Pencere önündeki fasulye bitkisinde küçük bir yaprak fark ettiniz. Çocuk yaprağın gövdede nerede bulunduğunu gösteriyor; siz de onun seçtiği bir kâğıda tarihi ve söylediği birkaç sözcüğü yazıyorsunuz. Birkaç gün sonra aynı yaprağa yeniden bakıp ikinci bir çizim ekleyebilirsiniz. Bu kayıt, bitkinin nasıl değiştiğini başkasına anlatmaya yarar; gözlemlediğiniz şeyle değişimin nedenine ilişkin tahmininizi de ayrı tutar.

Kayda başlamadan önce neyi izleyeceğinizi seçin

Önce çocuğun rahatça yaklaşabileceği bir bitki seçin. Evde yetişen bir fasulye, balkondaki bir ot ya da okul bahçesinde sık ziyaret edilebilen bir bitki olabilir. Bitkinin adından emin değilseniz bunu kayda belirtin; yalnızca tahmine dayanarak tür adı yazmanız gerekmez. Önemli olan, sonraki ziyaretlerde aynı bitkiyi yeniden bulabilmenizdir.

Bitkinin tümünü aynı anda incelemek yerine çocuğun merak ettiği bir ayrıntıyı belirleyin. Örneğin gövdenin alt kısmındaki sağa uzanan yaprağı veya bitkinin görünen üst ucunu seçebilirsiniz. Yaprağın yerini tarif ederken saksının bir kenarına iliştirilmiş işaretten yararlanın. İşaret bitkiye zarar vermemeli ve çocuk için uygun biçimde yerleştirilmelidir.

Yaprağı koparmak, tadına bakmak ya da bilinmeyen bitkilere dokunmak gözlem için gerekli değildir. Yetişkin bitkiyi, ortamı ve kullanılacak malzemeleri çocuğun yaşı ve güvenliği açısından önceden değerlendirir. Dikene, tahriş edici öz suya veya tanınmayan mantarlara yaklaşmayın. Dışarıdaki bitkiyi yalnızca bulunduğu yerde görmek ve gerektiğinde yetişkin eşliğinde gözlemlemek de yeterli bir katılımdır.

Çocuğa neyi kaydetmek istediğini sorun. Bir yaprağın büyüklüğü, rengi, biçimi veya gövde üzerindeki konumu seçilebilir. Yanıtı sözcüklerle vermesi şart değildir: işaret edebilir, iki çizimden birini seçebilir ya da kendi iletişim aracını kullanabilir. Yetişkin, çocuğun seçtiği ayrıntıyı adlandırıp doğru anlayıp anlamadığını kontrol eder.

Gözlem yapacağınız yer konusunda kısa bir plan kurun. Saksıyı sürekli taşımadan aynı taraftan bakmak karşılaştırmayı kolaylaştırır; gerekirse saksının yönünü kâğıttaki bir okla belirtin. Yine de bitkinin konumu değişirse bunu saklamayın, kayda ekleyin. Amaç kusursuz bir düzen kurmak değil, daha sonra farkın nereden kaynaklanabileceğini tartışabilecek bilgi toplamaktır.

İlk sayfaya tarih, yer ve görülen ayrıntıyı ekleyin

Bir sayfanın üstüne gözlem tarihini yazın. Gün ve ayın yanına yıl eklemek, kayıt uzun süre saklanırsa karışıklığı azaltır. Çocuk henüz tarih yazmıyorsa yetişkine söyleyebilir, takvimden seçebilir veya yetişkinin yazdığı tarihi kontrol edebilir. Tarihin yanına bitkinin bulunduğu yer için çocuğun anlayacağı bir ifade ekleyin: örneğin «mutfak penceresindeki beyaz saksı».

Bitkiyi basit bir çizgiyle gösterip seçilen yaprağın yerini işaretleyin. Gövde ve birkaç yaprak yeterlidir; amaç bütün ayrıntıları sanat çalışması gibi tamamlamak değildir. Yetişkin çizimi yapıyorsa çocuktan yer tarifini alın: «Saksıdaki işarete baktığımız tarafta, gövdenin altındaki yaprak mı?» Çocuk yanlış anlaşıldığını düşünürse çizimi düzeltebilmelidir.

