İki arkadaş bir masa resmine bakıyor. Biri “masa” diyor, diğeri sözcüğün başında ne duyduğunu fark etmeye çalışıyor. İsterlerse yanına M kartını da koyup yazılı işareti inceleyebilirler. Bu kısa oyun bir çocuğun bütün harfleri öğrenmesini veya okumayı belirli bir yaşta başarmasını hedeflemez. Birlikte isimlendirmek, dinlemek, seçmek ve rolleri değiştirmek için bir fırsat sunar; ses temelli kısmın nasıl erişilebilir olacağı her çocuğun iletişim ve işitme gereksinimlerine göre ele alınır.

Ses, harf ve sözcük arasındaki fark

“Masa” konuşmada söylenen bir sözcüktür; yazıda m-a-s-a harfleriyle gösterilir. Başındaki /m/ sesi ile onu yazıda göstermek için kullandığımız M veya m harfi ilişkili ama aynı şey değildir. Türk alfabesinde bu harfin adı “me”dir. Harfin adını söylemek, masa sözcüğünün başındaki sesi tek başına üretmekle aynı görev değildir.

İlk karşılaşmada teknik işaretler zorunlu değildir. Yetişkin “Masa sözcüğünün başında m sesi var; burada da m harfini görüyoruz” diyebilir. Çocuk harf kartına ilgi göstermiyorsa yalnızca sözcüklerin başlangıçlarını dinlemek veya kitabın hikâyesine dönmek mümkündür. Sesin fark edilmesi ile yazılı harfin tanınması birbirine bağlanabilir, fakat iki farklı beceri olarak ele alınmalıdır.

“Masa” iki heceyle söylenebilir: ma-sa. İlk hece “ma”, ilk ses /m/ ile aynı büyüklükte bir parça değildir. Çocuk “başta ma var” derse heceyi fark etmiş olabilir. Yetişkin bunu kabul edip isterse daha küçük başlangıç sesine dikkat çekebilir. Tek bir oyunda hece, ses, harf adı ve yazı biçiminin hepsini ezberletmek gerekmez.

[Türk Dil Kurumunun alfabe tablosu](https://yazim.tdk.gov.tr/content/01-ses-harf-ve-alfabe.html) M ve m biçimlerini ve harfin adını gösterir. [Millî Eğitim Bakanlığının okul öncesi dil kılavuzu](https://tegm.meb.gov.tr/dosya/okuloncesi/dilveerkenokuryazarlikogrenmealaniogretmenkilavuzkitabi.pdf) ses farkındalığını okuma yazma öğretiminden ayırır. Bu ev oyunu sistemli harf öğretimi ya da yaşa bağlı bir başarı sınırı olarak sunulmamalıdır.

Çocuk yazıdaki ilk işareti bulduğunda onun neyi fark ettiğini sorun: “Bu şekli nerede görmüştün?” Bir tabelada veya sevdiği kitabın kapağında benzer bir harf görmüş olabilir. Bu anıyı dinlemek, tek başına kart seçtirmekten daha çok bilgi verir. Ardından siz sözcüğü söyleyebilir, harfi gösterebilir ve “Söylediğimizi duyduk; bu da yazıdaki işareti” diyebilirsiniz. İlgi yoksa ilişkiyi tekrar tekrar hatırlatmadan kitaba dönün.

Bir yetişkin harfin adını kullanıyorsa ve çocuk başlangıç sesini dinliyorsa iki soru birbirine karışabilir. Örneğin “Bu harfin adı ne?” sorusuna “me”, “Masa sözcüğünün başında hangi sesi duyuyoruz?” sorusuna /m/ yanıtı verilir. Çocuğun önce neyi yanıtladığını anlamak, onu iki cevaptan biri için aceleyle düzeltmekten daha açıklayıcıdır.

İki rolü anlaşılır biçimde paylaşın

İlk turda bir kişi resmi veya nesneyi seçip adını söyler; diğer kişi başlangıca dikkat eder ve isterse uygun kartı gösterir. Katılımcılar iki çocuk ya da bir çocukla yetişkin olabilir. Yetişkin önce örnek verebilir: masa resmini gösterip “masa” der, ardından çocuğun cevabını bekler. Sözcüğü ve resmi birlikte belirlemek, oyuncuların aynı şeyden söz ettiğinden emin olmalarını sağlar.

