Kapalı ve boş bir plastik şişe suya bırakıldığında ne olur? Çocuk yüzeyde kalacağını, dibe gideceğini ya da emin olmadığını söyleyebilir. Önce bu düşünceyi kaydedin; sonra bir yetişkin şişeyi suya yavaşça bırakırken birlikte bakın. Bu etkinlikte önemli olan ilk tahminin doğru çıkması değil, denemeden önce söylenenle sonradan görüleni birbirinden ayırmaktır. Sığ bir su kabı, güvenli birkaç büyük nesne ve sürekli yetişkin gözetimi yeterlidir. Her nesnenin sonucunu kendi koşullarında kontrol edin; büyüklüğünden veya renginden tek başına karar vermeyin.
Denemeden önce neyi soruyoruz?
Bu oyunda belirli bir nesneyi belirli bir su kabına serbestçe bıraktığımızda ne olduğuna bakıyoruz. Nesnenin bir bölümü suyun üzerinde kalıp dengede duruyorsa günlük dilde yüzdüğünü söyleyebiliriz. Kabın dibine kadar gidip orada kalıyorsa battığını söyleriz. Nesne suyun içinde bir yerde duruyorsa, kabın kenarına takılıyorsa ya da gözlem belirsizse gördüğümüzü ayrıntısıyla anlatır ve gerekirse yeniden deneriz.
Tahmin, sonucu görmeden önceki düşüncedir. Gözlem ise deneme sırasında gerçekten görülen durumdur. Çocuk kapalı boş şişenin batacağını tahmin edip şişenin yüzeyde kaldığını görebilir. Bu, etkinliğin başarısız olduğu anlamına gelmez: İlk düşünce ile sonuç arasındaki fark, hangi koşullara yeniden bakılabileceğini gösterir. Çocuk sonucu gördükten sonra başlangıçtaki tahminini değiştirmek isterse iki zamanı ayrı ayrı kaydedebilirsiniz.
Buradaki soru yalnızca «Bu malzeme her zaman yüzer mi?» değildir. Aynı nesnenin içinde hava bulunması, biçimi, kapağının kapalı olması veya üzerine eklenen yük sonucu etkileyebilir. Aynı zamanda suyun türü ve nesnenin nasıl bırakıldığı da gözlemin koşullarıdır. İlk turda bu değişkenlerin hepsini birden değiştirmeyin; belirli bir nesneyi olduğu gibi deneyin.
Bir cismin yüzmesini ya da batmasını bilimsel olarak açıklarken cismin ve içinde tuttuğu havanın toplam davranışı, sıvının uyguladığı kaldırma kuvveti ve ağırlık arasındaki ilişki önemlidir. Küçük bir çocukla önce görünür sonuca odaklanabilirsiniz. «Büyük olan batar» veya «ağır görünen her şey batar» gibi denemeyle desteklenmeyen genel kurallar vermek gerekli değildir.
Kabı ve malzemeleri güvenle hazırlayın
Geniş, sağlam bir kaba az miktarda temiz su koyun. Kap, denenecek nesnenin serbestçe hareket etmesine yetecek kadar alan sunmalı; bir havuz gibi derin olması gerekmemelidir. Düz ve kaymayan bir yüzey seçin, dökülme ihtimaline karşı yakına bir bez koyun. Suya yakın yapılacak her aşamada bir yetişkin çocuğun yanında kalmalı ve etkinliği doğrudan gözetmelidir.
İlk nesne olarak boş, temiz bir plastik şişe seçin ve kapağını sıkıca kapatın. Kapağın çocuğun çıkarıp ağzına götürebileceği küçük bir parça olup olmadığını yetişkin değerlendirmeli; uygun değilse kapalı, büyük ve güvenli başka bir nesne kullanılmalıdır. Şişenin içine su girmemesi bu örneğin koşullarından biridir. Denemeden önce kapağın kapalı olduğunu birlikte gözlemleyin.
