Ece ile Elif bir resim kitabına bakarken adlarını yavaşça söylemeyi deniyor. “E-ce” ve “E-lif” derken ikisi de iki hece duyuyor; kitabın yanındaki topun adıysa tek hece. Her söylenen hece için bir işaret koyabilir, sesleri birlikte dinleyebilir veya hikâyeyi sadece konuşarak sürdürebilirsiniz. Çocukların adlarını söylemesi ya da el çırpması zorunlu değildir.

Hikâye: Kitabın yanındaki top

Ece ile Elif bir minderin üzerinde resim kitabı inceliyor. Sayfada bir top görünce Ece yerdeki büyük, güvenli topu işaret ediyor. Elif “Top” diyor. Sonra ikisi kendi adlarını merak ediyor: “Benim adım söylenirken kaç parça duyuluyor?”

Ece adını önce doğal biçimde söylüyor, ardından yavaşça “E-ce” diye iki heceyi ayırıyor. Elif de “E-lif” diyor. Bir yetişkin, istenirse her hece söylenirken masaya büyük bir kart koyuyor: Ece için iki kart, Elif için de iki kart. Kartlar hecelerin kendisi değil; söylenen parçaları hatırlamak için seçilmiş işaretler.

Elif topu yeniden gösteriyor. “Top” sözcüğü tek heceli olduğu için bir kart yeterli. Ece, kendi adının daha çok harfi olduğu için değil, bu oyunda söylenişi iki heceye ayrıldığı için iki işaret kullanıyor. Hikâye burada bitebilir. İsteyen çocuk başka bir sözcük seçebilir, istemeyen kitabın resimlerine bakmaya devam edebilir.

Karakterlerin adları bir yarışın puanları değildir. Ece ile Elif’in adları iki heceli olsa da farklı sözcüklerdir. Hece sayısının aynı olması, adların aynı olduğu veya birbirleriyle uyaklı olduğu anlamına gelmez. Hikâyedeki karşılaştırma yalnızca söylenişte belirlenen hece sayısıyla ilgilidir.

Bir heceyi nasıl ele alacağız?

Bu etkinlikte önce sözcüğün tamamını doğal biçimde söyleyin. Sonra gerektiğinde hecelerini ayırarak tekrar edin: “an-ne” iki, “top” bir hecedir. Ardından sözcüğü tekrar bütün hâliyle söylemek, parçaların hangi sözcüğe ait olduğunu hatırlatır. Yazıda kullandığımız kısa çizgi, bu anlatımda hece sınırını göstermek içindir; çocuğun yazması beklenmez.

Hece ile harfi ayrı tutun. “Ece” yazılırken üç harf kullanılır: E, c ve e. Sözcük “E-ce” diye iki heceye ayrılır. Her harf için bir kart koyarsak üç kart, her hece için bir kart koyarsak iki kart kullanırız. Bunlar aynı sözcük hakkında iki farklı sayma sorusudur.

“Elif” dört harfle yazılır ama “E-lif” iki hecedir. Bu nedenle harf sayısına bakıp her harfi bir hece saymak doğru sonuç vermez. Çocuk adını yazılı görmeden de sözcüğün söylenişi üzerine konuşabilir. Kartlar görünüyorsa yetişkin, harfleri okumakla söylenen heceleri dinlemenin farklı görevler olduğunu açıklayabilir.

Türkçede yazıda kullanılan heceleme ve satır sonunda sözcüklerin bölünmesiyle ilgili kurallar için [Türk Dil Kurumunun hece yapısı açıklamasına](https://tdk.gov.tr/icerik/yazim-kurallari/hece-yapisi-ve-satir-sonunda-kelimelerin-bolunmesi/) bakabilirsiniz. Bu rehber konuşulan sözcüklerle kısa bir oyun önerir; çocuğun satır sonu yazım kurallarını öğrenmesini şart koşmaz.

Hikâyeyi birlikte hazırlayın

Ece ve Elif adlarını büyük kartlara yazabilir, top için anlaşılır bir resim seçebilirsiniz. Ad kartları hikâyedeki kişileri göstermek için kullanılır; oyuna katılmak için onları okuyabilmek gerekmez. Gerçek bir çocuğun adını kullanmak isterseniz önce ona uygun olup olmadığını sorun. Katılımcı, hikâyedeki başka bir adı veya bir hayvan karakterini seçebilir.

