Bir masa resmiyle büyük M harfi yan yana duruyor. Yetişkin resmin adını “masa” diye söylüyor ve sözcüğün başındaki /m/ sesine dikkat çekiyor. Çocuk isterse kartların yerini kısaca hatırlamayı deneyip sonra açık örnekle karşılaştırabilir; isterse örnek hep görünür kalır. Oyun, harfi ve sesi tanıdık bir sözcük üzerinden konuşmak içindir. Beş yaşındaki her çocuğun aynı biçimde yanıt vermesi veya bu örneği ezberlemesi beklenmez.
Resmin adını ve üzerinde anlaşacağınız sesi belirleyin
Çocuğun tanıdığı bir masa resmi ya da odadaki gerçek bir masa seçin. Resme birlikte bakıp hangi sözcüğü kullanacağınızı konuşun. Bu örnekte Türkçe “masa” sözcüğünü seçiyoruz; çocuk “sehpa” gibi başka bir ad kullanırsa onu yanlış diye geçiştirmeyin. İki adın ilk sesleri farklıdır. Önce nesnenin nasıl adlandırıldığı konusunda anlaşın, sonra seçilen sözcüğün başını dinleyin.
Sözcüğü önce doğal biçimde ve bütünüyle söyleyin: “masa”. Ardından yetişkin başlangıcı biraz belirginleştirerek “m-m-masa” diyebilir. Burada dikkat edilen şey sözcüğün başındaki /m/ sesidir. Çocuğun sesi tek başına söylemesi gerekmez; işaret edebilir, dinleyebilir veya kendi iletişim aracından bir seçim yapabilir. Konuşma biçimiyle ilgili düzeltmeyi oyunun şartı hâline getirmeyin.
Büyük M kartını resmin yanına yerleştirin. Harf yazıda görülen bir işarettir; /m/ ise bu örnekte konuşmada duyulan başlangıç sesini göstermek için kullandığımız gösterimdir. Eğik çizgileri çocuğun öğrenmesi gerekmez. Yetişkin basitçe “M harfi, masa sözcüğünün başında duyduğumuz sesi yazarken kullanılır” diyebilir ve sözcüğün tamamını yeniden söyleyebilir.
Harf adını ve sözcükteki sesi ayırt edin. Türkçede M harfinin adı “me”dir; “masa”nın başında ise sözcüğün ilk sesi /m/ olarak ele alınır. Çocuk “me” derse onun harfin adını söylediğini belirtebilir, ardından sözcüğü yeniden dinletebilirsiniz. Bu açıklama, çocuk için anlamlı değilse daha sonraya bırakılabilir; tekrar ettirme zorunluluğu yoktur.
Kâğıdın üzerine MASA yazmak isterseniz ilk M'yi gösterin. Yazılı sözcüğün tamamı dört harften oluşur, ama bu oyunda yalnızca ilk harfle seçtiğiniz başlangıç sesi arasındaki ilişkiye bakarsınız. Çocuğun diğer üç harfi tanıması, sözcüğü okuması veya yazması gerekmez. Büyük M ve küçük m aynı harfin farklı biçimleridir; bu karşılaştırma da ancak çocuk merak ederse eklenebilir.
Örneğe bakın, isterseniz örtün ve yeniden açın
Resmi ve M kartını çocuğun rahatça görebileceği bir yüzeye yerleştirin. Bir yetişkin “masa” der, kartı gösterir ve çocuğa kartları incelemesi için zaman verir. İsteyen çocuk bunların yerine karar verebilir: masa resmi solda, harf sağda olabilir. Yerleşimin kendisi bir kural değildir; oyun daha sonra hangi örneğin karşılaştırıldığını açık tutmaya yarar.
