Üç oyuncak yolcu otobüste oturuyor. Durakta bekleyen iki yolcu daha biniyor. Şimdi otobüste kaç yolcu var? Bu küçük hikâye, toplamayı yalnızca söylenen bir sonuç olarak değil, iki grubun birleşmesi olarak görmeye yardımcı olur. Bir kutu otobüs, beş büyük figür de yolcu olabilir. Önemli olan oyuncakların türü değil; başlangıçtaki üç yolcunun, sonradan binen iki yolcunun ve birlikte oluşan grubun izlenebilmesidir.
Oyuna uygun bir an ve yer seçin
Kısa bir oyun için çocuğun zaten oyuncaklarıyla ilgilendiği sakin bir an seçebilirsiniz. Kahvaltıdan önce birkaç dakikanız olabilir; başka bir aile için öğleden sonra veya hafta sonu daha uygundur. Belirli bir saat başarının şartı değildir. Çocuk o gün yorgunsa, acele ediyorsa ya da başka bir oyun kurmuşsa öneriyi ertelemek de normaldir.
Oyuncak otobüsünüz yoksa açık bir kutu kullanın. İçindeki yolcular dışarıdan görülebiliyorsa hikâyeyi izlemek kolaylaşır. Beş büyük figür, birbirinden ayrılabilen beş blok veya yaşa uygun beş kart hazırlayın. Figürleri yutma riski oluşturabilecek küçük parçalardan seçmeyin; çocuğun yaşına ve bireysel ihtiyaçlarına uygun malzemeleri bir yetişkin belirlesin.
Kutunun yanına küçük bir kâğıt koyarak durak yapın. İlk üç figürü kutuya, diğer ikisini durağa yerleştirin. Figürlerden biri kutunun arkasında kaybolursa ya da iki figür üst üste gelirse çocuk gerçek miktarı göremeyebilir. Bu yüzden ilk denemede tüm yolcuları ayırt etmek önemlidir. Kutunun içine bakan çocuğa “Burada kimler var?” diye sorarak sahneyi birlikte inceleyin.
Oyun bir yemek, sevilen oyuncak veya evden çıkma izni için koşula dönüştürülmemeli. “Önce soruyu çöz, sonra kahvaltı edebilirsin” yerine “Otobüse birlikte bakmak ister misin?” demek yeterlidir. Çocuk istemezse başka bir zaman deneyebilir ya da otobüsle serbestçe oynayabilirsiniz. Kısa ve anlaşılır bir davet, uzun süre masada oturmayı gerektiren bir sınav değildir.
Önce üç yolcuyu görün
Üç figürü otobüsün içine birer birer koyun. Çocuk isterse figürleri kendisi yerleştirsin; isterse size hangi figürü nereye koyacağınızı göstersin. Her figüre dokunarak “bir, iki, üç” diye sayabilirsiniz. Son söylediğiniz üç sözcüğü, doğru sayımda, otobüsteki yolcuların toplam sayısını belirtir. Ardından iki figürün durakta beklediğini gösterin; henüz otobüste olmadıklarını açıkça söyleyin.
Bu ayrım önemlidir. “Kaç yolcu var?” sorusu, hem durakta hem otobüste bulunanların tümünü mü yoksa yalnızca otobüstekileri mi soruyor, belirsiz kalabilir. Önce “Otobüsün içinde kaç yolcu var?” diye sorun. Durakla kutunun sınırını çocuğun görebileceği şekilde gösterin. Daha sonra iki yolcu bindiğinde aynı soruyu yineleyin. Böylece karşılaştırılan şeyin otobüsün içindeki yolcu sayısı olduğu anlaşılır.
Çocuk üç yolcuyu saydıktan sonra tekrar saymak isterse izin verin. Figürler yer değiştiriyorsa sayılmış olanı kısa süreliğine bir çizginin öte yanına almak işe yarayabilir. Her yolcunun bir kez sayılması, sayı sözcüklerinin hızlı söylenmesinden daha önemlidir. İki figürü birden tutmak veya aynı figüre iki kez dokunmak sonucu etkileyebilir; birlikte kontrol etmek bir hata arama yarışması değildir.