İkinci nesne olarak suya dayanıklı, ele rahatça sığan büyük ve düzgün yüzeyli bir taş seçilebilir. Taşı yetişkin temizlemeli, keskin kenar ve uygun olmayan parçalar açısından kontrol etmelidir. Küçük taşlar ve diğer yutulabilir nesneler, onları ağzına götürebilecek bir çocuk için uygun değildir. Taşı da şişeyi de tek tek deneyin; önce yetişkinin güvenli biçimde kullanabileceğinden emin olun.
Kâğıt ve kalem, sonuçları yazmak veya basit bir çizelge yapmak için suyun uzağında tutulabilir. Çocuğun yazı yazması gerekmiyor: Yetişkin onun söylediğini kaydedebilir ya da çocuk bir resme işaret edebilir. Bir havlu, nesneleri kurulayıp tekrar denemeyi kolaylaştırır. Islanınca zarar görebilecek elektronik cihazları kabın çevresinden uzak tutun.
Gözetim veya su kullanımı mümkün değilse bu turu kuru bir konuşma olarak yapın. İki nesnenin resmine bakıp olası sonuçları tahmin edebilirsiniz, fakat gerçek deneme yapılmadığı için bu konuşmayı gözlem sonucu diye kaydetmeyin. Daha sonra koşullar uygun olduğunda güvenli bir denemeyle tahmini sınamak ayrı bir adımdır.
Birinci deneme: Kapalı boş şişe
Şişeyi çocuğa gösterin ve durumunu anlatın: «Bu şişenin içinde hava var, kapağı kapalı. Suya yavaşça bırakırsak ne olacağını düşünüyorsun?» Çocuk «yüzer», «batar», «bilmiyorum» diyebilir ya da bir kartı gösterebilir. Üçüncü seçenek gerçek bir yanıttır; karar vermeden gözlem yapmak isteyen çocuğu iki seçenekten birini söylemeye zorlamayın.
Tahmini bir kâğıda küçük bir işaretle yazın. Örneğin «Deniz: şişe batar diye düşündü» veya «Deniz emin değildi» diyebilirsiniz. Bu notu, sonucu görmeden önce alın. Kimin ne düşündüğünü hatırlamakta zorlanırsanız işaretin yanına nesneyi ve kapağın durumunu da yazın. Tahminin doğruluğunu puanlamak yerine daha sonra neyle karşılaştırılacağını belirliyorsunuz.
Yetişkin şişeyi suyun üzerine yavaşça bırakır ve elini çeker. Şişeyi dibe bastırmak, kabın kenarına sıkıştırmak ya da sürekli tutmak serbest bırakma koşulunu değiştirir. Bir süre bekleyin ve şişenin nerede dengelendiğine bakın. Kapalı ve boş şişenin yüzeyde kalması beklenir; yine de kullandığınız nesnede ne olduğunu kaydedin, beklenen sonucu yaşanmış gibi yazmayın.
Şişe yüzeyde kalırsa çocuğa «Neresini suyun üstünde görüyorsun? Suya değen bölümü neresi?» diye sorun. Yüzen bir nesnenin tamamının suyun üzerinde kalması gerekmez; bir bölümü suyun içinde olabilir. Çocuk su çizgisini eliyle göstermeyi ya da gözlemini sözle anlatmayı seçebilir. Suya dokunması katılım için zorunlu değildir.
Tahmin batmak, sonuç yüzmek ise iki kaydı yan yana okuyun: «Önce batacağını düşündün; denediğimizde yüzeyde kaldı.» Çocuğa nedenini hemen açıklamasını zorunlu tutmayın. Kapağın kapalı olması ve şişenin içindeki hava, daha sonra araştırılabilecek koşullardır. Bu ilk deneme tek başına bütün plastik nesnelerin yüzdüğünü kanıtlamaz.