İkinci turda isteyenler rolleri değiştirir. Çocuk resmi seçebilir ve yetişkin başlangıcı dinleyebilir; böylece çocuk yalnızca sorulara cevap veren kişi olmaz. Çocuk konuşmuyorsa resmi seçmek, işaret etmek veya cihazından bir sözcük seçmek de rolü üstlenme yollarıdır. Partner, onun yerine seçim yapmadan önce ne istediğini doğrular.

Kimse öğretmen ya da hakem olmak zorunda değildir. Bir katılımcı masa resmini “yemek masası” diye adlandırırken diğeri yalnızca “masa” diyorsa önce hangi sözcüğü karşılaştıracaklarını kararlaştırabilirler. Oyun bir puan yarışına dönüşmeden her iki öneriyi de dinlemek mümkündür. Sıradaki kişinin düşünmesi veya iletişim cihazını kullanması için yeterli süre bırakılır.

Rolleri değiştirmek katılımcılar için uygun değilse aynı rolde kalabilir veya oyunu bitirebilirler. Beş yaş civarındaki çocukların deneyimleri, dilleri ve ilgileri farklıdır; herkesin aynı anda aynı soruya aynı yolla cevap vermesi beklenmemelidir. Yetişkin, çocuğun o anki isteğine göre destek sunar.

İki çocuk birlikte oynuyorsa yetişkin aralarında ortak bir başlangıç kurabilir: “Önce Deniz resmi seçsin, Ece adını söylesin; sonra isterseniz değiştirirsiniz.” İsimler ve görevler duruma göre değişir. Birinin daha fazla konuşması, diğerinin daha az katıldığı anlamına gelmez; kartı tutmak, bir resme bakmak veya bitirme işareti vermek de anlamlı rollerdir. Önemli olan her iki kişinin oyunda ne yapabileceğini bilmesidir.

Anlaşmazlıkta cevabı bir oyuncunun ilan etmesi yerine resmi yeniden adlandırın. Biri “masa”, diğeri “mutfak” diyorsa ikisi de aynı görsele bakıyor olsa bile farklı sözcüklerle ilgileniyor olabilir. “Şimdi hangi adı seçelim?” diye sorun ve kabul edilen adı iki kişinin de duyabileceği veya erişebileceği biçimde sunun. Böylece fikir ayrılığı bir yarışmaya dönüşmeden konuşulabilir.

Oyuna bir kardeş ya da arkadaş sonradan katılacaksa o anki kuralı kısaca anlatın ve önceki seçimi görmesini sağlayın. Yeni gelen kişi önce izlemeyi seçebilir; seçeneğin ne olduğu anlaşılmadan hemen cevap beklemek yerine rolü birlikte belirleyin. Bir katılımcı sıra beklemekte zorlanıyorsa rolleri daha sık değiştirmek veya tek bir ortak resim üzerinde birlikte konuşmak uygun olabilir. Her iki çocuğun aynı hızda cevap vermesi, bu buluşmanın ölçütü değildir.

Masa ve bir karşılaştırma sözcüğü

Büyük ve açık bir masa resmi ile top resmi seçin. Oyuna başlamadan önce her resmi birlikte adlandırın: “masa” ve “top”. Sonra yetişkin masa sözcüğünü doğal biçimde söyler ve başlangıcına dikkat çeker. Masa /m/ ile, top /t/ ile başlar. Burada resmin rengi, nesnenin büyüklüğü veya iki nesnenin evde nerede bulunduğu ses karşılaştırmasının ölçütü değildir.

Yetişkin “Hangi sözcüğün başında masa gibi /m/ duyuyorsun?” diye soracaksa yalnızca bir resmin adını söyleyip ikinci adı gizli bırakmamalıdır. Önce iki seçenek de anlaşılır biçimde adlandırılır. Çocuk masa resmini gösterebilir, sözcüğü söyleyebilir veya başka bir yolla seçebilir. Henüz karar vermek istememesi de kabul edilir.

