özelliği yok sayar. «Evet, başlangıçta b var; bu turda sona bakıyoruz» diye karşılık verebilirsiniz. Farklı özellikler arasında geçiş yaparken kuralın değiştiğini bildirmek önemlidir.

Buzun soğuk, balın tatlı olması nesnelerin özellikleridir. Bu bilgi hikâyede konuşulabilir, ancak sözcüklerin sonundaki sesleri kanıtlamaz. İki konuya da yer vermek mümkündür; hangi soruya cevap arandığını ayrı tutun.

Eğer çocuk «buz küpü» ifadesini kullanıyorsa son sözcük «küpü» olur. Kısa «buz» adını kullanmayı seçtikten sonra karşılaştırma yapın. Farklı bir ad kullanmak istenirse yeni ifadeyi doğal biçimde dinleyip kendi sonunu değerlendirin.

İki sözcükteki b başlangıcını göstermek isterseniz önce her sözcüğü tam söyleyin, ardından «Başları benziyor mu?» diye sorun. Sonraki soruda baş yerine sonu karşılaştıracağınızı belirtin. Aynı kart çiftine iki farklı soruyla bakmak mümkündür.

Buz kartında mavi renk kullanılması sözcüğün başındaki sesi belirlemez. Çocuk mavi rengi fark ederse bunu konuşabilirsiniz, ama uyak için tekrar «buz» adını söylemek gerekir. Renk benzerliği ile ses benzerliği farklı ölçütlerdir.

İki seçenek arasından bir kart seçin

Bal kartını başvuru olarak ortaya koyun; dal ve buz kartlarını seçenek yapın. Önce üç adı yeniden söyleyin. Ardından «Bal sözcüğünün sonuna benzeyen hangisi: dal mı, buz mu?» diye sorun. Üzerinde anlaşılan bu iki seçenek içinde «dal» ortak «al» sonunu verir.

Çocuk buz kartını gösterirse önce resmi hangi sözcükle adlandırdığını sorun. Adı gerçekten «buz» ise iki sözcüğü tekrar dinleyin; ortak b başlangıcı ile farklı sonları ayrı ayrı konuşun. Çocuk isterse seçiminden sonra kartı değiştirebilir.

Seçenekleri başka bir turda yer değiştirirseniz adları tekrar söyleyin. Soldaki veya sağdaki yer, uyak için ölçüt değildir. Bir partner kartı çocuğun adına taşıyorsa «Dal kartını mı seçtin?» diye sorup yanıtı doğrulasın.

Bal kartını sabit tutup dal ile buz kartlarını yanına yerleştirin. Yetişkin üç adı sırayla söyler ve çocuğun hangisini seçtiğini bekler. Kartlardan birini öne doğru itmek veya cevabı gözle işaret etmek istemeden yönlendirme oluşturabilir.

Çocuğun seçimi dal ise «Bal ve dal sonlarında al seslerini paylaşıyor» deyip iki sözcüğü tekrar söyleyin. Doğrulama sözcükleri dinleme fırsatıdır; yalnızca kartların birbirine yakın olduğunu göstermek aynı kontrolü yapmaz.

Çocuk dalı seçmezse hangi sözcüğü duyduğunu ya da resmi nasıl adlandırdığını öğrenmeye çalışın. Gürültü, belirsiz resim veya farklı adlandırma gibi birçok olasılık olabilir. Tek bir seçimden bu olasılıklardan birini kesin neden olarak çıkarmayın.

Çocuğun iletişim aracıyla yaptığı seçim bir yetişkin tarafından tekrar edilebilir: «Dal kartını seçtiğini anladım; doğru mu?» Onaydan sonra kart taşınır. İletişim desteği çocuğun kararını görünür kılmak içindir, kararı onun yerine vermek için değil.

Kartlar karıştırıldığında nesnelerin adlarını yeniden söyleyin. Yalnızca yer değiştirip soruyu tekrarlamak, çocuğun hangi resmin hangi sözcük olduğunu bildiğini varsayabilir. İhtiyaç duyulan adlandırma her turda açıkça sunulabilir.

Kısa bir konuşma

Yetişkin: «Resimde bal ve dal var. Sözcükleri dinleyelim: bal, dal.» Çocuk: «Sonları benziyor.» Yetişkin: «Evet, ikisinin sonunda al duyuyorum.» Çocuk başka bir ifade kullanabilir veya iki kartı işaret edebilir.

Çocuk: «Bal ve buz b ile başlıyor.» Yetişkin: «Başlangıçlarını fark ettin. Sonlarını da dinleyelim: bal, buz.» İki gözlem ayrı sorulara yanıt verir. Çocuğun ilk gözlemini yok saymak gerekmez.