İkinci deneme: Büyük ve düzgün bir taş
Şişeyi kaptan çıkarın ve deney alanını hazırlayın. Seçtiğiniz taşı gösterip yeni bir tahmin isteyin: «Bu taş için ne bekliyorsun?» Önceki şişe sonucunu hatırlamak serbesttir, fakat çocuğun taşa vereceği yanıtın aynı ya da farklı olması gerekmez. Tahmini taşın yanına ayrı olarak kaydedin.
Yetişkin taşı suya kontrollü biçimde indirip serbest bırakır. Suyu sıçratmamak ve kabı devirmemek için taşı yukarıdan fırlatmayın. Normal bir taşın dibe gitmesi beklenir; seçilen taşın gerçek sonucunu birlikte gözleyin. Kaba sürtünüp bir kenarda kalırsa veya gözlem açık değilse konumunu dikkatle düzeltip yeniden deneyebilirsiniz.
Taş dipteyse «Taşı nerede görüyorsun?» diye sorun ve parmakla kabın dışından yerini göstermeye izin verin. Sonuç kaydına «seçtiğimiz taş dipte kaldı» yazmak, bütün taşlar ve bütün sular hakkında ölçülmemiş bir iddiada bulunmaktan daha doğrudur. Şişe ile taşın büyüklüğü, biçimi ve malzemesi farklı olduğundan bu iki deneme tek başına hangi özelliğin sonucu belirlediğini ayıramaz.
Çocuk taşı «ağır olduğu için battı» diye açıklarsa düşüncesini kaydedin ve daha sonra sınanabilecek bir soru olarak saklayın. Bir nesnenin yalnızca elde ağır hissedilmesiyle sonucun her durumda belirlenmediğini göstermek için uygun, güvenli başka örnekler incelenebilir. Bu iki örnekte aynı anda birçok özellik değiştiğinden, kesin neden ilan etmek yerine gözlemi ve açıklama fikrini ayrı tutun.
Şişeyi ve taşı birlikte suya koymadan önce her birini ayrı ayrı gözlemlemek karşılaştırmayı sadeleştirir. Sonradan ikisini aynı kapta görmek isterseniz yeterli yer olduğundan ve nesnelerin birbirini sıkıştırmadığından emin olun. Bir nesnenin diğerini tutması veya bastırması ayrı bir durum yaratır; bu durumda artık aynı serbest bırakma koşulları geçerli değildir.
Tahmin ile sonucu bir çizelgede ayırın
Bir kâğıda üç sütun açın: «Nesne ve koşul», «Önceki tahmin», «Gözlem». İlk satırda «boş şişe, kapak kapalı» yazabilir; çocuğun tahminini denemeden önce, sonucu ise serbest bırakıldıktan sonra kaydedebilirsiniz. İkinci satırı seçilen taş için kullanın. Yazılar yerine anlaşılır resimler veya çocuğun tercih ettiği işaretler de kullanılabilir.
Örneğin bir satır şöyle olabilir: «Kapalı boş şişe | Batar diye düşündüm | Su yüzeyinde kaldı.» Başka bir çocuk aynı şişe için «Yüzer diye düşündüm» diyebilir. Her iki tahmin de denenebilir. Gözlem sütununu tahmini haklı çıkarmak için değiştirmeyin; nesne beklenmedik biçimde davranırsa kapak ve şişenin durumu gibi koşulları yeniden kontrol edin.
Çocuk sonucu gördükten sonra «Ben zaten yüzer demiştim» derse başlangıç notunu bir suçlama gibi kullanmayın. «Buraya önce batabilir diye düşündüğümüzü yazmışız; şimdi yüzdüğünü görüyoruz» demek iki zamanı ayırır. İnsanlar yeni bilgiyle fikir değiştirebilir. Tahminin gözlemden önce kaydedilmesinin amacı çocuğu yakalamak değil, düşüncenin nasıl değiştiğini gösterebilmektir.
Sonuç belirsizse çizelgeye yalnızca «yüzdü» veya «battı» seçeneklerinden birini zorla yazmayın. «Kenarına takıldı», «elimiz tutarken suyun içindeydi» ya da «yeniden denemedik» gibi bir açıklama ekleyin. Sonraki denemede nesnenin serbest bırakılıp bırakılmadığını kontrol ederek daha açık bir gözlem elde edebilirsiniz.