Bir sonraki örnekte “masa” ve “mavi” sözcükleri kullanılabilir: ikisi de Türkçede /m/ ile başlar, fakat biri nesne adı, diğeri renk adıdır. Bir sözcükte ortak başlangıç sesi bulunması, bu sözcüklerin aynı anlama geldiği ya da aynı heceyle başladığı anlamına gelmez. Masa ve mavi örneğinde ilk hece de “ma”dır; bu nedenle yalnızca ilk sesi ayırırken daha sonra farklı hece içeren başka bir uygun örnek seçebilirsiniz.

Örneğin “masa” ve “merdiven” /m/ ile başlar ama ilk heceleri farklıdır: ma-sa ve mer-di-ven. Çocuğun bu hece ayrımını açıklaması şart değildir; yetişkin örnekleri seçerken sesle heceyi karıştırmamaya dikkat eder. Sözcük çocuğa tanıdık değilse önce anlamı konuşulur veya daha tanıdık bir örnek seçilir.

İlk karşılaştırmayı gerçek nesnelerle de yapabilirsiniz. Masanın üzerine bir top koyun, önce her birini gösterip adını söyleyin. Ardından “Masa dediğimde başta /m/ duyuyorum; top dediğimde başka bir ses duyuyorum” diye model olun. Çocuk cevap vermek zorunda olmadan bu iki örneği görebilir. İsterse sonraki turda nesnelerin yerlerini kendisi değiştirip yetişkine hangisini kastettiğini sorabilir.

Seçeneklerin sayısını artırmak tek başına oyunu zenginleştirmez. Üçüncü bir resim eklemek isterseniz onu önce ayrıca adlandırın ve neden seçtiğinizi bilerek ekleyin. “Merdiven”, masa ile aynı başlangıcı ama farklı ilk heceyi örnekler; “top” ise farklı bir başlangıç sunar. Katılımcıların her turda bütün resimleri sıralaması gerekmez; bir seçim üzerine konuşmak yeterlidir.

Oyunla öğrenen sevimli çizgi karakterler
Küçük adımlar. Mutlu alışkanlıklar.

Resimlerin adını birlikte belirleyin

Bir resim her ailede aynı sözcükle adlandırılmayabilir. Çocuk top resmine “oyuncak” diyebilir; bu da anlamlı bir tanımdır, ancak başlangıç sesi “top” sözcüğündekinden farklıdır. Yetişkin “Bunu oyuncak olarak da adlandırabiliriz; bu turda top sözcüğünü kullanalım mı?” diye sorabilir. Çocuk başka adı seçerse karşılaştırma o sözcüğün gerçek söylenişine göre yapılır.

Bir masa resmi çok ayrıntılıysa veya çocuk tarafından başka bir nesne olarak algılanıyorsa gerçek, güvenli bir masa ya da daha açık bir resim seçebilirsiniz. Resmi yanlış anlamak ile ses karşılaştırmasında zorlanmak aynı durum değildir. Önce nesnenin adı üzerinde anlaşmak oyundaki belirsizliği azaltır.

Resim kartları büyük ve yaşa uygun olmalı, küçük parçalar ağıza götürülebilecekse kullanılmamalıdır. Aynı renk arka planlar, şekilleri yalnızca renge göre seçme olasılığını azaltabilir; ancak renk veya dokusal işaret bir çocuğun erişimi için gerekiyorsa korunmalıdır. Bu işaretin ne anlattığını birlikte açıklayın.

Kartları değiştirdiğinizde çocuğa önceden haber verin. İlk turda masa soldayken ikinci turda sağa geçmesi oyunu yeni bir konum sorusuna dönüştürebilir. Çocuk değişikliği fark etmişse konumları karşılaştırmak mümkündür; fakat başlangıç sesini incelerken kartın yeri ile sözcüğün sesi ayrı özelliklerdir.