Çocuk kabul ederse kartların üzerini kısa süreliğine bir kâğıtla örtün. “Yan yana hangi resim ve harf vardı?” diye sorun. Çocuk söyleyebilir, alternatif kartlar arasından seçebilir, bir partnere işaret verebilir veya hemen yeniden bakmak isteyebilir. Örtüyü ne zaman kaldıracağınızı önceden konuşun. Gizlemek, birini yanıt vermeye zorlamak ya da hızını ölçmek için kullanılmaz.
Örtüyü kaldırın ve seçimi modelle birlikte inceleyin. Masa resmi ile M kartı aynıysa çocuk eşleşmeyi görebilir. Farklı bir kart seçildiyse “İlk örnekte hangi kart varmış?” diye sorun ve kartları yan yana koyun. Bu karşılaştırma yalnızca modelde ne bulunduğunu gösterir; bir tek yanıt çocuğun genel hafızası ya da dil gelişimi hakkında sonuç vermez.
Modeli örtmek istemeyen çocuk için kartlar açık kalabilir. İkinci bir M kartını görünür örnekteki harfle eşleştirebilir veya yalnızca masa resmini gösterebilir. Bu, aynı örneğe erişim sağlayan başka bir yoldur; gizleme şart değildir. Çocuk daha sonra örtme fikrini kendisi seçerse süreyi ve yeniden bakma zamanını birlikte belirleyebilirsiniz.
Örnek yeniden açıldığında yetişkin de yanılmış olabilir. Belki resimlerin yerini değiştirmiş veya başlangıçta kullanılan sözcüğü farklı hatırlamıştır. Sayfaya dönüp “Başta masa demişiz” diye kontrol etmek, düzeltmeyi ortak bir araştırmaya dönüştürür. Amaç bir kişiyi yakalamak değil, hatırlananı erişilebilir bir örnekle karşılaştırmaktır.
İkinci bir sözcüğü seçerken neyi karşılaştırıyorsunuz?
Çocuk isterse “masa” ile “mum” sözcüklerini karşılaştırın. Yetişkin her ikisini bütünüyle söyler; bu iki örnekte de ilk ses /m/ olarak duyulur. Masa ve mum farklı nesnelerdir, dolayısıyla benzerlik görünüşlerinde değil seçilen Türkçe sözcüklerin başlangıcındadır. Her iki resmi de çocuk tanıyorsa yan yana koyup M kartıyla ilişkiyi konuşabilirsiniz.
Karşı örnek olarak “top” sözcüğünü kullanabilirsiniz. “Top”un ilk sesi /t/, “masa”nın ilk sesi /m/dir. Çocuğa iki resmi göstermeden önce hangi sözcükleri kullanacağınızı söyleyin. Bir resim farklı adlarla anılabiliyorsa hangi adı kastettiğinizi belirlemek, sorunun anlaşılır olması için önemlidir.
M harfi bir sözcüğün içinde bulunabilir ama ilk harf olmayabilir. Örneğin “elma” yazısında m vardır; Türkçe “elma” sözcüğünün başlangıcı /m/ değildir. Sorunuz ilk sesle ilgiliyse sözcüğün herhangi bir yerinde M aramaktan farklı bir iş yapıyorsunuz demektir. Bu ayrımı yalnızca çocuğun ilgisi varsa örneğe ekleyin.
Çocuk bir sözcük önerdiğinde önce o sözcüğü birlikte doğal biçimde söyleyin. Yetişkin kendi beklediği adı dayatmadan, önerilen sözcüğün hangi sesle başladığını kontrol edebilir. Emin olmadığınız bir telaffuz ya da bölgesel kullanım söz konusuysa farklı ve tanıdık bir örnek seçmek mümkündür. Oyunun güvenilirliği, her resme zorla bir M bağlantısı kurmaktan daha önemlidir.
Yeni kartları ilk modele eklemek şart değildir. Çocuk yalnızca masa ve M ile kalmak, bir öykü anlatmak ya da bırakmak isteyebilir. İki örneğin ortak ilk sesini fark etmek bir fırsattır; belirli sayıda sözcük bulmak bir başarı koşulu değildir. Yetişkin konuşmayı çocuğun tercih ettiği yerde bitirebilir.