Kayıtta zaman da önemlidir. Kâğıt veya sünger gibi nesneler su aldıkça davranışları değişebilir; ilk anda görülenle birkaç dakika sonraki durum aynı olmayabilir. Böyle bir nesne seçilirse yetişkin uygunluğunu değerlendirmeli ve «ilk bırakıldığında» ile «bir süre sonra» gözlemlerini ayrı yazmalıdır. Başlangıç denemeleri için suyu emmeyen büyük nesneler daha kolay yorumlanabilir.
Çocuk farklı ne söyleyebilir?
Çocuk suyun üstündeki şişeye bakıp «Tamamı yukarıda değil, birazı suyun içinde» diyebilir. Bu doğru ve değerli bir gözlemdir. «Yüzeyde duruyor ama bir bölümü suyun içinde» diye karşılık verin. Bir nesneyi yüzüyor saymak için hiçbir parçasının ıslanmaması gerekmez. İsterseniz su çizgisinin şişeyi nereden kestiğini uzaktan birlikte gösterin.
«Şişeyi aşağı bastırınca battı» denirse baskıyı ve serbest bırakma anını ayırın. Bir yetişkin yalnızca uygun ve güvenli koşullarda nesneyi hafifçe suyun içine itip ardından tamamen bıraktığında ne olduğunu gösterebilir. El nesneyi tutarken gözlenen durum ile bırakıldıktan sonra ulaştığı durum aynı soru değildir. Suyun sıçramasını ve kabın devrilmesini önlemek için bu adım şart değildir.
Çocuk suyun yüzeyinde kalan bir nesneyi «havada duruyor» diye tarif ederse gördüğü yeri yeniden adlandırabilirsiniz: «Suya değiyor ve su yüzeyinde kalıyor.» Önce onun neyi kastettiğini sorun; belki nesnenin suyun üzerinde görünen bölümünü anlatıyordur. Kesin bir düzeltme yapmadan nesnenin suyla temasını birlikte göstermeye çalışın.
«İkisi de ıslandı, demek ikisi de battı» yanıtında iki farklı özellik karışmış olabilir. Taş da şişe de suyla temas ettiği için ıslanabilir; buna rağmen biri dipte, diğeri yüzeyde kalabilir. Nesneleri çıkarıp ıslaklıklarını inceleyin, sonra yeniden bırakıp konumlarını karşılaştırın. Islanmak ve dibe gitmek aynı gözlem değildir.
Çocuk cevabını değiştirmiyorsa veya konuşmak istemiyorsa sonucu işaretlemesi yeterli olabilir. Gözlemlemek, tahminde bulunmak ve açıklama yapmak ayrı katılım yollarıdır. Etkinliği tek bir doğru cümle üretme görevine çevirmek yerine bir sonraki soruyu çocuğun gösterdiği ayrıntıya göre seçin. İstemediğinde suyu kaldırıp başka bir zaman devam edebilirsiniz.
Şekil değişince neyi karşılaştırıyoruz?
Ek bir deney için yetişkin iki benzer boyutta alüminyum folyo parçası hazırlayabilir. Birini küçük ama güvenli boyutta sıkı bir top, diğerini kenarları yukarı kıvrılmış sığ bir kayık biçimine getirin. Parçaların aynı miktarda folyodan geldiğini önceden kontrol etmek karşılaştırmayı daha anlamlı yapar. Keskin kenarlar ve küçük parçalar uygun değilse bu örneği kullanmayın.
Her şekli ayrı ayrı, suya yavaşça bırakın ve gerçekten ne olduğunu kaydedin. Folyo topun veya kayığın sonucu; biçimine, sıkılığına, su almasına ve bırakılma biçimine göre değişebilir. Sığ kayık bir süre yüzebilir, ancak her folyo kayığın mutlaka yüzeceğini ya da her topun mutlaka batacağını önceden garanti etmeyin. Bir kenar suyla dolarsa ya da kapla temas ederse koşulu not edin.