Özellikle fotoğraflarda aynı karede birden fazla nesne bulunabilir. Sandalyelerin önündeki masa fotoğrafına bakan bir çocuk sandalyeyi işaret ediyorsa hangi nesneyi kastettiğinizi parmağınızla veya uygun başka bir işaretle gösterin. Sonra çocuktan kendi seçtiği nesneyi göstermesini isteyin. İki seçim de konuşulabilir; ses karşılaştırmasına geçerken hangi adı kullandığınızı yeniden belirtmek yeterlidir.

Evde çizilmiş kartlar kullanılıyorsa yetişkinin çizimi kusursuz olmak zorunda değildir. Çocuk resmin neye benzediğini söyleyebilir; beklenen ad farklıysa görsele bir ayrıntı eklemek veya başka bir resim seçmek mümkündür. Resmi kimin daha iyi çizdiğini değerlendirmeyin. Ortak adı bulduğunuzda kartı ileride başka oyunlarda kullanmak üzere çocuğun erişebileceği uygun bir yerde saklayabilirsiniz.

Bir kartın arkasına yetişkin için küçük bir sözcük notu yazmak, sonraki kullanımda hangi adı seçtiğinizi hatırlatabilir. Yine de çocuğun başka bir ad önermesine alan bırakın: Karttaki not yalnızca önceki anlaşmanın kaydıdır. Yeni bir oyuncu katıldığında adı yeniden söylemek özellikle yararlıdır; herkesin kartı önceden bildiği varsayılmaz. Sözcüğün anlamı konusunda anlaşınca sesine odaklanmak çok daha kolay bir ortak görev hâline gelir.

Yazılı M ve m istenirse nasıl gösterilir?

Çocuk yazıya merak gösterirse büyük M ve küçük m biçimlerini açık bir kartta gösterebilirsiniz. “Masa” sözcüğünün başında küçük m bulunur; cümle başında “Masa” yazıldığında büyük M kullanılabilir. Bu iki biçim aynı harfin büyük ve küçük yazılışlarıdır. Büyük puntolu bir küçük m de fiziksel olarak büyük görünebilir ama harf biçimi yine küçük m’dir.

Sözcüğü önce yetişkin okur, sonra ilk harfi gösterir. Çocuk bu ilişkiye bakabilir, kartı seçebilir veya başka bir konuya geçebilir. Bütün sözcüğü seslere ayırmak, harfi kalemle yazmak ve kartı bellekten bulmak aynı anda istenmemelidir. Her biri farklı bir talep ekler; oyun bir okul öncesi zorunlu harf dizisine dönüştürülmez.

Türk alfabesinde büyük İ küçük i ile, büyük I küçük ı ile eşleşir; noktalar önemlidir. Bu ayrıntı çocuğun karşısına bir isim veya yazı örneğinde çıktığında uygun bir kaynağa bakılarak konuşulabilir. M oyununun ilk turunda bütün büyük-küçük harf çiftlerini eklemeye gerek yoktur. Dilin kendi yazı biçimlerini başka bir dilin kurallarıyla otomatik olarak değiştirmeyin.

Yazı örnekleri farklı yazı tiplerinde biraz değişebilir. Çocuğun erişebildiği açık bir baskı biçimiyle başlayın; başka bir kitapta farklı biçim görünürse iki örneği birlikte karşılaştırın. Harfin fiziksel büyüklüğü, rengi ve yazı tipi değişse de sözcükte hangi işarete bakıldığını bağlam içinde göstermek yararlı olur.

Çocuk harfi yazmak isterse geniş bir kâğıt ve rahat tuttuğu bir araç sunabilirsiniz; istemezse çizgi çalışmasına gerek yoktur. Ortaya çıkan şekil yetişkin yazısına benzemese bile çocuğun anlatmak istediğini sorun. “Burada ne yaptın?” sorusu, elini yönlendirip kusursuz bir biçim elde etmeye çalışmadan üretimini görmenizi sağlar. İlgisi resme kayarsa yazı etkinliğini sürdürmek zorunda değilsiniz.