Başlangıç miktarını kısa bir cümleyle sabitleyin: “Önce otobüste üç kişi vardı.” İsterseniz kutunun yanına üç noktalı küçük bir kart koyun. Bu kart geçmişteki durumu hatırlatır; otobüsün içindeki figürlere ek yolcu olarak sayılmaz. Sayı kartı, figür veya nokta kullanırken her birinin neyi temsil ettiğini belirtmek, daha sonra yanlışlıkla aynı yolcuyu iki kez saymayı önler.
Duraktan iki yolcu daha binsin
Durakta bekleyen iki figürü gösterin. Önce birini, ardından diğerini otobüse taşıyın. Her hareketten sonra ne değiştiğini birlikte izleyin: Otobüsün içinde önce üç, bir yolcu binince dört, ikinci yolcu da binince beş yolcu vardır. Çocuk tümünü baştan saymayı tercih edebilir. Bazı çocuklar üçten sonra “dört, beş” diye devam edebilir; her iki yol da doğru uygulanırsa aynı grubu sayar.
Tüm figürler kutudayken “Şimdi otobüste kaç yolcu var?” diye sorun. Çocuk bir, iki, üç, dört, beş diyerek her yolcuya bir kez dokunabilir. Başlangıçtaki üç yolcuyu otobüsten çıkarmayın; onlar hâlâ yolculuğun parçasıdır. İlk üçü bir kenara saklayıp yalnızca yeni gelen ikiyi göstermek, birleşen grubun tamamını görmeyi zorlaştırır.
Sonucu çocuğun yerine söylemeden önce düşünme payı bırakın. “Üçle iki beş eder” cümlesi yararlı bir özet olabilir, fakat figürlerin hareketini izlemeye fırsat vermeden tekrarlanırsa çocuk sayı sözlerini ezberleyip neyin birleştiğini kaçırabilir. Önce sahneyi sorun, sonra gerekirse birlikte sayın ve “Üç yolcuya iki yolcu daha katıldı; şimdi beş yolcu var” diye durumu adlandırın.
İki gelen yolcuyu farklı renkle göstermek başlangıçtaki grupları ayırt etmeye yardımcı olabilir. Yine de bunlar otobüse bindikten sonra aynı toplamın parçasıdır. Renkleri göremeyen ya da ayırt etmekte güçlük çeken bir çocuk için şekil veya konum kullanılabilir. İlk üçü yan yana, sonradan gelen ikiyi de yanlarına koymak, hepsinin tek otobüste olduğunu göstermek için yeterlidir.

Sayma yollarını karşılaştırın
Baştan sayma yönteminde çocuk birleşen beş figürün hepsini birden başlayarak sayar. Bu yol, her yolcunun gerçekten toplamın içinde olduğunu görünür kılar. Özellikle başlangıçtaki üçü hatırlamak zor geliyorsa güvenilir bir kontroldür. Figürler karıştığında sayılanları yana almak veya her birine sırayla dokunmak, aynı nesnenin atlanmasını önlemeye yardımcı olabilir.
Üçten devam etme yönteminde ise çocuk başlangıçta üç yolcu bulunduğunu kabul eder ve binen ilk yolcuda dört, ikinci yolcuda beş der. Burada “üç” yeni yolcunun adı değildir; önceki grubun sayısıdır. Çocuğa “Üç yolcu zaten içeride. Bu birinci yeni yolcu binince kaç oldu?” diye sorarak hareketle söylenen sayı arasında bağlantı kurabilirsiniz.
Çocuk yanlışlıkla yeni gelen ilk figürü “üç” diye saymaya başlarsa başlangıçtaki figürleri tekrar gösterin. “Üç dediğimizde bu üç yolcu zaten içerideydi. Şimdi bir kişi daha biniyor” diyerek eylemi yavaşlatın. Gerekirse hepsini yeniden birden sayın. Amaç belirli bir stratejiyi zorla benimsetmek değil, figürlerle sayı sözlerinin neyi anlattığını görünür kılmaktır.