Çizimin yanına çocuğun söylediği cümleyi mümkün olduğunca kendi sözleriyle yazın. «Bu yaprak aşağıya bakıyor» gibi bir cümle hem yönü hem de gözlemin yapıldığı anı anlatır. Çocuk daha sonra başka bir ifade isterse yanına ekleyin. Yetişkinin yazması, gözlemin yetişkine ait olduğu anlamına gelmez; kayıt çocuğun seçimi ve onayıyla oluşturulabilir.

Renk anlatılırken karşılaştırma için seçilen sözcükleri kaydedin. «Açık yeşil» bir gözlem ifadesidir, ancak farklı kişiler aynı tonu farklı adlandırabilir. Dilerseniz yanına kâğıda seçilmiş bir renk örneği koyun. Işığın gün içinde değişebileceğini ve kalemin yaprağın rengini tam karşılamayabileceğini not etmek, çizimi değersizleştirmez; daha dikkatli yorumlamaya yardımcı olur.

İlk sayfada yalnızca bir nokta, kısa bir çizgi veya yetişkine söylenmiş tek bir cümle bulunabilir. Kayıt türü ne olursa olsun, tarih ve hangi bitkiye bakıldığı anlaşılıyorsa ileride yeniden kullanılabilir. Çocuk resim yapmak istemediğinde anlatımını yazmak, sesli not almak ya da erişilebilir bir sembol seçmek seçenekler arasındadır. Ses veya görüntü kaydı için ilgili kişilerin tercihlerini ve izinlerini gözetin.

Yaprağı ölçerken neyi karşılaştırdığınızı açık tutun

Ölçüm eklemek isterseniz aynı yaprağın sapla birleştiği yerden ucuna kadar olan uzunluğunu seçebilirsiniz. Cetvelin sıfır noktasını başlangıca denk getirin; yaprağı çekiştirmeden veya bükmeden yaklaşık değeri okuyun. Yaprak düz durmuyorsa bunu belirtin. Ölçüm bitkiye zarar verecekse sayı elde etmeye çalışmak yerine görülebilen bir özellik seçin.

Örneğin ilk gözlemde yaklaşık 3 santimetre, ikinci gözlemde yaklaşık 4 santimetre okunabilir. İki sayı aynı yaprak ve aynı başlangıç noktası için alındıysa kayıtta yaklaşık 1 santimetrelik bir fark görünür. Bu sayılar yalnızca bir örnektir; gerçek bitkinizin böyle büyümesi beklenmez. Yaprak eğriliği, cetvelin duruşu ve okuma hassasiyeti sonucu etkileyebilir.

Ölçüleri aynı yöntemle tekrarlamak karşılaştırmayı güçlendirir. Bir gün yalnızca yeşil yaprak bölümünü, başka gün sapı da ölçerseniz iki sayının farkı büyümeyi doğrudan göstermez. Çizime başlangıç ve bitiş noktalarını eklemek bunu hatırlatır. Önceki yöntemi hatırlamıyorsanız kayda «ölçüm noktası kesin değil» yazın ve yeni bir başlangıç yapın.

Cetvel kullanmak zor geliyorsa çocuğun seçtiği uzun bir kâğıt şeridiyle yaklaşık karşılaştırma yapabilirsiniz. Şeridin başlangıcını ve o günkü yaprak ucunu işaretleyin; sonraki gün aynı şeridi aynı yönde kullanın. Bu yöntem standart bir uzunluk birimi vermez, fakat işaretlerin yeri karşılaştırılabilir. Şeridi yaprağa bağlamayın ve bitkinin üzerinde bırakmayın.

Ölçümler bir çizelgeye aktarılabilir: bir sütunda tarih, diğerinde yaklaşık uzunluk, üçüncüsünde ölçümle ilgili not bulunur. Çocuk sayı yazmak istemiyorsa çizelgeyi yetişkine dikte edebilir veya ölçümü gösteren işareti yerleştirebilir. Ölçüm yapmadığınız bir günde kutuyu boş bırakın ya da «ölçülmedi» yazın; boşluğu sıfırla doldurmak farklı bir bilgi verir.