İşaretler için büyük kâğıt daireler, uygun boyutta kartlar veya sayfa üzerine çizilmiş noktalar kullanılabilir. Küçük parçaların uygun olmadığı durumlarda ayrı pullara ihtiyaç yoktur. Bir yetişkin malzemelerin yaşa ve kullanım biçimine uygunluğunu değerlendirir; her hece için bir parmak göstermek veya bir kişiden işaret koymasını istemek de mümkündür.

İki heceli bir ad için iki ayrı işaret alanı hazırlayın. İşaretlerin birbirine değmemesi, hangilerinin sayıldığını ayırt etmeyi kolaylaştırabilir. Fakat hazırlanmış iki alan çocuğa cevabı doğrudan gösterir. Bu başlangıç için bir destek olabilir; yapılan seçimi bağımsız hatırlama sınavı gibi sunmayın.

Kitap veya top bulunmasa da öykü sözle anlatılabilir. Top gerçek bir nesne olarak kullanılıyorsa mekâna ve katılımcılara uygun olmalıdır. Eşyalar oyundan önce mevcut işleri aksatacak şekilde toplanmak zorunda değildir. Çocuk resim yerine başka bir konu seçiyorsa, seçilen sözcüğün nasıl söylendiği üzerinde anlaşın.

Oyunla öğrenen sevimli çizgi karakterler
Küçük adımlar. Mutlu alışkanlıklar.

Ece ve Elif adlarını karşılaştırın

Önce “Ece” deyin, sonra “E-ce” biçiminde iki bölümü sırayla söyleyin. İsteyen bir katılımcı her bölümde bir işaret koyabilir. İkinci işaretten sonra iki işareti birlikte sayın. Bir işaret söylenen bir heceyi temsil eder; Ece’nin iki farklı kişi olduğu anlamına gelmez.

“Elif” için de sözcüğü bütünüyle söyleyip “E-lif” diye ayırın. Her hece için bir işaret yerleştirildiğinde yine iki işaret elde edilir. İki adın yazılışındaki harf sayıları farklıdır, fakat bu örnekte hece sayıları aynıdır. Bu iki bilgiyi birbiriyle karıştırmadan yan yana koyabilirsiniz.

İşaretleri iki sıraya koymak karşılaştırmayı görünür kılar: Ece için iki, Elif için iki. İsterseniz her sıradaki işaretleri bire bir eşleyin. Bu, sayıları karşılaştırmanın bir yolu olabilir; hecelerin birbirleriyle aynı seslerden oluştuğunu göstermez. “E” ortak duyulsa da ikinci heceler “ce” ve “lif” farklıdır.

Bir işaret iki hece için kullanılırsa kayıt, üzerinde anlaşılmış kuralla örtüşmez. Önce katılımcının işaretleri nasıl kullandığını sorun. Belki her kişi için bir kart seçmiştir; bu durumda iki kişinin her biri için bir kart koymak da kendi sorusuna göre anlamlıdır. Hece sayısına geçilecekse ölçütü ayrıca söyleyin.

“Anne” ve “top” için ne değişir?

Hikâyeye Ece’nin annesi katılırsa “anne” sözcüğünü önce bütün olarak, sonra “an-ne” diye söyleyebilirsiniz. İki hece için iki büyük işaret koyun. Ardından “top” sözcüğünü söyleyin ve bir işaret koyun. Birinde iki, diğerinde bir hece vardır; nesnenin veya kişinin büyüklüğü hece sayısını belirlemez.

“Anne” sözcüğünün iki hece olması, her hecenin iki harften oluştuğunu genel bir kural hâline getirmez. Örneğin “E-ce” adının ilk hecesi yazıda tek harfle, ikinci hecesi iki harfle gösterilir. “Top” ise üç harfli olmasına rağmen tek hecedir. Söylenen parçayla yazılı işaretleri farklı düzeylerde ele almak yeterlidir.

Bir çocuk “top” için iki kez el çırparsa önce hangi hareketin neyi gösterdiğini sorun. Belki topun iki kez zıplamasını anlatıyordur. Oyunun o anki kuralı bir hece için bir hareketse sözcüğü tekrar söyleyip bir işaretle gösterebilirsiniz. Çocuk kendi fikrini açıklamak veya o turu bitirmek isteyebilir; hareket sayısından tek başına ne düşündüğünü bilemezsiniz.