Bir başka yol iki grubu yan yana yerleştirip tamamını saymaktır: önce üç, hemen yanında iki figür bulunur. Burada da her figür bir kez sayılır. Grupların düzeni değişse bile figür eklenmediği veya çıkarılmadığı sürece toplam değişmez. Çocuğun tercih ettiği stratejiyi sorun ve nasıl kontrol edebileceğini birlikte belirleyin.
Birleştirmeyi resim ve sayı cümlesiyle anlatın
Oyundan sonra üç yolcuyu bir tarafta, iki yolcuyu başka bir tarafta temsil eden beş küçük daire çizebilirsiniz. Araya bir ok koyup tüm yolcuların aynı otobüse geçtiğini gösterin. Çocuk çizmek istemezse dairelerin yerini gösterebilir, hazır kartları seçebilir veya hikâyeyi size söyleyebilir. Çizimin güzel olması değil, hangi işaretin hangi yolcuya karşılık geldiğinin anlaşılması önemlidir.
Sayılarla yazmak ilgi çekiyorsa “3 + 2 = 5” ifadesini figürlerin yanına koyun. Buradaki 3 başlangıçtaki yolcu sayısını, 2 sonradan binenleri, 5 ise birleşmeden sonraki toplamı gösterir. Artı işareti bu örnekte grupların bir araya gelişini anlatır; eşittir işareti de iki taraftaki miktarların aynı olduğunu belirtir. Çocuk sembollere hazır değilse aynı fikri figürlerle konuşmaya devam edebilirsiniz.
İfade yazıldıktan sonra her sayıyı gerçek sahneyle eşleştirin: “Üç hangi yolcuları anlatıyor? İki hangilerini gösteriyor? Beş dediğimizde kimleri sayıyoruz?” Çocuk yalnızca son iki figürü işaret ederse beşin bütün yolcuları kapsadığını kutu üzerinde yeniden inceleyin. Sayı cümlesi, oyundan bağımsız bir şifreye dönüşmek yerine anlatılan duruma bağlanmış olur.
Bir çizim nesnelerin hareketini tek başına göstermeyebilir. Üç figürün ve iki figürün ayrı durduğu bir resme bakan kişi, bunların birleşip birleşmediğini bilemeyebilir. İkinci bir karede beş figürü aynı kutu içinde göstermek veya “iki yolcu bindi” yazmak hikâyeyi açıklığa kavuşturur. Resme bakan başka birine ne gördüğünü sorun; gerekirse eksik ayrıntıyı birlikte ekleyin.
Aynı beş yolcuyla farklı bir hikâye
Otobüsü boşaltıp beş figürü yeniden iki gruba ayırın. Bu kez önce iki yolcu binsin, sonra üç yolcu daha katılsın. İki grup yine birleştiğinde beş yolcu olur. Çocuğun önceki hikâyeyle benzerliği ve farkı göstermesine izin verin: Başlangıçta otobüsteki yolcu sayısı değişmiştir, fakat bütün figürler otobüse bindiğinde toplam yine beştir.
Bu örnek, 3 + 2 ile 2 + 3 ifadelerinin aynı toplamı verdiğini somut olarak gösterir. Ancak iki hikâyenin olay sırası aynı değildir. İlkinde üç yolcu önceden içeridedir; ikincisinde önce iki yolcu biner. Toplamın eşit olması, başlangıçtaki grupların birbirinin aynısı olduğu anlamına gelmez. Figürleri iki sahne için yeniden düzenlemek bu ayrımı korur.