Çocuk: «Ben buna ağaç diyorum.» Yetişkin: «Ağaç resmi olarak düşünebilirsin. Bu turda dal sözcüğünü dinlemeyi kabul eder misin?» Çocuk istemezse başka bir örnek seçilebilir veya oyun bitirilebilir.

Çocuk: «Dalda yaprak var.» Yetişkin: «Evet, resimde yaprak görüyorsun. Bu turda dal sözcüğünü bal ile dinleyelim mi?» Çocuk kabul ederse sözcükler söylenir. Çocuğun yaprak gözlemi resmin anlamına ilişkindir ve değersiz değildir.

Yetişkin: «Hangi sözcüğü yeniden duymak istersin?» Çocuk: «Buz.» Yetişkin kartı göstererek «buz» der. İstenirse ardından «bal» söylenir ve başlangıç ile son ayrı ayrı karşılaştırılır. Çocuk sözcükleri kendi sesinde tekrar etmek zorunda değildir.

Çocuk: «Ben başka bir hikâye yapmak istiyorum.» Yetişkin: «Neler olsun?» Çocuk yeni bir resim seçer. Sonra hangi sözcüklerin uyaklı olduğunu araştırmak isterse adlar üzerinde anlaşılır. Hikâye seçimi ile dil görevinin ölçütü birlikte kararlaştırılabilir.

Bir partner yanlış duyduğunu düşünürse çocuğa «Tekrar söyler misin?» diyebilir veya yetişkinden sözcükleri yeniden adlandırmasını isteyebilir. Birbirlerinin cevaplarını düzeltmek zorunda değiller. Ortak dinleme ve açıklama, sırayla yapılan bir kontrol olabilir.

Oyunla öğrenen sevimli çizgi karakterler
Küçük adımlar. Mutlu alışkanlıklar.

Sık görülen karışıklık: Başlangıç, son ve anlam

İki sözcüğün aynı sesle başlaması bir dil oyununda yararlı olabilir, ancak bu örnekte uyak için aradığımız özellik değildir. «Bal» ve «buz» ortak başlangıcı gösterirken «bal» ve «dal» ortak sonu gösterir. Her iki çift için hangi soruyu sorduğunuzu belirtin.

İki nesnenin aynı kategoride bulunması da ses benzerliğini belirlemez. Bir resimdeki dal ile bir kavanozdaki bal farklı şeylerdir; adlarının sonunda yine de aynı sesler duyulabilir. Resmin anlamı ile sözcüğün sesi birbirine bağlı fakat ayrı inceleme alanlarıdır.

Yalnızca son yazılı harfe bakarak duyulan uyak hakkında otomatik sonuç çıkarmayın. Bu oyunda sözcükler söylenir ve sesleri karşılaştırılır. Harfleri incelemek isterseniz bunu ayrı bir yazı etkinliği olarak tanıtın.

«Bal» ve «dal» sözcükleri farklı seslerle başlar, ancak sonlarında «al» ortaktır. «Bal» ve «buz» aynı sesle başlar, ancak sonları ayrıdır. Bu iki karşılaştırmayı yan yana göstermek, başlangıç ile son sorularının neden aynı olmadığını somutlaştırır.

Kartlar renklerle de ayrılmışsa çocuk renk eşleştirmeyi seçebilir. «Bu ikisini rengi için mi yan yana koydun?» diye sorun. Renge göre eşleştirme kendi başına geçerli bir oyundur; bu turdaki uyak sorusu için söylenen adların sonları yeniden dinlenir.

Bir çocuğun «bal» sözcüğünü kavanoz anlamıyla kullanması ile yetişkinin içindeki yiyeceği kastetmesi arasında küçük bir anlam farkı olabilir. Bu oyunda önemli olan üzerinde anlaşılan sözcüğün kendisidir. Nesnenin tam tanımını sınamadan önce adı birlikte belirlemek yeterlidir.

Uyumlu sesleri göstermek için sözcüklerin sonuna fazladan bir hece eklemeyin. «Bal» sözcüğü doğal biçimde «bal» olarak kalmalıdır. Yetişkin yavaş konuşabilir, ancak sözcüğü başka bir sözcük gibi değiştirmeden karşılaştırmayı sürdürmelidir.

Çocuğun bir sözcüğü daha önce öğrendiğini bilmek, o anda hangi sözcüğü duyduğunu kesin göstermez. «Hangi adı duydun?» sorusu ve yeniden söyleme olanağı belirsizliği azaltır. Bu, sonucu otomatik biçimde çocuğun dil becerisine bağlamaktan daha dikkatli bir yoldur.