Hatırlama yükünü birlikte ayarlayın
Kartları örtmeden önce çocuğa örneğe istediği kadar bakma fırsatı tanıyın. Yetişkin, “Resmin adı masa; yanındaki kartta M var” diyebilir. Çocuk kartın yerini gösterebilir veya açıklamayı dinlemekle yetinebilir. Gözlem süresi için bir kronometre kullanmak gerekmez. Hazır olduğunu söylemeyen bir çocuğun önündeki modeli aniden kapatmak, ne istendiğini anlamasını zorlaştırabilir.
İlk denemede yalnızca harf kartını örtmek, resmi görünür bırakmak bir seçenektir. Çocuk isterse iki kart arasından seçim yapar ve ardından örtüyü kaldırır. Resim açıkken aldığı destek, modelin bir parçasıdır. Sonucu anlatırken “resme bakarak M kartını seçti” demek, yardım koşulunu belirtir; bunun çocuğun başka koşullarda ne yapacağını gösterdiğini söylemez.
Bir sonraki denemede hem resim hem harf örtülürse görev değişir: çocuk iki öğeyi ve onların ilişkisini hatırlamaya çalışır. Böyle bir değişiklik yalnızca çocuk isterse yapılmalıdır. Daha fazla şeyi gizlemek her zaman daha iyi değildir. Amaç harf ve ses hakkında konuşmaksa, tüm dikkati kartların yerini hatırlamaya yöneltmek asıl konuyu geri plana itebilir.
Çocuk örtü kalkmadan yeniden bakmak isterse bu isteğe izin verin. Model bir başvuru kaynağıdır; onu tekrar kullanmak oyunu geçersiz kılmaz. Kartı gördükten sonra seçimini değiştirebilir veya ilk seçimini koruyabilir. Yetişkin, “Örneğe baktın ve buradaki M'yi seçtin” gibi somut bir gözlemle süreci adlandırabilir; yanıtı kimin ne kadar hızlı verdiğini puanlaması gerekmez.
Birlikte kontrol sırasında ilk seçimi silmek yerine iki kartı yan yana yerleştirmek yardımcı olabilir. Örnekte M, çocuğun seçtiği kartta başka bir işaret varsa biçimlerine bakın. Çocuk hangi farkı gördüğünü gösterebilir veya yetişkinin açıklamasını isteyebilir. Sonra hangi kartı kullanacağına kendisi karar verir. Yanlış seçimden sonra mutlaka yeni bir tur açılması gerekmez.
Görünür örnek ile örtülü örneğin sonuçları farklıysa bu farkın birçok olası nedeni vardır: kartların yeri değişmiş, yönerge uzun gelmiş veya çocuk o sırada başka bir şeye yönelmiş olabilir. Tek bir karşılaştırmadan “harfi biliyor ama hatırlayamıyor” gibi kesin bir sonuca varmayın. Koşulları değiştirip değiştirmemeye çocukla birlikte karar verin.
Hatırlama yerine bir ortak kurma oyunu da seçilebilir. Yetişkin masa resmini koyar, çocuk M kartının yerini söyler; ardından yetişkin çocuğun tarifini uygular. Çocuk sonuca bakıp onaylar veya düzeltir. Burada örnek hiç gizlenmese de resim, sözcük ve harf arasındaki ilişki üzerine konuşulabilir. Oyunun değerini gizli kart sayısı belirlemez.
Bitirme işareti önceden kararlaştırılabilir: “Örneği bir kez açıp baktıktan sonra başka oyuna geçebiliriz.” Çocuk daha erken bitirmek isterse buna da alan bırakın. Yetişkin kartları kaldırmadan önce çocuğun seçtiği resmi görmek veya saklamak isteyip istemediğini sorabilir. Rıza, yalnızca oyunun başında alınan tek bir yanıt değildir.