İsterseniz dört yolcunun yanına bir yolcu getirin. Yine beş figür kullanılır ama gruplama değişir: dört ve bir. Kutudan figür çıkarmadan veya eklemeden önceki beşliyi farklı iki gruba ayırdığınızı söyleyin. Çocuğa “Bu kez yeni gelenleri nasıl görebiliriz?” diye sorun. Dört figürü kutuda, birini durakta tutmak; ardından son figürü bindirmek açık bir yol sunar.
Her olasılığı tek oturumda denemeniz gerekmez. Çocuk ilk hikâyeyi tamamladıktan sonra otobüsünü başka yere sürmek isteyebilir. Oyuna başka bir gün döndüğünüzde figürleri yeniden sayın; önceki günün sonucunu hatırlaması bekleniyorsa bunu bir sınav gibi sunmayın. Gerekirse başlangıçtaki üç ve iki grubu tekrar kurup ilişkiyi yeniden görünür yapın.
Binenlerle inenleri karıştırmamak
Otobüs hikâyesi kolayca değişebilir: Bir yolcu iner, başka biri biner veya kutu başka durağa gider. Böyle bir oyunda her hareketi adlandırmak önemlidir. Üç yolcuya iki yolcu daha binmesi, üçten iki yolcunun inmesiyle aynı işlem değildir. İlkinde birleşen grup beş kişidir; ikincisinde başlangıçta üç varsa ve iki kişi inerse otobüste bir kişi kalır.
Çocuk hikâyeye bir inme olayı eklemek isterse önce toplama sahnesini tamamlayıp toplamı beş olarak bulun. Sonra “Şimdi bir kişi iniyor” diyerek yeni durumu başlatın. İnen figürü durakta açıkça gösterin ve yeni soruyu sorun: “Otobüste kaç kişi kaldı?” Beşten bir inince dört kalır. Bu ikinci olay, ilk sorunun cevabını geriye dönük olarak değiştirmez; farklı bir ana aittir.
Başlangıçta üç figür yerine yanlışlıkla dört figür varsa, iki yolcu bindikten sonra altı figür sayılması çocuğun hatası değildir. Başlangıç koşulunu beraber kontrol edin. İster dört ve ikiyle yeni hikâyeyi sürdürün, ister bir figürü çıkarıp üç ve iki örneğine geri dönün. Değişikliği saklamadan söylemek, sonucun hangi koşullara bağlı olduğunu gösterir.
Otobüsün kapasitesi de hikâyeye girebilir. Kutuda beş yolcu için yer yoksa daha büyük bir kutu seçebilir veya figürleri kutunun yanında gösteren bir çizim yapabilirsiniz. Gerçek hayatta otobüslerde ayakta yolcular bulunabilir; burada kutunun görevi taşıma kurallarını anlatmak değil, bir grubun sınırını görselleştirmektir. Yeni bir kural eklenirse kaç figürün gerçekten bindiğini ayrıca belirtin.
Yanlış sonuç çıktığında neyi kontrol etmeli?
Çocuk üç figüre iki figür ekledikten sonra dört diyorsa önce sahneye bakın. Beş figürün hepsi görünür mü? Duraktaki iki figürden yalnızca biri mi bindi? Çocuk aynı figürü atladı mı? Sorunun gerçek koşulları, istenen sayıdan daha önemli bir başlangıç noktasıdır. Figürlerden biri masadan düştüyse onu bulup ait olduğu yere koyun ve durumu yeniden anlatın.
Bir sayma hatasında çocuğun elinden figürleri hemen almak yerine “Birlikte hangilerini saydığını gösterebilir misin?” diye sorun. Sayılmış figürleri bir sıraya taşımak veya boş bir bölüme koymak işi kolaylaştırabilir. Yetişkin yalnızca gereken hareketi üstlenebilir; çocuk yine hangi figürün sırada olduğunu belirleyebilir. Yardımın amacı doğru cevabı hızla üretmek değil, işlemi izlenebilir kılmaktır.