Oyunu kolaylaştırmak

Önce yalnızca bal ve dal kartlarını kullanın. Yetişkin ikisini adlandırsın ve ortak sonu model olarak söylesin. Çocuk isterse kartları göstersin; buz kartı daha sonra eklenebilir. Tek bir çifti incelemek de tamamlanmış bir etkinliktir.

Yanıt için anlamı önceden konuşulmuş «sonları benziyor» ve «sonları farklı» kartları kullanılabilir. Çocuğun alışık olduğu iletişim aracı varsa onu erişilebilir tutun. Ses dinleme bir kişi için erişilebilir değilse birlikte uygun başka bir sözcük etkinliği seçin ve onu işitme kontrolü olarak sunmayın.

Başlangıçta iki kartı yetişkin yakınında tutabilir ve her birini adıyla gösterebilir. Çocuk isterse yalnızca ortak sonu dinler. Daha sonra aynı iki kartı seçme görevi sunulabilir. Bir örneği izlemek ve iki seçenek arasından karar vermek aynı işlem değildir.

Çocuğun dikkatini çekmek için resmi hareket ettirmek isterseniz önce bunun rahatsız edici olup olmadığını sorun. Sabit kartlar bazı kişiler için daha kolay izlenebilir. Materyalin hareketi ortak sesin kendisi değildir; açıklamada iki unsuru ayırın.

«Benziyor» ve «farklı» kartları kullanılacaksa ilk olarak yetişkin iki kartın anlamını açıklar ve çocuk bunları inceleyebilir. Yanlışlıkla dokunma olasılığında seçim doğrulanır. İletişim aracı kişinin alışık olduğu başka bir biçimdeyse yeni kartlar şart değildir.

İşitsel karşılaştırma erişilebilir değilse resimlerin adlarını yazılı olarak incelemek veya farklı bir dil oyunu kurmak mümkün olabilir. Böyle bir uyarlamada hangi bilgiden yararlanıldığını açıkça söyleyin. Yazıya dayalı seçim, işitme üzerine kesin sonuç vermemelidir.

Bir oyun oturumu yalnızca yetişkinin bir çift sözcüğü söylemesiyle bitebilir. Çocuk devam etmek istemiyorsa kartlar kaldırılır. Sonucu artırmak için aynı soruyu art arda yöneltmek zorunlu değildir.

Bir sonraki adım

Başka bir örnek olarak «gül» ve «kül» sözcükleri dinlenebilir. Bu iki sözcüğün sonunda «ül» sesleri ortaktır. Gül çiçeği resmi ve külü temsil eden açık bir çizim kullanılabilir; gerçek kül getirmek gerekmez. Önce resimlerin hangi adlarla söylendiğini kararlaştırın.

Çocuk bir sözcük önerirse onu doğal biçimde birlikte söyleyin ve seçilen diğer sözcüğün sonuyla karşılaştırın. Her benzer yazılış veya aynı hikâyede bulunma uyak oluşturmaz. Emin olunmayan bir örneği kesin kural gibi sunmadan daha tanıdık çifte dönmek mümkündür.

İsterseniz yetişkin seçilen kart çiftlerini bir sayfaya çizer ve yanlarına adlarını yazar. Bu kayıt hangi sözcüklerin konuşulduğunu hatırlatır; çocuğun hangi sesi nasıl algıladığını tek başına kanıtlamaz.

«Gül» ve «kül» örneğini sunmadan önce resimlerin adlarını birlikte belirleyin. Gül bir çiçek adı olarak kullanılır; başka bir bağlamda aynı yazılış farklı anlam taşıyabilir. Bu oyunda seçilen anlamı ve sözcüğü açık tutmak yeterlidir.

Çocuk iki çifti ayırmak isterse bal ile dalı bir yana, gül ile külü başka yana koyabilir. İlk çiftin ortak sonu «al», ikinci çiftin ortak sonu «ül» olarak dinlenir. İki çiftin de uyaklı olması, dört sözcüğün hepsinin birbiriyle aynı sonu taşıdığı anlamına gelmez.

Bir partner sözcük çiftini söylerken diğeri kartları seçebilir; sonraki turda roller karşılıklı istekle değişir. Çocuğun bir sesi üretmesi uygun değilse yetişkin adlandırmayı sürdürebilir. Rol değişimi bir seçenek olarak kalır.

Çocuk «bal» ile yeni bir uyak önermek isterse sözcüğü olduğu gibi dinleyin. Yetişkin emin değilse cevabı kesinleştirmeden kontrol etmek üzere not alabilir. Tanıdık ve açık bir örnek olan «dal» çiftine dönmek her zaman mümkündür.