İki parça aynı malzemeden hazırlanmış olsa bile biçimleri ve içlerinde tuttukları hava farklıdır. Bu nedenle deney, «malzeme adı tek başına her sonucu anlatır mı?» sorusuna bir başlangıç sağlar. Çocuğa teknik bir açıklamayı ezberletmek yerine gözlenen iki şekli çizip karşılaştırın. Eğer iki şekil de aynı sonucu verirse onu kaydedin; beklediğiniz karşıtlığı üretmek için sonucu değiştirmeyin.
Kayığa yük koyma fikri ortaya çıkarsa ayrı bir soru oluşturun ve nesnelerin güvenliğine yeniden bakın. Önce boş kayığın davranışını gözleyin, sonra uygun büyük bir yükü yetişkin eklesin ve ne değiştiğini kaydedin. Yükün nereye yerleştirildiği, kayığın su alması veya devrilmesi sonucu etkileyebilir. Küçük parçalar kullanmak şart değildir; güvenli bir yük yoksa bu varyasyonu atlayın.
Bir değişkeni incelemek için mümkün olduğunca diğer koşulları sabit tutmaya çalışın. Örneğin aynı kayığı aynı kaba tekrar bırakıp yalnızca yük eklemek, iki tamamen farklı nesneyi karşılaştırmaktan daha belirli bir soru sorar. Yine de biçim bozulursa veya kayık su alırsa bunları not edin. Evdeki basit bir deneyde bütün koşulları kusursuz kontrol ettiğinizi iddia etmeniz gerekmez.

Daha kolay bir tur ve yeni sorular
Başlangıcı kolaylaştırmak için tek nesneyle çalışın: önce kapalı şişeyi gösterin, sonra tahmini dinleyip denemeyi yapın. İki nesneyi aynı anda hatırlamak ya da karşılaştırmak gerekmez. Çocuk yalnızca yüzeyi veya dibi gösterebilir; yetişkin isterse onun yanıtını söze döker. Bir sonraki nesneyi ancak çocuk ve koşullar uygunsa ekleyin.
Tahmin için resimli iki kart hazırlayabilirsiniz: biri su yüzeyindeki bir nesneyi, diğeri dipteki bir nesneyi gösterir. Ayrıca «emin değilim» seçeneği olsun. Resimlerin ne anlama geldiğini denemeden önce açıklayın. Kart seçmek istemeyen çocuk bakışla, hareketle, konuşarak veya kendi iletişim yöntemiyle yanıt verebilir.
Çocuk sonucu önceden biliyorsa yine de koşulları anlatmasına izin verin. «Bu kapalı şişe yüzer diye düşünüyorum» ile «her şişe her durumda yüzer» aynı iddia değildir. Boş ve kapalı şişeyi denedikten sonra, içine su konursa ne olacağını merak edebilir. Bu yeni tahmin için şişedeki su miktarı ve kapağın durumu açıkça belirtilmeli; yetişkin güvenli bir deneme yapıp gerçek sonucu kaydetmelidir.
Daha ileri bir karşılaştırmada aynı şişeyi önce boş ve kapalı, sonra içine belirli bir miktar su konmuş ve yeniden kapatılmış durumda inceleyebilirsiniz. Şişenin kapasitesini, içindeki su miktarını ve kabın uygunluğunu yetişkin kontrol etmelidir. Sonucu tahmin etmek mümkündür ama belirli bir miktarda mutlaka batacağını söylemek için gerçek nesnenin koşullarını bilmek gerekir. İki denemeyi ayrı satırlara yazın.