Oyunla öğrenen sevimli çizgi karakterler
Küçük adımlar. Mutlu alışkanlıklar.

İkinci kaydı aynı bitkiyle karşılaştırın

Yeni bir gözlem günü seçtiğinizde önce ilk sayfadaki yer tarifine bakın. Çocuk beyaz saksıyı ve seçilmiş yaprağı gösterebiliyor mu? Saksının konumu veya yaprakların görünümü değişmiş olabilir. Aynı yapraktan emin değilseniz bunu açıkça söyleyin; başka bir yaprağı ilkine benzetip ölçüleri doğrudan karşılaştırmak yanıltıcı olur. Gerekirse yeni yaprak için ayrı bir kayıt başlatın.

İkinci sayfaya yeni tarihi yazın ve önce bitkiye bakarak çizin. Sonra önceki sayfayı yanına koyun. Böylece çocuk önce gördüğünü anlatabilir, ardından iki anlatımı karşılaştırabilir. Önceki çizimi baştan görmek bazı çocuklara yardımcı olabilir; tercih ettikleri sıra kullanılabilir. Önemli olan, yetişkinin beklediği değişikliği çizime eklemek yerine çocuğun gösterdiği ayrıntıya sadık kalmaktır.

Çizimde yaprak ilkine göre daha büyük görünüyorsa ölçeğin değişip değişmediğini kontrol edin. Çocuk ilk gün bütün bitkiyi küçük, ikinci gün sayfayı dolduracak kadar büyük çizmiş olabilir. Bu durumda yalnızca resim büyüklüğüne bakarak yaprağın gerçekten büyüdüğü söylenemez. Aynı yaprağın iki tarihteki ölçüsü varsa onu inceleyin; yoksa yalnızca çizimlerin farklı olduğunu belirtin.

Yaprağın yönü de resimden resme değişebilir. Saksıyı başka yöne çevirdiyseniz veya bakış noktanız farklıysa aynı yaprak karşı tarafta çizilmiş görünebilir. İlk sayfadaki yön işareti bu soruyu incelemeyi kolaylaştırır. Kesin bir açıklama bulunamazsa «bakış yönümüz değişmiş olabilir» diye not edin. Bir kaydın belirsizlik içermesi, onu paylaşmaya değmez hâle getirmez.

Çocuk iki kayıt arasında yeni bir yaprak gördüğünü söyleyebilir. Önce yeni olduğunu düşündüğü yaprağın yerini göstermesini isteyin ve ilk sayfanın aynı bölgesine bakın. İlk çizimde o bölge ayrıntılı gösterilmemişse yaprağın ilk gün bulunmadığından emin olamazsınız. «İlk çizimde görünmüyor; bugün burada görüyoruz» ifadesi, eldeki kanıtın sınırını daha doğru anlatır.

Görünür bir fark yoksa bunu da kaydedin: «İki günde seçtiğimiz yaprak bize benzer göründü.» Bitkilerin değişimi her kısa aralıkta kolayca fark edilmeyebilir ve gözlem yapmak belirgin bir sonuç bulmayı gerektirmez. Çocuğun başka bir ayrıntıyı seçme veya burada bitirme hakkı vardır. Bir sonuç elde etmek için çizimleri farklılaştırmak gerekmez.

Üçüncü bir sayfa eklenirse her sayfayı tarihiyle birlikte yan yana düzenleyin. Önce hangisinin daha erken olduğunu bulun, sonra seçilen özellik için neyin karşılaştırılabildiğini konuşun. Sayfalar farklı günlerde farklı kişiler tarafından hazırlanmışsa isim veya kullanılan yöntem notu eklemek yararlı olabilir. Kayıtlar eşit aralıklarla tutulmadığında tarihleri okuyarak aradaki süreleri ayrıca değerlendirin.

Gözlem ile açıklama ve tahmini ayırın

«Yaprak aşağı doğru eğik» görülen bir durumu anlatır. «Yaprak susadığı için eğildi» ise buna neden önerir. İkinci cümle doğru olabilir, ama yalnızca yaprağın eğik görünmesinden kesinleşmez. Çocuğun düşüncesini bastırmadan iki sütun açabilirsiniz: «Gördüğümüz» ve «Merak ettiğimiz». Böylece tahmin değerli bir soru olarak korunur, sonuç gibi sunulmaz.