Çocuk “iki” yanıtını verirse yeni binen yolcuları saymış olabilir. Bu yanıt sahnenin bir bölümüne uygundur, ancak otobüsün tamamına ilişkin soruyu karşılamaz. “Evet, iki kişi sonradan bindi. Önceden içeride olanlarla birlikte kaç kişi var?” demek, geçerli gözlemi koruyup sorunun kapsamını netleştirir. Böylece çocuk yanlış bir tahminde bulunduğu için utanmadan tüm gruba dönebilir.
Beş sonucunu ezbere söyleyen ama figürleri göstermekte zorlanan bir çocukla da aynı sakinlik yararlıdır. “Beş yolcuyu bana gösterebilir misin?” sorusu sembolle nesneleri ilişkilendirme fırsatı verir. Çocuk göstermek istemiyorsa oyuna ara verin veya yetişkinin göstermesini isteyip istemediğini sorun. Bir tek yanıt, çocuğun tüm matematik anlayışına ilişkin kesin bir değerlendirme değildir.
Bir günlük rutinin işe yarayan sınırları
Rutin, aynı saatte aynı sayıda soru sormak zorunda olmak demek değildir. Bir aile oyuncakları toplarken kutuyu fark edip bir yolculuk anlatabilir; bir başka aile hafta sonu yer minderinde oyun kurabilir. Ortak unsur, çocuğun başlangıcı tanıması ve ne zaman biteceğini bilmesidir. “Önce üç yolcu, sonra iki yolcu; bir kez sayıp oyunu bitireceğiz” demek yeterli bir çerçeve oluşturur.
Çocuk oyunu uzatmak isterse yeni bir durak ekleyebilir, ancak yetişkin de zaman sınırını açıkça söyleyebilir. Örneğin “Bir yolculuk daha yapabiliriz, sonra oyuncakları kaldıracağız” cümlesi belirsiz bir son yerine somut bir bitiş sunar. Çocuk erken ayrılmak isterse bunun nedeni her zaman matematiğin zor gelmesi değildir; başka bir ilgi veya fiziksel ihtiyaç öne çıkmış olabilir.
Bir gün atlandığında ertesi gün iki kat etkinlik yapmaya gerek yoktur. Figürleri çıkarıp “Geçen sefer neler olmuştu, bakmak ister misin?” diyebilirsiniz. Çocuk hatırlamıyorsa üç ve iki yolcuyu yeniden yerleştirin. Rutin bir başarı serisi ya da kesintisiz takvim değil, uygun olduğunda geri dönülebilen tanıdık bir oyun fırsatıdır.
Sakin bir an bulunamayan günlerde sembolik bir uygulama yaratmak için çocuğun uykusundan veya yemeğinden kısmayın. Bazen yalnızca otobüsü sürmek veya figürleri kutuya koymak yeterlidir. Toplama sorusuna dönmek başka bir güne kalabilir. Bir etkinliğin değeri, bir gün içinde kaç sonuç üretildiğiyle ölçülmez.
Çocuğun katılma biçimini değiştirin
Figürleri tutmak veya kutunun içine koymak zor geliyorsa çocuğun göstermesi, bakışıyla seçim yapması ya da konuşarak yönlendirmesi mümkün olabilir. Yetişkin “Bu yolcu mu binsin?” diye sorar, cevabı bekler ve seçilen figürü taşır. Sonra çocuğa otobüsün içini inceleme fırsatı verir. Yetişkinin el hareketini üstlenmesi, çocuğun karar verme rolünü ortadan kaldırmak zorunda değildir.
Kartlar kullanılacaksa birbirine çok benzeyen karmaşık resimler yerine belirgin, sade figürler seçin. Kartların kaymasını önlemek için bir tepsi ya da düz bir altlık yardımcı olabilir. Görsel bilginin tek kanal olarak kullanılmaması gereken durumlarda dokunarak ayırt edilebilen güvenli materyaller ve çocuğun alışık olduğu iletişim araçları tercih edilebilir. Hangi uyarlamanın uygun olduğunu çocuğun ve onu tanıyan kişilerin deneyimi belirler.