Harf, harfin adı ve sözcük hakkında açık konuşun
Bir harf kartında görünen işaret ile bir sözcüğü söylerken işittiğimiz ses farklı şeylerdir. Karttaki M'yi gösterebilir, büyükçe çizebilir veya uygun bir erişilebilir biçimde sunabilirsiniz. “Masa” sözcüğü ise söylenebilir, dinlenebilir ve yazılabilir. Aynı sayfada bulunmaları, kartın kendisinin bir ses çıkardığı anlamına gelmez.
Yetişkin “Bu harfin adı me” dediğinde harfi adlandırır. “Masa sözcüğünün başında /m/ duyuyorum” dediğinde ise sözcüğün başlangıcına dikkat çeker. Çocuk iki ifadeden birini kullanıyorsa neyi gösterdiğine bakın. Harfin adını bilmesi sözcüğü okuyabildiğini göstermez; başlangıç sesini fark etmesi de bütün harf adlarını bildiğini kanıtlamaz.
MASA yazısındaki büyük M'yi, masa yazısındaki küçük m ile karşılaştırabilirsiniz. Bunlar aynı harfin büyük ve küçük biçimleridir. Ancak bazı yazı tiplerinde şekiller farklı görünebilir; çocuğun tanımadığı bir biçime alışması zaman alabilir. Gündelik metinlerde sözcük her zaman büyük harflerle yazılmaz. Örneği önce okunaklı bir baskıyla vermek yeterlidir.
Bir çocuk masa resmine bakıp “M” kartını seçtiğinde, hangi sözcüğü düşündüğünü de dinleyin. Kartı yalnızca görsel olarak eşleştirmiş olabilir veya nesnenin adını söyleyip ilk sesi fark etmiş olabilir. Bunların her biri farklı bir etkinliktir. Çocuğa “Bana nasıl düşündüğünü göstermek ister misin?” diye sorabilirsiniz; açıklama yapmak istemezse zorlamayın.
Türkçedeki başka harfleri bu örnekten otomatik olarak çıkarsamayız. Özellikle büyük ve küçük harf eşleşmeleri yazıda doğru korunmalıdır: I ile ı, İ ile i farklı harf çiftleridir. O ile ö ve U ile ü de ayrı harflerdir. Bunları aynı oturumda öğretmek gerekmez; bir örnekte kullanıldıklarında işaretlerin üzerindeki noktalar ve doğru yazım korunmalıdır.
Sözcükteki harf sayısını ve sözcüğün başlangıç sesini ayrı sorular olarak ele alın. MASA yazısında dört harf görmek, çocuğun ilk sesi mutlaka ayırt ettiği anlamına gelmez. Tersine, ilk sesi fark eden bir çocuk harfleri henüz saymayabilir. Bugünkü soru yalnızca başlangıçla ilgiliyse sözcüğü harf harf sayma görevi eklemeden oyunu bitirebilirsiniz.
Çocuk çizdiği bir nesneye farklı bir ad verdiğinde ilk olarak onun sözcüğünü kabul edin. Sonra isterseniz “Bu nesneye başka bir ad daha biliyor muyuz?” diye sorun. Bulunan adların başlangıçları aynı olmak zorunda değildir. Aynı resmi gösterip yetişkinin aklındaki gizli sözcüğü tahmin ettirmek yerine, karşılaştırılan sözcükleri açıkça söylemek daha anlaşılırdır.
Bir kitapta M ile başlayan bir isim görülürse yetişkin sözcüğü kendisi okuyabilir ve çocuğun dikkatini ilk harfe çekebilir. Çocuk resme bakarak hikâye anlatmayı tercih ediyorsa okuma talebi eklemek şart değildir. Kart oyunu ve kitap paylaşımı birbirini destekleyebilir, fakat biri diğerinin ön koşulu değildir. Çocuğun kitabı zevkle incelemesi de yeterli bir ortak etkinliktir.