Bitkinin bakımına ilişkin bir karar gerekiyorsa önce o bitki için güvenilir bakım bilgisini ve mevcut koşulları dikkate alın. Bütün bitkilere aynı miktarda su verme kuralı çıkarmayın. Yetişkin toprağın durumunu ve saksının drenajını uygun biçimde kontrol edebilir; çocuk bakım kararına, yaşına ve koşullara uygun bir görevle katılabilir. Gözlem etkinliği bitkiyi zorlayacak uygulamalar gerektirmez.

Bir başka örnekte çocuk «Bu yaprak güneşe bakmak istiyor» diyebilir. Bu ifade gözlemi anlatan yaratıcı bir hikâye olabilir. Yetişkin önce çocuğun ne gördüğünü sorabilir: «Yaprağın yönünü bana gösterir misin?» Ardından yön değişikliği varsa onu kayda geçirip nedenine ilişkin soruyu ayrı tutabilirsiniz. Hikâyenin eğlencesini sürdürmekle bilimsel iddianın sınırını belirtmek bir arada mümkündür.

Aynı gün saksı farklı bir yere taşınmış, sulama yapılmış ve pencere daha uzun süre açık kalmış olabilir. Daha sonra yaprakta bir değişiklik görürseniz bu koşullardan yalnızca birinin neden olduğunu söylemek için yeterli bilgi yoktur. Deftere yapılan işleri ve tarihlerini eklemek yararlı bağlam sağlar; yine de kayıt tek başına neden-sonuç ilişkisini kanıtlamaz.

Çocuğun bir sonraki gözlem için tahminini ayrı bir kutuya yazabilirsiniz: «Bir dahaki gelişimde yaprağın daha uzun olacağını düşünüyorum.» Yeni tarih geldiğinde önce bitkiye bakın, sonra önceki tahmini okuyun. Sonuç farklıysa tahmini silmek veya çocuğa başarısızlık yüklemek yerine ne görüldüğünü kaydedin. Tahminler düşünmeyi yönlendiren önerilerdir; puan toplamak için verilmiş sözler değildir.

Bir sorunun yanıtı günlüğünüzde yoksa uygun bir yetişkinle güvenilir bir kaynağa bakabilir veya yerel bir bahçe uzmanına danışabilirsiniz. Kaynak bitkinizin türüne ve koşullarına uygun olmalıdır; tanımlanmamış bir bitki için rastgele bakım önerisi uygulamak yerine önce kimliği konusunda yardım alın. Bulduğunuz açıklamanın hangi soruya yanıt verdiğini not edin ve kendi gözleminizden ayırın.

Kayıtları başkasına anlaşılır biçimde gösterin

Çocuk sayfayı bir aile üyesine veya sınıftan arkadaşına göstermek isterse önce hangi kısmı paylaşacağını seçebilir. Örneğin tarihi, yaprağın çizimini ve «aşağıya bakıyor» notunu göstermek yeterlidir. Paylaşmak istemediği kişisel notlar varsa bunları kapatabilir ya da yalnızca bir bölümünü yeniden çizebilir. Günlüğün tamamını göstermek etkinliğin zorunlu aşaması değildir.

Dinleyiciye bitkiyi görmeden yanıtlayabileceği somut bir soru sorun: «Bu sayfada hangi yaprak işaretlenmiş?» Karşı taraf yaprağı bulamazsa çizime küçük bir ok veya yer tarifi eklenebilir. Bu, çocuğun anlatımını sınava sokmak yerine kaydın başkası için anlaşılır olup olmadığını test eder. Dinleyici tahminde bulunuyorsa bunu gördüğünden ayırt etmesine de yardımcı olun.

Anlatırken olay sırasını iki cümleye ayırın: «Bu çizimi pazartesi yaptık. Perşembe aynı yaprağa tekrar baktık.» Tarihler gerçek kayıtlarınıza göre değişir. Ardından çocuğun seçtiği bir farkı veya fark edilmediğini söyleyin. Resimlerde aynı yaprağın yeri anlaşılmıyorsa bitkinin genel çizimini göstermek yararlı olabilir; gösterilen bilgi ile sonradan hatırlanan bilgiyi karıştırmamaya çalışın.