“Anne” derken iki işareti bir araya getirip sözcüğü yeniden bütün hâliyle söyleyin. İşaretler çıkarıldığında sözcük kaybolmaz; onlar yalnızca dinlenen bölümleri temsil eder. Bu ayrım, masadaki kart sayısıyla dildeki sözcüğü aynı şeymiş gibi görmemeye yardımcı olur.

Eşit hece sayısı neyi gösterir?

Ece ve Elif’in adları iki hecelidir. “Anne” de iki hecelidir; ancak adlar ve sözcük anlamları farklıdır. İki işaretli sıraların eşit uzunlukta olması yalnızca seçilen kuralla iki hecenin gösterildiğini anlatır. İşaretlerin aynı renk veya biçimde olması sözcüklerin aynı seslerden oluştuğunu kanıtlamaz.

İki işareti saymadan da eşleştirebilirsiniz: Ece’nin birinci hecesine ait işareti Elif’in birinci hecesine, ikinciyi de ikinciye denk getirin. Hiç işaret artmıyorsa iki sırada aynı sayıda işaret vardır. Bu kontrolün anlamlı olması için önce her işaretin gerçekten bir söylenen heceyi temsil ettiğinde anlaşmış olmak gerekir.

“Top” için tek işaret ile Ece için iki işaret yan yana konduğunda birinci sıraya göre ikinci sırada bir işaret fazla kalır. Buradan Ece adının bu örnekte daha fazla hecesi olduğu anlaşılır. Bunun kişinin adıyla, yaşıyla ya da becerisiyle ilgili bir üstünlük anlamı yoktur.

Bir işareti diğerlerinden uzağa koymak sırayı daha uzun gösterebilir, fakat işaret eklenmediyse sayı değişmez. Şekle bakarak “daha uzun” demek bazen dizinin kapladığı mesafeyi, bazen de hece sayısını anlatır. Hangi özelliği karşılaştırdığınızı önceden söylemek iki farklı gözlemi ayırır.

Ece ile Elif için hazırlanan işaretleri birbirine karıştırırsanız hangi sıranın hangi ada ait olduğunu yeniden belirlemek gerekir. Ad kartlarını sıraların başına yerleştirmek bir çözüm olabilir. Kartları okumayan bir kişi için karakterleri ayırt eden başka bir simge de seçilebilir; simgenin neyi gösterdiği önceden açıklanmalıdır.

Ece sırasındaki iki kartı aralıklı, Elif sırasındakileri birbirine yakın koyun. İki sıra farklı uzunlukta görünse de kart eklenmediği veya çıkarılmadığı için her birinde yine iki işaret vardır. Her işaret bir heceyi temsil ediyorsa iki adın seçilen gösterimindeki hece sayısı eşittir. Bu kontrol, işaretlerin yerleşimini sayılarından ayırır.

El çırpmak tek seçenek değil

Bazı çocuklar her hecede el çırpmayı sever. Bazıları yüksek sesten hoşlanmaz, ellerini çırpmak istemez veya bunu yapamaz. Sözcüğün hecelerini göstermek için masaya hafifçe dokunmak, bir kartı hareket ettirmek, gözle seçmek ya da alışılmış iletişim aracını kullanmak da seçeneklerdir. Bir hareket çocuğun rahatlığına göre değiştirilebilir.

Yetişkin işaretleri çocuğun yönlendirmesiyle yerleştiriyorsa önce hangi işareti istediğini doğrulayın. Sözcüğü yetişkin söyleyip çocuk her bölümde işaret verebilir; roller bunun tersi de olabilir. Kimin konuştuğu, kimin karar verdiğini tek başına belirlemez.

Çocuğun sesi duyması veya konuşmayı takip etmesi için kullandığı destekleri dikkate alın. Sessiz bir ortam, yüze dönük konuşma, kişiye uygun bir araç ya da başka bir sunum biçimi gerekebilir. Bir resim kartının herkes için işitsel bilgi yerine geçeceğini varsaymayın. Çocukla ve onun gündelik iletişim yollarını bilen kişilerle hangi desteğin uygun olduğunu konuşun.