Soruyu birkaç şekilde sunabilirsiniz: “Kaç kişi oldu?”, “Otobüste beş yolcu var mı?” veya iki sayı kartından birini seçme. Ancak seçenekli bir soruda yalnızca doğru kartın belirgin olması çocuğun gerçek düşüncesini gizleyebilir. Önce figürleri incelemesine izin verin ve seçimin nasıl kontrol edileceğini birlikte kararlaştırın. Konuşmak istemeyen bir çocuk sayıyı parmaklarıyla veya figürleri göstererek de ifade edebilir.
İki çocuk oynuyorsa biri ilk üç yolcuyu, diğeri son iki yolcuyu yerleştirebilir. Sonra toplamı birlikte incelerler. Rol değiştirmek isteyip istemediklerini sorun; her çocuğun aynı hareketi aynı hızla yapması gerekmez. Anlaşmazlık çıkarsa figürleri iki çocuğun da görebileceği biçimde yerleştirin ve kimin haklı olduğunu ilan etmek yerine her öneriyi aynı nesneler üzerinde kontrol edin.
Azaltmak veya zorlaştırmak için neyi değiştirirsiniz?
Üç ve iki fazla geliyorsa bir yolcuya bir yolcu daha katılan kısa bir hikâye kurun. Başlangıçta bir figür kutuda, diğeri durakta olsun. İkinci figür bindikten sonra ikisini birlikte sayın. Bu değişiklik nesne sayısını azaltır ama toplamanın temel ilişkisini korur: başlangıçtaki gruba yeni bir nesne eklenmiştir.
Çocuk üç ve ikiyi rahatça takip ediyorsa figürlerden birini kısa süreliğine kutunun kapağının arkasına koymak bir hatırlama sorusu yaratabilir. Ancak önce bunun farklı bir görev olduğunu söyleyin: “Bir yolcu görünmüyor, yine de otobüste mi?” Kapağı açıp gerçekten kontrol edin. Gizleme, grupları birleştirme fikrinden çok nesneleri hatırlamayı gerektirir; bu yüzden ilk deneyimin zorunlu aşaması olmamalıdır.
Bir başka genişletme, sonucun kaç olduğunu sormak yerine eksik grubu bulmaktır. Otobüste üç yolcu vardır ve sonunda beş yolcu görülecektir. “Kaç yolcu daha binmiş olabilir?” sorusunda beşe tamamlamak için iki figür gerekir. Önce üçü yerleştirin, sonra toplam beş olana kadar yeni figürler ekleyin ve eklenenleri sayın. Başlangıç, son durum ve sonradan eklenenler birbirinden ayrı tutulmalıdır.
Bu soruda hedef yalnızca “iki” sözcüğünü söylemek değildir. Çocuk üç figürün yanına iki yeni figür yerleştirip toplamı beş olarak kontrol edebilir. Eğer otobüse beş yeni figür eklerse önce sahnede kaç figür oluştuğunu sayın. “Sonunda beş” ile “beş kişi daha bindi” ifadelerinin farklı durumlar anlattığını somut hareketlerle karşılaştırın.
Çizim, kart ve gerçek nesne arasındaki fark
Figürler hareketi izlemeye olanak verir; kart veya çizim ise hikâyeyi saklamayı kolaylaştırır. Üç noktayı gösteren kartı ve iki noktayı gösteren kartı yan yana koyduğunuzda toplamın beş olduğunu söylemek mümkündür. Yine de çocuk başlangıçta otobüste hangi grubun bulunduğunu anlamak için ayrı bir otobüs çizimine veya açıklamaya ihtiyaç duyabilir.
İki karttaki noktaları sayarken her noktayı bir kez saymak gerekir. Kartları üst üste koymak bazı noktaları gizlerse sonuç görünmez hâle gelir. Kartları yan yana açın veya figürlerle aynı düzeni kurun. Noktaların büyüklüğü, renkleri ve aralarındaki boşluk değişse de sayıları aynı olabilir; bu etkinlikte karşılaştırılan şey kapladıkları alan değil, gösterdikleri yolcu sayısıdır.