Büyük ve küçük biçimleri aynı anda tanımayı beklemek de gerekmez. Kitapta “Masa” cümle başında büyük M ile, başka bir yerde “masa” küçük m ile yazılmış olabilir. Yetişkin bu iki örneği kendi okuması içinde gösterebilir. Çocuk benzerliği henüz fark etmiyorsa yeni bir sınama yapmadan hikâyeye devam edin.

Hikâye, hece ve başlangıç sesi için ayrı sorular

Bir kitapta masanın üzerinde bir top çizilmiş olabilir. “Top nerede?” sorusu resmin anlamına ve konuma yönelir. “Masa nasıl başlıyor?” sorusu sözcüğün sesine, “Masa yazısındaki ilk harf hangisi?” sorusu ise yazılı işarete yönelir. Üçü de anlamlıdır, ancak aynı cevap beklenmez. Çocuğun hangi soruya cevap verdiğini dinleyin.

Masa için “ma-sa” demek iki heceyi; /m/ demek başlangıçtaki daha küçük ses birimini öne çıkarır. Çocuk sözcüğü yalnızca “ma” diye başlatırsa bunu heceye ilişkin bir gözlem olarak kabul edebilirsiniz. Ardından ses farkını göstermek isterseniz yetişkin sözcüğü yeniden doğal biçimde söyler. Çocuk ilgilenmiyorsa hikâyeyi okumaya devam etmek yeterlidir.

Bir resimdeki nesneler anlamca ilişkili olabilir: masa ile sandalye birlikte kullanılır. Bu ilişki, sözcüklerin aynı sesle başladığını göstermez. İki arkadaş bir turda resimleri anlamlarına göre eşleştirebilir, başka bir turda başlangıçlarını karşılaştırabilir. Değişen kural baştan söylendiğinde iki farklı cevap birbirine karışmaz.

Kısa bir oyun için yalnızca bir soru seçin. Bir sayfadaki her sözcüğü çözümlemek, okunan hikâyenin anlamını gölgede bırakabilir. Çocuk bir resim hakkında konuşmak veya oyuncağa yönelmek istiyorsa yetişkin buna uyum sağlayabilir. Merakın yön değiştirmesi, dil oyununu başarısız kılmaz.

Örneğin bir hikâyede çocuk masayı gösterdiğinde önce olayı konuşabilirsiniz: “Sence kahraman masasında ne yapacak?” İlgi sözcüklerin söylenişine yönelirse “Masa iki parça gibi söyleniyor: ma-sa” diyebilirsiniz. Daha sonra başlangıç sesini merak ederse /m/ üzerinde durulabilir. Bu soruların hepsini aynı sayfada sormak gerekmez; her biri dikkat edilmek istenen farklı bir özelliği açıklığa kavuşturur.

Anlam oyunu için masa ile sandalyeyi aynı gruba koymak doğru bir seçimdir; ikisi de evde birlikte kullanılabilir. Başlangıç sesi oyununda ise ölçüt değişir. Bir çocuk eski kurala göre eşleştirme yapıyorsa “Az önce kullanıldıkları yeri düşündük; şimdi sözcüklerin başını dinliyoruz” diyerek yeni soruyu görünür kılın. Oyunun kuralını sessizce değiştirip yanıtı hata olarak işaretlemeyin.

Erişilebilir iletişim ve işitme deneyimleri

Çocuklar işitme, görme, konuşma ve hareket bakımından farklı deneyimlere sahiptir. Bir çocuk kart seçerek, işaret diliyle, bakışıyla, yazarak veya iletişim cihazıyla katılabilir. Partner önce hangi biçimin kullanıldığını öğrenmeli ve yanıt için zaman tanımalıdır. Cihazdaki “tekrar”, “yardım” ve “istemiyorum” gibi mesajlar da oyun boyunca erişilebilir kalmalıdır.

Sağır veya işitme farklılığı olan bir çocuk için konuşma seslerine yönelik etkinlik bireysel uyarlama gerektirebilir. Aile ve eğitim ekibiyle kullanılan dil ve destekler konuşulabilir. Yazılı harf, görsel ipucu, dokunsal materyal ve işaret dili farklı işlevlere sahiptir; bunlardan birini otomatik olarak işitsel deneyimin bire bir karşılığı saymayın. Amaç çocuğun erişebildiği anlamlı bir dil etkileşimi kurmaktır.