Birlikte oynayan iki kişinin rolleri
İki çocuk oynuyorsa biri masa resmini seçip diğerine M kartını gösterebilir. İkinci kişi kartı yeniden bulmayı deneyebilir veya modele bakmak isteyebilir. Başlamadan önce sıranın ne zaman değişeceğini konuşun: örneğin örnek açılıp karşılaştırıldıktan sonra rol değiştirmeyi isteyip istemediklerine karar verirler. İki çocuk da aynı görevi yapmak zorunda değildir.
Çocuklar kartı kapatma fikrinde anlaşamıyorsa model açık kalabilir ya da ayrı örneklerle oynayabilirler. Bir çocuğun oyunu değiştirme isteği, diğerinin kartı görme ihtiyacını geçersiz kılmaz. Yetişkin her iki isteği ifade etmeye yardımcı olur ve uygulanabilir bir yol aranır. Çözüm bulunamazsa etkinliği ertelemek veya başka bir oyun seçmek de mümkündür.
Yetişkin partner olduğunda çocuğun sorularını takip edebilir. Çocuk “Bu ne?” diye bir resim gösterirse önce nesnenin adını konuşun; harf bağlantısına hemen dönmek zorunda değilsiniz. Sonra “Bu sözcüğün başını dinlemek ister misin?” diye sorabilirsiniz. Çocuğun ilgisi bir hikâyeye kayarsa hikâye kendi başına değerli bir ortak zaman olabilir.
Bir çocuk kartları tutamıyorsa yetişkin onları işaret edilen yere koyabilir. Önceden “Ben yerleştireyim mi, yoksa başka bir yol mu istersin?” diye sormak kararın kimde olduğunu açık tutar. Çocuk yerleştirilen kartı görebilmeli veya tercih ettiği başka bir yolla kontrol edebilmelidir. Partnerin yaptığı fiziksel hareket, çocuğun seçimini kendisine ait olmaktan çıkarmaz.
Oyunda yanlış anlaşılma olduğunda iki tarafın ne duyduğunu veya gördüğünü belirleyin. Bir kişi “M kartı” derken harfin bulunduğu yüzü, diğeri kartın arkasındaki resmi düşünüyor olabilir. Kartları çevirip birlikte bakmak soruyu çözebilir. Belirsizliği gidermek için bir tarafın hemen özür dilemesini ya da oyunu sürdürmesini istemek gerekmez.
Paylaşılan malzemeler için önceden izin alın; bir çocuğun kişisel kartı otomatik olarak ortak malzeme sayılmaz. Çocuk kartını vermek istemezse başka bir kâğıda M yazılabilir veya görünür örnek bir yetişkin tarafından tutulabilir. Ödünç verme ve sırayla kullanma, bu harf etkinliğinin zorunlu öğretim hedefi değildir.
Oyun sonunda her katılımcıya neyi sürdürmek istediği sorulabilir: kartları saklamak, bir resim daha seçmek veya tamamen bırakmak. Farklı yanıtlar çıkması beklenebilir. Bir çocuğun ikinci tur istemesi diğerini katılmaya mecbur bırakmaz. Yetişkin kalan kişiyle devam edebilir ya da malzemeyi birlikte toplama konusunda açık bir anlaşma yapabilir.
Ailelerin sabah ve akşam düzenleri farklıdır. Kısa bir kart konuşması Ankara'da bir evde kahvaltıdan sonra, İzmir'de bir kütüphane ziyaretinde ya da başka bir yerde günün farklı saatinde gerçekleşebilir. Bu yerler örnektir; belirli bir şehir veya zaman daha iyi sonuç garantilemez. Ortamın sakin, erişilebilir ve katılımcılar için uygun olması daha yararlıdır.
Erişilebilir bir model ve yanıt yolu seçin
Büyük ve sade bir M kartını, resimden ayrı bir alana yerleştirin. Kartla zemin arasındaki karşıtlık, uygun boyut ve rahat bakış açısı bazı çocukların seçimini kolaylaştırabilir. Çocuğa kartı görüp görmediğini ve nerede durmasını istediğini sorun. İki kart birbirine çok yaklaştığında işaretle seçmek güçleşebilir; aralarına boşluk koymak yararlı olabilir.