Bir resimde üç yolcu otobüsün içindeyken iki yolcu durakta çizilmişse, henüz otobüste beş yolcu olduğunu söyleyemeyiz. Resimde toplam beş kişi gösterilebilir, ancak binenler hareket ettirilmeden otobüs içindeki sayı üç olarak kalır. İkinci resimde iki figürü de otobüsün içine çizmek veya oklarla binişi belirtmek, sorunun hangi ana ait olduğunu açıklar.
Figürleri yeniden düzenlerken başlangıçtaki üç ile sonradan eklenen ikiyi izlemek zorlaşabilir. İsterseniz ilk üçü aynı tür, diğer ikiyi farklı tür figürlerle gösterin; sonra tümünü tek grup olarak sayın. Bu işaretleme yalnızca hikâyenin geçmişini hatırlatır. Toplamı bulurken iki türün de yolcu sayıldığı çocuğa açık olmalıdır.
Bir yetişkin neyi gözlemleyebilir?
Oyundan sonra kısa bir not almak isterseniz çocuğun yaptığı belirli bir eylemi ve verilen desteği yazın. Örneğin: “Üç figürü kutuda gördü; iki figür bindikten sonra hepsini birden saydı. Sayılmış olanları yana taşımayı ben önerdim.” Bu kayıt, çocuğun hangi stratejiyi kullandığını ve yetişkinin neye yardım ettiğini gösterir. “Toplamayı tamamen öğrendi” gibi geniş bir sonuca varmak için tek bir sahne yeterli değildir.
Başka bir gözlem şöyle olabilir: “İki yeni yolcuyu saydı; başlangıçtaki yolcuları gösterince tüm grubu yeniden saydı.” Buradan bir sonraki davette grupların birleşme anını daha belirgin göstermenin yararlı olabileceği düşünülebilir. Fakat gözlem tek başına çocuğun neden böyle yanıt verdiğini açıklamaz. Sorunun kapsamı belirsiz kalmış, bir figür görünmemiş veya çocuk henüz tüm grubu saymayı seçmemiş olabilir.
Çocuğun ilgisini de gözlemleyin. Yolcuları yerleştirirken istekli, sayı kartları gösterildiğinde isteksiz olabilir. Bir sonraki oyunda kartları kaldırıp yalnızca figürlerle devam etmek makul bir uyarlamadır. Tam tersi durumda çocuk sembolleri kendisi isteyebilir; o zaman 3 + 2 = 5 ifadesini somut sahnenin yanına koyabilirsiniz. Gözlem, etkinliği çocuğa uydurmak içindir; çocuğu sabit bir plana uydurmak için değil.
Bir öğretmen veya başka bir bakım verenle bilgi paylaşırken gerekli ayrıntıları seçin: kullanılan malzeme, çocuğun gösterdiği yöntem ve işe yarayan destek. Özel aile bilgileri ya da çocuğun istemediği bir fotoğrafı paylaşmak gerekli değildir. Çocuğa çiziminin kimlere gösterileceğini sormak, çalışmasının başkalarıyla paylaşılması konusunda söz sahibi olmasına yardımcı olur.
Birlikte oynanabilecek iki kısa devam
İlk devamda otobüs iki durağa uğrar. Önce üç yolcu içeridedir. İlk durakta bir yolcu, ikinci durakta bir yolcu daha biner. Her duraktan sonra kutunun içindekileri sayın: üçten sonra dört, ardından beş. Bu düzenleme sonradan gelen iki yolcuyu tek bir grup yerine iki ayrı olayda gösterir. Sonunda “İki durakta toplam kaç kişi bindi?” sorusunu ayrıca sorabilirsiniz; cevap iki yolcudur.