Görsel kartlarda büyük ve açık yazı, mat yüzey ve rahat bir konum bazı katılımcılara yardımcı olabilir. Dokunarak inceleme tercih ediliyorsa sağlam ve uygun büyüklükte kabartmalı şekiller seçilir. Bu tür bir kart, çocuğun kullandığı özel okuma sisteminin kendiliğinden yerine geçmez. Yardım etmeden önce izin isteyin; çocuğun elini zorla hareket ettirmeyin.

İletişim yavaş ilerlediğinde diğer oyuncu bekleyebilir veya uygun bir işaretle sıranın sürdüğünü görebilir. Yetişkin çocuğun yanıtını tamamlamak yerine doğrulama isteyebilir. Konuşmamak veya göz teması kurmamak oyuna katılmadığı anlamına gelmez. Gereken destek ve çevre düzeni bireye göre belirlenmelidir.

Çocuğun kullandığı iletişim aracı varsa oyundan önce seçeneklerin orada bulunup bulunmadığına bakın. Bir iletişim panosunda resim seçimi, “tekrar” ve “bitti” işaretleri erişilebilir olursa çocuk yalnız yanıt vermekle kalmaz, etkinliği de yönlendirebilir. Araç seçimi ve sesle ilişkili uyarlamalar kişiye göre değişir; aile ve çocuk için zaten işe yarayan iletişim düzenini kullanmak iyi bir başlangıçtır.

Dudak hareketlerini görebilmek bazı kişiler için iletişimde yararlı olabilir; ancak her konuşma sesi yalnızca bakılarak ayırt edilemez. İşaret dilini, yazıyı veya bir iletişim aracını kullanan çocuğa bu yolları bıraktırıp yalnız dudak okumaya dayanmayı önermeyin. Çocuğun erişimi ve tercihi önce gelir. Etkinliğin amacı birlikte iletişim kurmak olduğundan bir sözlü yanıtın yokluğu oyunun başarısızlığı değildir.

Oturma düzeni de karşılıklı iletişimi etkiler. Masadaki ışık yüzleri veya kartı görmeyi zorlaştırıyorsa yeri birlikte değiştirin; bir cihaz kullanılıyorsa ekrana ve diğer oyuncuya rahatça ulaşılabilecek alan bırakın. Çocuğun yanıt süresi için önceden katı bir sınır koymayın. İhtiyaçlar değişebileceğinden hangi düzenin o gün işe yaradığını çocuğun tepkisinden ve alışık olduğu iletişim biçiminden öğrenmeye çalışın.

Oyunla öğrenen sevimli çizgi karakterler
Küçük adımlar. Mutlu alışkanlıklar.

Birden fazla dil konuşulan ailelerde

Aile Türkçenin yanında başka diller kullanıyorsa çocuk tanıdığı sözcüğü kendisine rahat gelen dilde önerebilir. Hangi sözcüğün hangi dilde söylendiğini ve hangi başlangıcın karşılaştırıldığını birlikte belirleyin. Bir nesnenin iki dildeki adları farklı seslerle başlayabilir; resim aynı kaldı diye sesin de aynı olması gerekmez.

Yetişkin çocuğun önerdiği dili bilmiyorsa sözcüğün söylenişini güvenilir bir konuşurdan öğrenebilir veya bildiği başka bir örneğe geçebilir. Emin olmadığı bir sesi kesinmiş gibi düzeltmesi gerekmez. Çocuğun aile dilini kullanması oyunun önünde engel değil, paylaşılabilecek bir deneyimdir.

Türkçedeki M harfi ve masa örneği bu yazıda yalnızca Türkçe bağlamında ele alınır. Aynı görünen bir harfin farklı dillerdeki kullanımı ve ses ilişkileri ayrıca incelenmelidir. Bir dilde işe yarayan basit eşleştirmeyi bütün dillere genellemek, özellikle yazım ve telaffuz farklılıklarında yanıltıcı olabilir.