Bir başka soru «Ne kadar süre aynı yerde kaldı?» olabilir. Emici bir nesnede veya su alabilen bir kapta sonuç zamanla değişebilir. Saate bakmak isterseniz iki gözlem anını kaydedin; ölçmediğiniz bir süreyi gerçek sonuç gibi yazmayın. Bu takip yetişkinin güvenli gözetimi sürdürebileceği durumlarla sınırlıdır ve ilk etkinlik için gerekli değildir.
Çocuk büyük ve küçük nesneleri karşılaştırmak isterse her birinin malzemesini ve biçimini de kaydedin. Büyük bir şişeyle küçük bir taşı karşılaştırmak, yalnızca boyutun etkisini test etmez; başka özellikler de farklıdır. İyi bir sonraki soru, «Hangileri aynı kaldı, hangileri değişti?» olabilir. Kesin bir fizik kuralına ulaşmak zorunlu değildir.
İki kişiyle oynarken ve deneyi bitirirken
İki katılımcı varsa biri nesneyi seçebilir, diğeri tahminini gösterebilir; yetişkin suya bırakma ve gözetim görevini sürdürür. Sonraki turda çocuklar isterlerse seçim rollerini değiştirebilir. Farklı tahminler rekabet gerektirmez: Aynı sonucu birlikte gözleyip her kişinin önce ne düşündüğünü ayrı ayrı kaydedebilirsiniz.
Bir çocuk «yüzer», diğeri «batar» dediyse deneme sonucunu kazananı ilan etmek için kullanmak zorunda değilsiniz. «İki farklı düşüncemiz vardı; şimdi nesnenin yüzeyde kaldığını gördük» demek gözleme odaklanır. Katılımcılardan biri konuşmak istemiyorsa işaretlemesi veya yalnızca izlemesi de bir katılım yoludur.
Etkinlik bitince yetişkin nesneleri kaptan çıkarır, suyu uygun yere boşaltır ve yüzeyi kurular. Su dolu kap çocukla baş başa bırakılmamalıdır. Taş ve şişe tekrar kullanılacaksa kuruyup güvenli biçimde saklandıklarından emin olun. Folyo kullanıldıysa kenarları ve parçaları çocuğun erişimine uygun şekilde toplanmalıdır.
Sonra çizelgeye birlikte bakın: Hangi tahmin sonucu gördükten sonra değişti, hangi sonuç belirsiz kaldı? Çocuk çizimle anlatmak isterse şişeyi su çizgisinin bir bölümünde, taşı kabın dibinde gösterebilir; bu çizim ancak gerçekten böyle gözlendiyse deney kaydı olur. Gerçek sonuç farklıysa çizimi ona göre düzenleyin.
Sonucu değiştirebilen koşulları tek tek araştırın
Kapalı boş şişeyi yatay olarak bırakıp durduğu yeri gözleyin. Daha sonra aynı şişeyi yetişkin dik konumda bırakmayı deneyebilir. Her iki durumda kapak kapalı ve şişe aynıysa, başlangıç yönü değiştirilmiş olur. Şişe serbest bırakıldıktan sonra dönebilir; ilk konum ile sonunda dengelendiği konumu ayrı anlatın. Yönün değişmesi tek başına şişenin mutlaka batacağı anlamına gelmez.
İki deneme arasında şişeye su girerse karşılaştırma yalnızca başlangıç yönüyle sınırlı kalmaz. Kapağı ve içeriği kontrol edin; şişe su aldıysa bunu kaydedip denemeyi aynı koşullarla yeniden kurun. Çocuğa «Yalnızca neyi değiştirmek istemiştik? Başka bir şey değişti mi?» diye sormak, denemenin düzenini anlamasına yardımcı olabilir. Cevabı bilmesi gerekmez; yetişkin gözlemi birlikte açıklar.
Kabın kenarına dayanan bir nesne hareket edemediğinde, yüzeyde serbestçe durup durmayacağını anlamak güçleşebilir. Yetişkin yeterli boşluk varsa nesneyi kenardan uzaklaştırıp tekrar bırakabilir. Kap nesne için çok küçükse daha büyük bir su kabı kullanmak yerine etkinliği uygun koşullar sağlanana kadar ertelemek de mümkündür. Amaç her nesneden mutlaka bir sonuç çıkarmak değildir.