Bir kişi «Bu yaprak neden böyle oldu?» diye sorarsa çocuk cevabı bilmediğini söyleyebilir veya kendi tahminini paylaşabilir. Yetişkin, kaydın neyi gösterdiğini özetleyebilir: «İlk gün yönünü kaydetmişiz, bugün farklı görünüyor; nedenini bu sayfalardan kesin çıkaramıyoruz.» Soruyu yazıp daha sonra araştırmak, hemen bir yanıt uydurmaktan daha yararlı bir devam yoludur.

Sınıfta birkaç çocuk aynı bitkiyi gözlemlediyse herkesin aynı resmi üretmesi gerekmez. Biri yaprağın kenarını, diğeri gövdeye yakınlığını kaydetmiş olabilir. Çizimleri yarıştırmak yerine hangi bilginin hangi sayfada bulunduğunu karşılaştırın. Farklı tarihler veya bakış açıları varsa bunları da açıklayın; iki farklı çizimden birinin mutlaka yanlış olduğunu varsaymayın.

Kâğıtlar daha sonra bulunacaksa çocuğun seçtiği bir dosyada tarih sırasıyla saklanabilir. Sayfanın fotoğrafı alınacaksa kişisel bilgiler ve görüntünün kimlerle paylaşılacağı önceden düşünülmelidir. Fiziksel dosya yeterliyse dijital kopya oluşturmak gerekmez. Çocuk kendi çiziminin sınıf panosuna asılmasını istemiyorsa alternatif bir paylaşım yolu seçilebilir.

Çizim, fotoğraf ve ses kaydının farklı imkânları

Çizim hazırlayan kişi dikkatini bir ayrıntıya yöneltebilir. Yaprağın kenarını dalgalı ya da düz gösterip yanına bir ok koymak, anlatılmak istenen özelliği öne çıkarır. Ancak çizim otomatik olarak ölçekli değildir. Boyut karşılaştırması yapılacaksa çizimle birlikte ölçüyü yazmak veya aynı ölçekte çizildiğini açıkça belirtmek gerekir. Çocuğun serbest çizimi için böyle bir zorunluluk yoktur.

Fotoğraf genel görünümü saklamaya yardımcı olabilir; yine de açı, uzaklık ve ışık değişirse aynı yaprak fotoğraflarda farklı görünebilir. Karşılaştırma için aynı yerden çekmeye çalışın ve tarihi kaydedin. Fotoğrafa cetvel eklenirse cetvelin yaprakla aynı düzlemde olup olmadığı ve başlangıç noktası önem taşır. Fotoğraf tek başına hangi koşulun değişime neden olduğunu göstermez.

Ses kaydı, yazmak veya çizmek istemeyen biri için açıklama yapmanın başka bir yoludur. Kayıtta tarih, bitkinin bulunduğu yer ve seçilen ayrıntı söylenirse daha sonra neyin anlatıldığını bulmak kolaylaşır. Çocuk isterse yetişkin konuşmayı yazıya dökebilir ve çocuğa geri okuyabilir. Kaydı açmadan, saklamadan veya başkasıyla paylaşmadan önce katılanların izinlerini ve tercihlerini gözetin.

Bir nesne ya da dokulu işaret, sayfanın hangi bitkiye ait olduğunu hatırlatabilir. Örneğin saksının yanındaki büyük işaretin benzeri günlüğün kapağında da bulunabilir. Bu işaret bitkinin kendisinin ya da yaprağın dokusunun kanıtı değildir; yalnızca kimliği hatırlatmaya yarar. Görmeden veya kâğıdı tutmadan katılan çocuk için sesli açıklama ve erişilebilir bir kayıt yolu ayrıca planlanmalıdır.

Hangi yöntemin seçileceği, çocuğun o günkü tercihine ve kaydın amacına bağlıdır. Yaprağın yaklaşık uzunluğunu iki gün karşılaştırmak için tarihli sayılar yararlı olabilir. Birine bitkinin gövdedeki yerleşimini anlatmak için çizim veya sözlü tarif daha uygun gelebilir. Aynı sayfada birden fazla yöntem kullanılabilir; fakat her birinin neyi kaydettiğini ayrıca açıklamak gerekir.