Bir kitap tamamen başka dildeyse çocuğun ilgisi önce hikâyeye yönelebilir. İsterse belirli bir sözcüğün başlangıcı o dilde konuşulur; istemezse harf oyunu yapılmadan kitap okunur. Evdeki dil kullanımı, belirli sayıda kartı tamamlamak ya da tüm sözcükleri çevirmek zorunda değildir.

Çocuk evde kullandığı başka bir dildeki sözcüğü seçtiğinde hemen Türkçe karşılığını istemek yerine önce ne anlatmak istediğini dinleyin. Aynı nesnenin iki adı varsa bunların başlangıçları da farklı olabilir; bu durum çocuğun kafasının karıştığını göstermez. “Şimdi Türkçe masa adıyla oynayalım mı?” gibi açık bir teklif her iki dili de konuşmanın parçası olarak tutar.

Aile bireyleri bir sözcüğü farklı biçimlerde söyleyebilir. Bu durumda çocuğun seslenişini taklit ederek alay etmeyin veya aile dilini yanlış ilan etmeyin. Bu etkinlikte kullanılacak örneği anlaşılır bir biçimde birlikte belirlemek yeterlidir. Kullanılan dilde başlangıç sesinden emin değilseniz yeni bir tanıdık sözcük seçin; emin olunmayan bir ses karşılaştırmasını kural gibi sunmayın.

Yanıt farklıysa neyi kontrol etmeli?

Çocuk top resmini seçtiyse önce hangi adı düşündüğünü ve soruyu nasıl anladığını öğrenin. Resmin adını farklı söylemiş, benzer bir anlam ilişkisi kurmuş veya yalnızca o resmi tercih etmiş olabilir. Yetişkin “Ben bu resme top dedim; şimdi masa ve top sözcüklerinin başlangıçlarını karşılaştıralım mı?” diye seçenek sunabilir. Çocuk istemezse devam etmesi gerekmez.

Çocuk harfin adı “me”yi söylediğinde bu, harfi adlandırmaya verilen geçerli bir yanıttır. Sorulan başlangıç sesi ise yetişkin iki görevi ayırarak yeniden örnekleyebilir. Aynı biçimde “ma” cevabı ilk heceyi anlatabilir. Yanıtı yalnızca “yanlış” diye kapatmak, çocuğun hangi özelliğe dikkat ettiğini öğrenmeyi engeller.

Gürültülü ortam, belirsiz resim, hızlı yönerge veya yorgunluk katılımı etkileyebilir. Önce bu koşullardan birini değiştirmeyi deneyin: daha sessiz bir yer, daha tanıdık bir nesne veya yalnızca iki seçenek. Aynı anda tüm malzemeyi değiştirirseniz hangi desteğin yararlı olduğunu anlamak güçleşebilir. Hiçbir değişiklik çocuğun sürdürmesini zorunlu kılmaz.

Tek bir oyundaki yanıt işitme, konuşma veya okuma gelişimini tanılamak için kullanılmaz. Farklı ortamlarda süren sorularınız varsa çocukla çalışan uygun eğitimci ve sağlık uzmanlarıyla görüşebilirsiniz. Bu süreçte çocuğun güçlü iletişim yollarını koruyun ve ihtiyacı olan desteği geciktirmeyin.

Çocuk yetişkinin sorusunu yineleyebilir, konuşmayı bırakabilir ya da kartı çevirebilir. Bunların her birinin birden fazla açıklaması olabilir. Bir kez “Devam etmek ister misin?” diye sorun; seçim için zaman verin ve uygun bir yanıt yolunu erişilebilir tutun. Katılımcı devam etmek istemiyorsa oyunu bitirmek amaca uygundur. Beklemeyi sonsuzlaştırmak veya aynı soruyu daha yüksek sesle tekrarlamak gereksiz baskı yaratabilir.

Yetişkinin kendi modeli de açık olmalıdır. Yanlışlıkla “top masa ile aynı sesle başlıyor” dediyseniz “Bir daha dinleyeyim; top /t/ ile, masa /m/ ile başlıyor” diye düzeltebilirsiniz. Bu, dikkatli dinlemenin yetişkin için de yeniden bakmayı içerdiğini gösterir. Çocuktan yetişkinin yanılmasını yakalamasını beklemek yerine, düzeltmeyi rahat ve kısa tutun.