Çocuk dokunarak incelemeyi tercih ediyorsa kullandığı erişilebilir yazı veya sembol sistemini bilen kişilerle uygun bir materyal seçin. Kabartılmış bir işareti tanımak için zaman verin ve bunun neyi temsil ettiğini açıklayın. Tek bir ev yapımı doku her çocuk için eşit derecede anlaşılır değildir. Tercih edilen biçim ve destek, çocuğun deneyimine göre belirlenmelidir.
İşitmeye erişim herkes için aynı değildir. Konuşma sesini dinlemeye dayanan bir oyunu, çocuğun kullandığı işitsel, görsel, işaret dili veya diğer iletişim yollarını dikkate almadan herkese aynı şekilde sunmayın. Aile, çocuk ve ilgili eğitimciler birlikte uygun yolu seçebilir. Yalnızca dudak hareketine bakmanın bütün sesleri kesin ayırt ettireceğini varsaymayın.
Bir iletişim cihazı kullanan çocuk için “masa”, “M”, “tekrar bak”, “yardım”, “başka” ve “bitir” gibi seçenekler, çocuğun kullandığı sisteme uygun biçimde hazır bulunabilir. Beklenen yanıtı vermesini sağlayan tek düğmeyle sınırlamayın. Karşı çıkmak, soru sormak veya oyunu bitirmek de iletişimdir. Yetişkin, seçimin ardından cihazın verdiği mesajı doğru anlayıp anlamadığını doğrulayabilir.
Kartları yetişkin taşıyorsa çocuğun seçimini sözlü olarak geri bildirin: “M kartını masanın yanına koymamı istedin; doğru mu?” Onay veya düzeltme için bekleyin. Çocuk göz hareketiyle seçim yapıyorsa görüş alanı ve bekleme süresi onun alışkanlıklarına göre ayarlanmalıdır. Yardım, çocuğun kararını görünmez kılmadan uygulanabilir.
Sözcükleri söylerken ortamda aynı anda televizyon, mutfak sesi ve başka konuşmalar varsa bazı çocuklar için dinleme zorlaşabilir. Uygun olduğunda ses kaynaklarını azaltmayı veya daha sakin bir yer seçmeyi deneyin. Bazı çocuklar ise hareket ederek daha rahat katılır. Tek bir oturma biçimini şart koşmadan, karşılıklı iletişimi sürdürebildikleri düzeni arayın.
Çocuk konuşurken sesi yetişkinin beklediği biçimde çıkarmayabilir veya hiç sesli yanıt vermeyebilir. Resmi seçmek, kartı göstermek, yazmak ya da bir partnere yönerge vermek de anlamlı katılımdır. Oyunun amacı belirli bir telaffuzu performans olarak sergiletmek değildir. Aile bir konuşma veya işitme konusundan endişe duyuyorsa uygun uzmanla görüşebilir; bu oyun değerlendirme yerine geçmez.
Çocuğun dikkatinin dağıldığını düşündüğünüzde hemen yeni bir soru eklemeyin. Belki nesneyi incelemek istiyor, belki bir ara vermek istiyordur. “Devam mı, mola mı?” gibi erişilebilir bir seçim sunabilirsiniz. Hiçbir seçeneği kullanmak istemiyorsa etkinliği bırakmak da mümkündür. İlgiyi sürdürmek için yiyecek veya başka bir temel ihtiyacı ödül olarak ertelemeyin.
Bir örneği yeniden kurmanın farklı yolları
Birinci örnek: Yetişkin masa resmini ve M kartını gösterir. Çocuk kartlara bakar; ardından yalnızca M kartı bir örtünün altına alınır. Çocuk isterse iki görünür harf arasından birini seçer, sonra örtü kaldırılır. Açılan kart M ise ilk modelle seçim karşılaştırılır. Yetişkin hangi ipuçlarının açık olduğunu not etmek isterse bunu belirtebilir.