Karşılaştırma yaparken yöntem değişikliğini not edin. İlk gün çocuğun sözleri yazılmış, ikinci gün yetişkin fotoğraf çekmiş olabilir. Bunlar birbirini tamamlar, ancak ilk gün fotoğrafta görünmeyen bir ayrıntı hakkında kesin bilgi vermez. Gerekli bilgi eksikse boşluğu tahminle doldurmak yerine «ilk kayıtta belirtilmemiş» yazın. Bu ifade bir eksikliği dürüstçe korur.

Örnek sayfa düzeni oldukça basit olabilir: üstte tarih ve yer, ortada bitkinin genel resmi, yanında seçilen yaprağa yönelen bir ok, altta çocuğun cümlesi. Ölçüm yapılmışsa yaklaşık değer ayrı bir satırda bulunur. Çocuk sayfa yönünü veya öğelerin yerini değiştirebilir. Önemli olan, daha sonra bakan kişinin tarihle gözlemi ilişkilendirebilmesidir.

Örnek bir kayıt şöyle okunabilir: «12 Nisan; mutfak penceresi; saksı işaretinin yanındaki alt yaprak; yaklaşık 3 cm; yaprak biraz aşağı eğik.» İkinci tarihte yaklaşık 4 cm ölçülürse aynı yaprak ve ölçüm yöntemi kontrol edilir. Bu örnekteki tarih ve sayılar gerçek bir bitkinin beklenen takvimi değildir; aile kendi verilerini olduğu gibi yazar.

Ziyaretler arasındaki değişiklikleri nasıl not edebilirsiniz?

Bir gün bitkinin yeri değişirse tarihini ve yeni yerini yazın. «Pencere önünden masaya taşındı» ifadesi bir olay kaydıdır; bunun yapraktaki değişime yol açtığını tek başına göstermez. Sonraki çizimde aynı tarafı bulmak güçleşirse yeni bakış açısını belirtin. Taşıma işlemi bitkinin veya çocuğun güvenliğini etkiliyorsa kararı yetişkin verir.

Yetişkin sulama yaptığında tarih ve yapılan işlem kısaca kaydedilebilir. Örneğin «Salı günü yetişkin suladı» yazmak, daha sonra bakım geçmişini hatırlatır. Verilen su miktarı bilinmiyorsa sayı uydurmayın. Her gözlem gününü sulama gününe dönüştürmek de gerekli değildir; bakım ihtiyacı, etkinlik programından ayrı değerlendirilmelidir.

Bazı günler aile evde olmayabilir veya çocuk bitkiyle ilgilenmek istemeyebilir. Defterde boş kalan tarihler sorun değildir. Sonraki sayfada yeniden bakılan günü yazın ve önceki gözlemle arasındaki süreyi takvimden bulun. Arada ne olduğunu bilmediğiniz zaman, değişimin hangi gün gerçekleştiğine dair kesin bir tarih vermeyin. İki gözlem arasındaki dönem bir aralıktır.

Seçilen yaprak düşmüşse bu durum yeni bir kayda dönüştürülebilir. Önceki tarihte görüldüğünü, bugünkü incelemede aynı yerde bulunmadığını yazın. Tam olarak ne zaman düştüğünü görmediyseniz bunu belirtin. Çocuk yeni bir yaprak seçmek isterse önceki ölçüm serisini sonlandırıp yeni bir sayfa açabilirsiniz; farklı yaprakların sayılarını tek bir sürekli dizi gibi sunmayın.

Bir yaprakta leke fark edilirse yalnızca görünebilen özelliği tarif edin: yeri, yaklaşık biçimi veya rengi. Fotoğraf ya da çizim bu tarife eşlik edebilir. Tek bir leke görüntüsünden hastalık tanısı koymayın; bitkinin bakımı konusunda endişe varsa uygun bir uzmandan veya güvenilir kaynaktan yardım alın. Çocukların bilinmeyen maddelere dokunması ya da bunları temizlemesi gerekmez.