Su yeterince derin değilse taşın dibe değmesi, deneyin başka bir bölümünü zorlaştırabilir. Kullanılan sığ kapta güvenlik ve gözetim korunarak, nesnenin yüzeyde kalma olasılığını gözleyebileceğiniz kadar su bulunmalıdır. Kaptaki suyun yalnızca yüksekliğine bakmak yerine nesnenin tabana, yüzeye ve kap kenarına göre konumunu inceleyin. Belirsizlik sürüyorsa bunu sonuç kaydına yazın.
Bir cismin bir bölümü suya girdiğinde suya yer açar; su da cisme yukarı yönde bir kuvvet uygular. Serbestçe yüzen ve dengede duran bir cisimde bu yukarı yönlü etki ağırlığını dengeler. Çocukla bu ilişkiyi incelemek için şişenin su çizgisinin altında ve üstünde kalan bölümlerini göstermek yeterli bir ilk adımdır. Çizgiyi görmek, kuvvetlerin sayısal olarak ölçüldüğü anlamına gelmez.
İçi hava dolu bir şişenin yalnızca dışındaki ince plastik tabakayı düşünmek yanıltabilir. Kapalı şişeyi bütün olarak ele alırız: Plastik ve içeride tuttuğu hava birlikte davranır. İçeri su girmesi toplam durumu değiştirir. Bu açıklama, her plastik eşyanın yüzdüğü anlamına gelmez; farklı bir plastik cismin yoğunluğu, biçimi ve içinde tuttuğu hava farklı olabilir.
Küçük bir metal parçası dikkatle suya bırakıldığında yüzeyde kalıyormuş gibi görünebilir; yüzey gerilimi gibi etkiler çok küçük nesnelerde gözlemi karmaşıklaştırabilir. Küçük ve keskin nesneler çocuk için güvenli olmayabileceğinden bu örneği uygulamak gerekli değildir. Böyle bir gösteri başka yerde görülürse, önce nesnenin boyutu ve nasıl bırakıldığına bakmak, basit bir kuraldan daha yararlı olabilir.
Tuzlu su ve tatlı su farklı yoğunluklara sahip olabilir; bu da bazı nesnelerin suda ne kadarının battığını etkileyebilir. Ancak herhangi bir nesnenin tuz eklenince mutlaka yüzeceğini söylemek doğru değildir. Bu etkinlikte temiz su kullanılıyorsa sonucu o koşula bağlayın. Başka bir sıvı veya karışım denemek, güvenlik ve karşılaştırma koşulları yeniden değerlendirilmeden gerekli değildir.
Bir gün önce denenen nesnenin ertesi gün neden farklı davrandığını araştırırken nesnenin kuru olup olmadığına, kapağa, hasara ve kaba bakın. Örneğin emici bir parça önceden su almış olabilir. Bu olasılıkların her biri bir açıklama önerisidir; hangisinin etkili olduğunu yalnızca varsayarak bilemeyiz. Aynı nesneyi kurutup uygun biçimde yeniden deneyerek yeni bir gözlem elde edebilirsiniz.
Çocuk bir sonuçtan büyük bir kural çıkardığında ona karşı örnek aramayı önerebilirsiniz. «Bu şişe yüzdü, o hâlde bütün büyük şeyler yüzer» düşüncesi için güvenli başka bir büyük nesne seçilir ve önceden tahmin yapılır. Tek yeni örnek bile ilk genellemeyi sorgulatabilir; fakat bütün olası nesneleri incelemediğimiz için yeni bir evrensel kural da kurmak zorunda değiliz.
Gözlemleri karşılaştırırken «yüzüyor» sözcüğünü birlikte tanımlayın. Bir nesne kabın dibine değiyor ve yalnızca suyun üstünde bir kısmı görünüyorsa, dibe dayanması ile yüzeyde serbestçe kalması farklı durumlardır. Nesne kapa veya başka bir cisme tutunuyorsa bunu da söyleyin. Gerektiğinde yetişkin nesneyi serbest kalabileceği güvenli bir konuma getirip yeniden bakar.