İkinci örnek: Kartlar baştan sona açıktır. Çocuk bir başka M kartını örnekteki M'nin yanına koyar veya bir partnere yerini tarif eder. Bu etkinlik öncelikle iki yazılı işareti eşleştirir. Yetişkin ayrıca “masa” sözcüğünü söyleyip başlangıç sesi hakkında konuşursa, sözcükle ilişki ayrı bir adımda ele alınmış olur.
Üçüncü örnek: Masa resmi görünür, ancak yetişkin harf kartı yerine iki nesne adı söyler: “masa” ve “top”. Çocuk istediği yanıt yoluyla hangi sözcüğün başında /m/ duyduğunu gösterebilir. Bu kez görev iki sözcüğün başlangıcını karşılaştırmaktır; harf kartının yerini hatırlamak değildir. Aynı malzeme farklı bir soru için kullanıldığında beklentiyi açıkça değiştirin.
Dördüncü örnek: Çocuk bir çizim yapar ve ona “mum” adını verir. Yetişkin sözcüğü tekrar eder, çocuğa ismin doğru anlaşılıp anlaşılmadığını sorar ve ilgisi varsa başındaki /m/ sesiyle M kartını yan yana getirir. Çocuk çizimin bir başka şeye ait olduğunu söylerse önce adı düzeltin. Resmin yetişkin tarafından tahmin edilen ismi otomatik olarak geçerli olmaz.
Beşinci örnek: Çocuk iki kartın yerini yetişkine tarif eder ve yetişkin kısa süre sonra kendi kurduğu düzeni kontrol eder. Böylece çocuk yalnızca soru yanıtlayan kişi olmaz; modeli hazırlayan ve yetişkine geri bildirim veren kişi de olabilir. Yetişkin bilerek tekrar tekrar yanlış yapıp çocuğu düzeltmeye zorlamak yerine, gerçekten anlamadığı noktayı sorar.
Altıncı örnek: Model bir sonraki güne bırakılır. Kartların yerini yeniden bulmak istenirse önce dosyadaki örneğe bakılabilir. Çocuk hatırlamıyorsa önceki günkü katılımı geçersiz olmaz. Yetişkin “Dün masa resmi ve M kartını yan yana koymuştuk” diyerek bağlamı yeniden sunar. Çocuk bu kez başka bir oyun seçerse kartlar kaldırılabilir.
Bu örnekler ardışık aşamalar ya da yaşa göre zorunlu hedefler değildir. Aile birini seçebilir, değiştirebilir veya hiç uygulamayabilir. Bir çocuğa modelin açık kalması iyi gelirken başka biri örtüyü kaldırma oyununu eğlenceli bulabilir. Aynı çocuk da farklı günlerde farklı destek isteyebilir; karar o anki iletişime dayanır.
Örnekleri başkasıyla paylaşırken çocuğun isteğini sorun. Masa çizimini evdeki bir panoya asmak, sınıfta göstermek veya yalnızca bir dosyada tutmak farklı kararlardır. Resmin fotoğrafı çekilecekse nerede saklanacağı ve kimlerle paylaşılacağı açıklanmalıdır. Paylaşım istenmiyorsa sözcük ve harfle ilgili konuşma yine tamamlanmış olabilir.
Bir sonraki karşılaşma için somut notlar
Çocuk başka bir gün gerçek bir masayı gösterirse yetişkin “Buna masa diyoruz” diyebilir ve daha önceki kartı getirmek isteyip istemediğini sorabilir. İstemiyorsa masayı oyun alanı, yemek yeri veya çizim yüzeyi olarak kullanmaya devam edebilir. Her nesneyi harf çalışmasına dönüştürmek gerekmez; tanıdık bir sözcük kendiliğinden bir konuşma fırsatı da sunabilir.