Dışarıdaki bir bitkide yağmur, rüzgâr veya çevredeki çalışmalar gözlemi etkileyebilir. Hava durumunu o anda gerçekten gözlemlediğiniz kadarıyla yazın: «Gözlem sırasında yağmur yağıyordu» gibi. Gün boyu aynı havanın sürdüğünü bilmiyorsanız eklemeyin. Bahçeye erişim kapanırsa önceki sayfalar üzerinden anlatı kurmak mümkün; bitkiye ulaşmak için izin gerektiren alana girmeyin.

Farklı evlerde ve şehirlerde koşullar değişir. Ankara’da güneş alan bir pencereyle Karadeniz kıyısındaki gölgeli bir balkon aynı ortamı sunmayabilir; aynı şehirde iki pencere de farklı olabilir. Bu nedenle başka bir ailenin ölçülerini hedef olarak kullanmayın. Kendi bitkinizin bulunduğu yeri ve baktığınız günleri kaydetmek, karşılaştırmayı yerel koşullara bağlar.

Gözlem birkaç hafta sürdüğünde çocuğa sayfalardan hangisini saklamak veya bir başkasına anlatmak istediğini sorabilirsiniz. Belki en ilginç bulduğu şey yaprağın büyüklüğü değil, yeni çizdiği saksı işaretidir. Seçimin nedenini dinleyin ve istenirse not düşün. Günlük bir büyüme yarışması değil; aynı yere tekrar bakmayı ve ne görüldüğünü anlatmayı destekleyen esnek bir araçtır.

Bir sayfayı birlikte hazırlamak

Diyelim ki iki yetişkin ve bir çocuk, penceredeki fasulyenin tek bir yaprağını izlemek istiyor. Önce çocuk yaprağı gösteriyor, bir yetişkin saksının yanındaki işarete göre konumunu tarif ediyor, diğeri tarifi dinleyip aynı yaprağı bulmaya çalışıyor. Dinleyen kişi farklı bir yaprağı gösterirse açıklamaya yeni bir ipucu ekleniyor. Böylece çizim başlamadan önce ortak bir referans oluşturuluyor.

Ardından çocuk «yaprak hafifçe yana eğik» diyor ve yetişkin bu ifadeyi tarihli sayfaya yazıyor. Çocuk cümleyi farklı duyduğunu belirtirse yazıyı değiştiriyorlar. İlk ölçüm yaklaşık 3 santimetre ise cetvelin başlangıç ve bitiş noktaları küçük bir çizimle gösteriliyor. Bu aşamada yaprağın önceki gün nasıl göründüğüne dair bilgi yok; ilk sayfa yalnızca o gün için bir başlangıç sunuyor.

Birkaç gün sonraki sayfada aynı yaprağın yaklaşık 4 santimetre olduğu varsayılsın. Çocuk iki sayıyı karşılaştırıp aradaki farkı bir santimetre olarak bulabilir veya iki işaret arasını cetvelde gösterebilir. Cetvelin farklı konumlandırılması ve yaprağın bükülmesi gibi ölçüm belirsizlikleri nedeniyle bu fark yaklaşık kabul edilir. Yetişkin ölçümü kesinleştirmek için yaprağı düzleştirmeye zorlamaz.

İkinci sayfada ayrıca «uç yukarı dönük gibi görünüyor» yazıyorsa, yönle ilgili yeni bir soru doğar. İlk kayıt aşağıya eğiklikten söz etmiştir; ancak bitkinin ya da gözlemcinin yönü değişmişse çizimler doğrudan aynı açıdan yapılmamış olabilir. Sayfalardaki konum notlarına bakın. Yeterli bilgi bulunmuyorsa yalnızca iki tarihteki anlatımların farklı olduğunu söyleyin.

Çocuk bu sayfayı büyükannesine telefonda anlatmak isterse bitkiyi kameraya göstermek zorunda değildir. Tarihleri söyleyip «ilk ölçüm üç, ikincisi dört santimetreydi» diyebilir; yetişkin sayfayı gerektiğinde okuyabilir. Büyükanne hangi yapraktan söz edildiğini sorarsa yer tarifini ekleyebilirler. Anlatım sırasında sayıların örneğe mi gerçek kayda mı ait olduğu açık tutulmalıdır.