Kâğıda bir not yazarken «Çocuk dal kartını seçti; üç resim görünüyordu ve yetişkin adları söyledi» gibi somut bir açıklama kullanılabilir. Bu, seçimin hangi desteklerle yapıldığını anlatır. Tek başına bütün uyakları bildiğine ilişkin genel bir yargı değildir.

İki uyaklı çiftin kartlarını karıştırıp çocuktan bir çift seçmesini isteyebilirsiniz: bal ile dal veya gül ile kül. Önce dört adı sırayla söyleyin. Çocuk bir çift gösterdiğinde yetişkin sözcükleri tekrarlar ve ortak sonu birlikte kontrol ederler.

Çocuğun seçtiği kartlar farklı bir çift oluşturuyorsa hangi adları kullandığını sorun. Örneğin bal ile gülün bu oyunda seçilen adları aynı sonu taşımaz. Çocuk isterse kartları yeniden düzenleyebilir; istemezse bu tur bitirilebilir.

BrainHunters ile devam

BrainHunters içinde uygun bir ses veya sözcük etkinliği varsa önce ekrandaki resimlerin adlarını ve gerçekten bulunan ses işlevini kontrol edin. Dijital örnekler bu hikâyedeki bal, dal ve buzla aynı olmak zorunda değildir.

Ardından çocuk isterse kâğıt kartlarla bir çift daha seçebilir. Bir yetişkin sözcükleri tekrar söyleyebilir veya seçilen kartı çocuğun onayıyla taşıyabilir. Tek bir doğru seçimden Türkçedeki bütün uyakları tanıdığı sonucu çıkarılmamalıdır.

Bir dijital etkinlikte resim adı sesle sunuluyorsa sesin gerçekten duyulabilir ve katılımcı için uygun olduğundan emin olun. Ekrandaki nesnenin adı kâğıt kart için kullandığınız addan farklı olabilir; uygulamanın belirttiği sözcüğü önce birlikte öğrenin.

Çocuk ekrandaki kontrolü kullanmak istemez veya kullanamazsa bir partner onun gösterdiği seçimi doğrulayıp hareket edebilir. Dijital etkinliğin gerçek işlevleri bu desteğe izin vermeyebilir; uygulamayı görmeden belirli bir düğme veya ses özelliği vaat etmeyin.

Kâğıt kartlara dönüldüğünde çocuk ister bir sözcük çiftini seçer, ister hikâyeyi anlatır. İki etkinlik farklı sorulara hizmet edebilir: biri olay sırasını, diğeri adların seslerini inceler. Hangisini yaptığınızı söylemek çocuğun beklenen yanıtı anlamasına yardım eder.

Oyun bitince kartlar bir zarfa konabilir. Sonraki buluşmada resimlerin adlarını yeniden kararlaştırın; bir kart farklı bir adla anılabilir ve o sözcüğün sesi ayrıca değerlendirilmelidir. Katılımcı istemiyorsa kartları tekrar kullanmak zorunlu değildir.

Bir kısa notta «Üç kart görünürken yetişkin sözcükleri söyledi, çocuk dalı gösterdi» yazılabilir. Eğer yetişkin ortak sonu seçimden önce açıklamışsa bu bilgi de eklenir. Böylece destekli seçim, desteksiz dinleme gibi sunulmaz.

Farklı bir gün aynı kartlar kullanıldığında çocuk önce hikâyeyi hatırlamayabilir. Resimleri yeniden adlandırmak ve soruyu tekrar açıklamak mümkündür. Amaç gizli bir cevabı hatırlatmak değil, seçilen sözcüklerin sonlarını o anda karşılaştırmaktır.

AKLINIZA TAKILABİLECEK BAZI SORULAR

Yararlı yanıtlar

«Bal» ile «dal» neden uyaklıdır?

Bu iki sözcüğün sonunda «al» sesleri ortaktır. Oyunda sözcükleri doğal biçimde söyleyip ortak sonu dinleriz.

«Bal» ile «buz» aynı sesle başladığı için uyaklı mıdır?

Hayır. İkisi de b sesiyle başlar, ancak sonları «al» ve «uz» olarak farklıdır.

Çocuğun sözcükleri okuyabilmesi gerekiyor mu?

Hayır. Bir yetişkin resimleri adlandırabilir; çocuk göstererek veya alışık olduğu başka bir iletişim yöntemiyle yanıt verebilir.

Küçük bir fikri maceraya dönüştürün.

Birlikte kısa bir etkinlik deneyin, ardından keşfinizi günlük yaşama taşıyın.

Harfler ve sözcükler