İkinci devamda çocuğa hikâyenin anlatıcısı olma fırsatı verin. Önce kendisi kutuya bir grup figür koysun, sonra duraktan kaç figür bineceğini seçsin. Yetişkin hikâyeyi duyduğunu düşündüğü gibi tekrarlar ve birlikte kontrol ederler. Çocuk “Otobüste üç vardı, iki bindi” diyorsa beş figür görünmelidir. Başlangıç veya binen sayısı farklıysa sonucu yeni koşullara göre bulun; oyunu mutlaka beşe döndürmeye çalışmayın.
Çocuk isterse figürlerden birine isim verebilir veya otobüsün bir parka gittiğini söyleyebilir. Bu ayrıntılar anlatıyı zenginleştirir; yine de yolcu sayısını etkilemez. Hikâyeye yeni bir figür katılırsa artık miktar değişmiştir. Böylece renkli anlatı ile sayısal koşulları birbirinden ayırmak kolaylaşır. Hikâyenin sonunda kutuyu açıp içeride gerçekten kaç figür bulunduğunu her zaman kontrol edebilirsiniz.
İki grubun birleşmesiyle ilgili başka bir başlangıç örneği için oyuncak otobüsle toplama yazısına bakabilirsiniz. Bu bağlantı ek bir görev listesi değildir. Buradaki tek bir yolculuk bile başlangıçtaki grubu, eklenen yolcuları ve oluşan toplamı konuşmak için yeterlidir.
Oyunu kapatırken
Çocuğa “Otobüste önce kimler vardı, sonra kimler bindi?” diye sorabilirsiniz. İster figürleri göstersin, ister kısa bir cümle kursun, başlangıçtaki üç ve eklenen iki yolcunun aynı son grupta yer alması asıl ilişkidir. Beş sonucunu birlikte sayarak doğrulayın; çocuk devam etmek istemiyorsa kutuyu serbest oyuna bırakın veya figürleri birlikte kaldırın.
Sonraki buluşmada aynı malzemelerle aynı soruyu sormak zorunda değilsiniz. Önemli olan hangi figürlerin başlangıçta içeride olduğu, hangilerinin katıldığı ve son sorunun hangi anı anlattığı konusunda anlaşmaktır. Üç yolcuya iki yolcu katıldığında beş yolcu oluşur; oyunun günlük hayata uyumu ise ailenin zamanına ve çocuğun katılımına göre değişebilir.
Oyuncakları kaldırırken figürlerin sayısını yeniden kontrol etmek isterseniz bunu ayrı bir soru olarak kurun: “Kutuda kaç figürümüz vardı?” Bir figür oyunun sonunda dışarıda kaldıysa kutuda dört, masada toplam beş figür bulunabilir. Böyle bir durumda hangi alanın sayıldığını belirtmek sonucu anlaşılır kılar. Kutunun içini sorarken masadaki bütün figürleri saymakla, oyuncakların tamamını sorarken yalnızca kutudakileri saymak farklı yanıtlara yol açar. Çocuk nesneyi işaret ederek hangi grubu kastettiğini gösterebilir; yetişkin de sorusunu buna göre netleştirebilir.
Yararlı yanıtlar
Oyuncak otobüs şart mı?
Hayır. İçindeki beş figürün görülebildiği bir kutu da otobüsü temsil edebilir. Figürlerin çocuğun yaşına ve ihtiyaçlarına uygun olması önemlidir.
Çocuk beş yolcunun hepsini baştan sayabilir mi?
Evet. Her figürü bir kez saymak doğru bir yöntemdir. Çocuk isterse başlangıçtaki üçten sonra yeni yolcularla dört ve beş diyerek devam da edebilir.
Rutin her gün aynı saatte yapılmalı mı?
Hayır. Ailenin ve çocuğun uygun olduğu kısa bir oyun anı seçilebilir. Bir gün atlandığında telafi için daha fazla etkinlik yapmak gerekmez.
Figürleri taşımak zor gelirse ne yapılabilir?
Çocuk seçimlerini işaret ederek veya alışık olduğu iletişim yöntemiyle gösterebilir; yetişkin figürleri onun yönlendirmesiyle taşıyabilir.