Kayıttaki bilgiyi bir takvim üzerinde göstermek isteyen çocuk, gözlem yapılan günleri işaretleyebilir. İşaretler yalnızca gözlem günlerini belirtir; aradaki günlerde bitkinin değişmediği sonucunu vermez. İki tarih arasında beş gün varsa bunun nasıl sayılacağını birlikte kontrol edebilirler. Çocuk için takvim hesabı şu anda ilgisizse tarihler yazılı kalabilir ve hesaplama başka bir zamana bırakılabilir.

İşaretleme yaparken motor desteğe ihtiyaç duyan bir çocuk, yetişkine «bu gün» diyerek ya da bakışıyla seçim yaparak tarihi belirtebilir. Yetişkin işareti koymadan önce seçimi doğrular, sonra çocuğun görmesine veya erişilebilir başka bir yolla kontrol etmesine imkân verir. Görevi kimin fiziksel olarak yaptığı değil, kararın kime ait olduğu ve kaydın onun gözlemini yansıtıp yansıtmadığı önemlidir.

Dikkat süresi kısa olduğunda bütün sayfayı bir oturumda bitirmek gerekmez. Önce bitki bulunup tek bir ayrıntı gösterilebilir; kayıt, çocuğun hatırladığı sözler açıkça belirtilerek daha sonra tamamlanabilir. Doğrudan gözlemle sonradan hatırlanan bilgiyi ayırın. Eğer ayrıntı unutulduysa boş bırakmak veya yeniden bakmak, yetişkinin çocuğun yerine tahmin yazmasından daha güvenilir olur.

Günün sonunda çocuğa «Bu kayıtta değiştirmek istediğin bir şey var mı?» diye sorabilirsiniz. Çocuk bir oku düzeltmek, cümleyi kısaltmak veya sayfayı saklamak istemeyebilir. Değişiklik yapıldığında önceki bilgi önemliyse eski hâlin üzerini tek çizgiyle çizip yenisini yanına yazmak yararlı olabilir. Kişisel bir çizimin nasıl saklanacağına ise çocuk ve bakımından sorumlu yetişkin birlikte karar verir.

Sonraki ziyaret için tek bir açık soru seçmek yeterlidir: «İşaretlediğimiz yaprak hâlâ aynı yerde mi?» veya «Bu kez uzunluğunu ölçmek ister misin?» Yanıtı belirli bir değişim bekleyerek yönlendirmeyin. Bazen çocuk bitki yerine bahçedeki başka bir şeyi incelemek isteyebilir. Mevcut kayıt, tamamlanması gereken zorunlu bir seri olmasa da o ana kadar görülenleri anlatan bir belge olarak kalır.

Bir sonraki sayfanın başına önceki gözlemden kalan soruyu yazabilirsiniz; yanına yanıt için boş alan bırakın. Yeni gözlem yapıldığında bu alanı yalnızca gerçekten gördüğünüz veya ölçtüğünüz bilgilerle doldurun. Yanıt hâlâ belirsizse soru açık kalabilir. Çocuk isterse yanına bir çizim, işaret veya dikte ettiği kısa bir cümle ekler; her sorunun aynı gün çözülmesi gerekmez.

AKLINIZA TAKILABİLECEK BAZI SORULAR

Yararlı yanıtlar

Çocuk çizim yapmazsa gözlem kaydı tutulabilir mi?

Evet. Çocuk bir ayrıntıyı işaret edebilir, anlatabilir veya sembol seçebilir; yetişkin onun onayıyla bunu kaydedebilir.

Yaprağın neden değiştiğini kayıt tek başına gösterir mi?

Hayır. Kayıt görülen değişikliği gösterebilir; neden hakkında birden fazla olasılık bulunabilir ve ek bilgi gerekir.

Her gün ölçüm yapmak gerekli mi?

Hayır. Uygun ve istekli olduğunuz günlerde tarihli kayıtlar oluşturabilirsiniz; ölçülmeyen günleri de öyle belirtin.

Küçük bir fikri maceraya dönüştürün.

Birlikte kısa bir etkinlik deneyin, ardından keşfinizi günlük yaşama taşıyın.

Şekiller ve nesneler Sayılar ve sayma Bilim ve iyilik