Bir gözlemle bitirmek

İsterseniz kısa bir not tutabilirsiniz: “Masa resmi adlandırıldıktan sonra çocuk m kartını gösterdi; yetişkin iki seçeneği okudu.” Bu kayıt görevi ve desteği anlatır. Çocuğun bütün harfleri bildiğini ya da gelecekte hangi hızla okuyacağını göstermez. Fotoğraf, ses kaydı veya kişisel ad paylaşımı gerekli değildir.

Başka bir gün aynı resmi başka bir partnerle incelemek veya aynı partnerle yeni bir tanıdık sözcük seçmek mümkündür. Tek bir değişiklik seçmek, hangi bağlamın anlaşılır olduğunu gözlemlemeyi kolaylaştırır. Ancak oyun bir değerlendirme programı değildir; çocuk hikâyeye dönmeyi ya da başka bir etkinliği seçebilir.

Türkçe harf ve seslere giriş yazısı, konuya farklı bir başlangıç sunar. Bağlantıyı izlemek ya da bütün önerileri bir sırayla tamamlamak zorunlu değildir. İki arkadaş için anlamlı olan şey bazen bir resmi birlikte adlandırmak, bazen de sözcüğün başlangıcını merak etmektir.

Kartları yaşa uygun biçimde kaldırın ve oyunun bittiğini açıkça söyleyin. “Masa sözcüğünün başında /m/ sesini dinledik ve m harfine baktık” gibi bir cümle, yapılan iki ayrı gözlemi özetler. Çocuğun bundan sonra kitap okumaya, oynamaya veya ara vermeye karar vermesine alan bırakın.

İki kısa notu karşılaştırırken koşulların farkını da hatırlayın. Bir gün gerçek nesnelerle, diğer gün ayrıntılı resimlerle oynanmış olabilir; partner, ortam ve soru değiştiğinde yalnızca seçilen karta bakarak gelişim hakkında kesin bir sonuç çıkarılamaz. Notlar bir puan tablosu oluşturmak için değil, çocuğun hangi durumda daha rahat katıldığını hatırlamak içindir. Gerek yoksa hiç not tutmamak da mümkündür.

Bir sonraki oyun için çocuğun önerisini saklayın: Belki masa yerine merak ettiği bir hayvanın resmini seçmek ister. Yetişkin önce seçilen Türkçe adın ilk sesini kontrol eder ve karşılaştırma yapılacak başka bir tanıdık ad bulur. Yeni örnek uygun değilse birlikte başka bir tane arayabilirsiniz. Böylece plan önceden hazırlanmış kartlara değil, paylaşılan ilgiye dayanır.

AKLINIZA TAKILABİLECEK BAZI SORULAR

Yararlı yanıtlar

M harfinin adı ile masa sözcüğünün ilk sesi aynı mı?

Harf adı Türkçede “me”dir. Masa sözcüğünün başındaki ses /m/ olarak gösterilir; harf adı ve konuşmadaki ses farklı kavramlardır.

Çocuk bütün harfleri beş yaşında öğrenmeli mi?

Bu oyun böyle bir hedef veya yaş sınırı koymaz. Millî Eğitim Bakanlığının okul öncesi kaynakları ses farkındalığını sistemli okuma yazma öğretiminden ayırır.

Çocuk konuşmadan katılabilir mi?

Evet. Resim seçebilir, işaret edebilir veya bir iletişim aracı kullanabilir. İşitsel görevler bireysel erişim gereksinimlerine göre uyarlanmalıdır.

Resmin birden fazla adı varsa ne olur?

Önce hangi sözcüğü karşılaştıracağınızı kararlaştırın. Başlangıç sesi resmin kendisine değil, kullanılan sözcüğe bağlıdır.

Küçük bir fikri maceraya dönüştürün.

Birlikte kısa bir etkinlik deneyin, ardından keşfinizi günlük yaşama taşıyın.

Harfler ve sözcükler