Bir deneyin sonunda çocuğa «Ne öğrendin?» yerine daha somut sorular sorabilirsiniz: «Şişeyi bırakmadan önce ne düşündün? Elimizi çektikten sonra şişe nerede kaldı? Taşı nerede gördük?» Çocuk bir soruyu seçip gösterebilir. Başlangıç tahmini, bırakma hareketi ve sonuç arasında zaman sırası kurmak, bu etkinliğin temel bilimsel pratiğidir.
Çizelgede yetişkinin gördüğü ile çocuğun söylediğini ayırmak da yararlıdır. Örneğin «Deniz dibe gideceğini tahmin etti; birlikte baktığımızda şişe yüzeydeydi» yazılabilir. Bir gözlemi çocuğun tek başına yaptığını varsaymayın; yetişkin nesneyi tutmuşsa veya yeri göstermişse bu desteği belirtin. Kayıt, daha sonra aynı koşulları yeniden kurmaya yardımcı olabilir.
Son olarak kullanılmayan önerileri sonraki bir güne bırakın. Şişenin yönü, folyonun biçimi ve yüklü kayık üç ayrı araştırma sorusudur. Hepsini arka arkaya yapmak çocuğun hangi değişikliğin hangi sonuca ait olduğunu izlemesini zorlaştırabilir. Bir açık karşılaştırma ve dürüst bir sonuç kaydı, çok sayıda denemenin telaşlı biçimde yapılmasından daha anlaşılır bir çalışma sunar.
Aynı şişeyi aynı koşullarda ikinci kez bıraktığınızda gözlemi yeni bir satıra yazabilirsiniz. İki denemede de yüzeyde kaldıysa bu, seçtiğiniz şişenin o iki denemedeki davranışını gösterir. Sonuçlar farklıysa kapağın gevşemesi veya şişeye su girmesi gibi değişiklikleri araştırın. Tekrar denemek yararlı olabilir; ancak kaç deneme yapılırsa yapılsın, bu küçük etkinlik bütün şişeler hakkında eksiksiz bir araştırma değildir.
BrainHunters üzerinde ilgili bir etkinlik seçin
Çocuk ekranda devam etmek isterse BrainHunters’ın şekiller bölümündeki kullanılabilir etkinliklere birlikte bakabilirsiniz. Bir şekli tanıma veya karşılaştırma görevi, nesnenin suda yüzmesini araştırmakla aynı deney değildir. Ekrandaki yönergeyi okuyun ve çocuğun ilgisine uygun bir seçim yapın; suda yapılmış gözlemin yerini otomatik olarak aldığını varsaymayın.
Daha sonra kuru kâğıt üzerinde denenen şişeyi çizebilir ve «Önce ne düşündük, sonra ne gördük?» diye sorabilirsiniz. Çocuk isterse yalnızca birini gösterir. Bir nesneye ilişkin açık bir tahmin ve gerçek gözlem, bütün varyasyonları tek oturumda denemekten daha anlamlı bir başlangıçtır.
Yararlı yanıtlar
Tahmin yanlış çıkarsa ne yapmalıyız?
İlk düşünceyi ve gözlenen sonucu ayrı kaydedin. Beklenmedik sonuç, koşulları yeniden incelemek için bir fırsattır; puan verilmesi gerekmez.
Yüzen nesnenin tamamı suyun üstünde mi kalır?
Hayır. Bir bölümü suyun içinde kalırken nesne yüzeyde dengede durabilir.
Ağır olan her nesne batar mı?
Yalnızca ağır hissetmesi sonucu belirlemez. Nesnenin biçimi, içinde tuttuğu hava ve suyla ilişkisi gibi koşullar önemlidir; belirli nesneyi gözlemek gerekir.