Kâğıttaki masa resmiyle gerçek masa aynı şey değildir: resim nesneyi temsil eder. Her ikisine de “masa” denmesi, bu örnekte söylenen sözcüğün başlangıcını karşılaştırmayı mümkün kılar. Çocuk resimdeki nesneyi sehpa olarak adlandırıyorsa bu farkı ayrıca konuşun. Aynı görsele bakan iki kişi farklı sözcükler kullanabilir ve bu durumda ilk sesler de değişebilir.
Yetişkin kısa bir not tutmak isterse koşulları açıkça yazabilir: “M kartı görünürken çocuk masa resmini işaret etti; örtmek istemedi.” Bu cümle olayla verilen desteği ayırır. “Bütün M sözcüklerini öğrendi” gibi genelleme ise tek örnekten çıkarılamaz. Çocuğun sayfasını veya bir yanıtını saklamak için gerekçe yoksa not tutmadan da oyunu tamamlayabilirsiniz.
Bir sonraki buluşmada önceki notu bir beklentiye dönüştürmeyin. Çocuk dün resmi işaret etmiş olsa da bugün çizmek, yalnızca dinlemek veya hiç katılmamak isteyebilir. Tercihleri ve erişim koşulları değişebilir. Yetişkin önce yeni daveti yapar, sonra yanıtı bekler; eski bir performansı aynı biçimde tekrar ettirmeye çalışmaz.
Çocuğun kendi önerdiği “mutfak” sözcüğünü değerlendirelim. Türkçede bu örneğin başında da /m/ bulunur; çocuk bir mutfak resmi veya sözlü anlatım seçebilir. Yetişkin önce hangi mekânın kastedildiğini doğrular, sonra çocuk isterse M kartını yanına koyar. Gerçek bir nesneyi resimle göstermek mümkün değilse sözcüğü açıklamak veya tanıdık bir fotoğraf kullanmak başka seçeneklerdir.
Biri örneği anlatırken diğeri dinliyorsa, dinleyen kişinin yalnızca sonucu değil soruyu da bilmesi gerekir. “Masa sözcüğünün ilk sesini konuşuyorduk” açıklaması, kartın neden orada olduğunu anlatır. Sözcüğün son sesini soran başka bir oyun kurulursa bu yeni soruyu ayrıca belirtin. Aynı kartların bulunması her seferinde aynı görevin yürütüldüğü anlamına gelmez.
Sohbet tamamlandığında çocuğa en sevdiği kısmı sorabilirsiniz; yanıt vermek istemezse doğrudan başka bir etkinliğe geçin. Örtüyü kaldırmak, kartı seçmek veya bir hikâye anlatmak farklı çocuklar için farklı anlamlar taşıyabilir. Bu tercihler yetişkine bir sonraki daveti ayarlamak için ipucu verir, ancak herhangi bir becerinin ölçüsü olarak kullanılmamalıdır.
Kartlar farklı bir yerde saklanacaksa çocuk kendi seçtiği resmi dosyanın kapağına koyabilir. Bir sonraki sefer kapağın ne anlama geldiği hatırlanmazsa birlikte yeniden belirlenir. Dosyanın bulunması, çocuğun oyuna katılmayı kabul ettiği anlamına gelmez; yeni bir davet ve yanıt için zaman gerekir.
Yararlı yanıtlar
Çocuğun kartı hatırlaması zorunlu mu?
Hayır. Örneğe yeniden bakabilir veya kartları açık tutabilirsiniz. Amaç bir hafıza puanı vermek değildir.
M harfinin adı ile masa sözcüğündeki ilk ses aynı mı?
Harf adı “me”dir; masa sözcüğünün başında ele alınan ses /m/dir. İkisi ilişkili olsa da aynı açıklama değildir.
Çocuk yazmak ya da konuşmak istemezse katılabilir mi?
Evet. İşaret edebilir, kart seçebilir, bir partnere yön verebilir veya kendi iletişim aracını kullanabilir.