Bir yanıt beklerken zaman tanıyın. İletişim cihazında simge seçmek veya bakışla işaret etmek, yetişkinin hızlıca sözcüğü tekrarlamasından daha uzun sürebilir. Çocuk “bitirmek istiyorum” dediğinde ya da alışılmış işaretiyle bunu gösterdiğinde oyun durabilir.

Sözcüğün tamamını ve parçalarını dinleyin

Bir yetişkin “anne” der, kısa bir duraklamadan sonra “an-ne” diye ayırır ve yeniden “anne” der. Önce bütün sözcüğü duymak, parçaların hangi sözcüğe ait olduğunu açık tutar. Yavaş söylemek sözcüğü ses ses parçalamak anlamına gelmez: bu örnekte “a-n-n-e” diye harf adlarını saymak, “an-ne” diye iki heceyi karşılaştırmakla aynı görev değildir.

“Top” sözcüğünü de bütün hâliyle söyleyin. İçinde üç harf ve farklı sesler bulunsa da bu örnekte tek hece olarak ele alınır. Bir kişi her sesi ayrı ayrı dinlemek isterse bu yeni bir ses çalışması olabilir; ancak onun sonucundaki hareket sayısını hece sayısı diye etiketlemeyin.

Konuşmanın hızı, vurgu ve duyma koşulları katılımcının neye dikkat ettiğini etkileyebilir. Sözcüğü çok yapay biçimde uzatmak yerine doğal söylenişe dönüp sonra parçaları açıkça göstermek yardımcı olabilir. Bir çocuk farklı bir söyleyiş kullanıyorsa önce ne dediğini dinleyin; yalnızca yetişkinin beklediği ritme uymadığı için ona aynı cevabı tekrar ettirmeye çalışmayın.

Türk Dil Kurumunun açıklaması yazıda hecelerin nasıl bölündüğüne dair örnekler verir. Konuşmadaki heceleri araştırırken yazılı biçim bir başvuru olabilir, fakat çocuğun öncelikle bütün sözcüğü anlayıp erişilebilir biçimde alması önemlidir. Şarkı veya alkış ritmi bazen heceyle örtüşmeyebilir; hangi kuralın seçildiğini açıklayın.

Bir ritim duyulduğunda

Ece “E-ce” derken iki kez masaya dokunabilir; Elif de “E-lif” derken iki kez dokunabilir. Buradaki iki dokunuş, üzerinde anlaşılan hece işaretleridir. Aynı iki dokunuş farklı sözcükleri temsil edebilir. Bu yüzden yalnızca ritmi dinleyerek hangi adın söylendiği her zaman belirlenemez.

Şarkıda bir hece birden fazla nota üzerinde uzatılabilir veya melodi için bir sözcük farklı vurgulanabilir. İki nota duyulması her zaman iki hece duyulduğu anlamına gelmez. Çocuk bir ezgiyi örnek getirirse önce sözleri normal konuşma biçiminde söyleyip sonra istenirse şarkıdaki ritimle karşılaştırabilirsiniz.

El çırpma ile sayma arasında fark varsa hangi işin yapıldığını tekrar belirleyin. Katılımcı bir hece boyunca iki alkış yapmayı seçmiş olabilir; bu, iki heceli bir sözcük olduğu sonucunu zorunlu kılmaz. Oyunun amacı her heceye bir işaret koymaksa “Bir hece için kaç işaret koyacağız?” diye kuralı birlikte hatırlayın.

Ritim paylaşmak hoş bir ortak etkinlik olabilir, fakat hece çalışmasının zorunlu biçimi değildir. Hareketi yapamayan, duymayan veya tercih etmeyen katılımcı için farklı bir erişim yolu seçilmelidir. Aynı hikâyeye göstermek, iletişim simgesi kullanmak veya bir başkasını yönlendirmek yoluyla katılmak mümkündür.

Hikâyede roller nasıl paylaşılabilir?

Bir çocuk Ece’nin, diğeri Elif’in kartını seçebilir. İlk oyuncu kendi karakterinin adını söyleyebilir veya yetişkinden söylemesini isteyebilir. İkinci oyuncu, duyduğu her hece için bir işaret koymayı önerebilir. Sonra ilk oyuncu işaretlerin kendi niyetini yansıtıp yansıtmadığını kontrol eder.

Rolleri değiştirmek isteyenler ikinci adda bunu yapabilir. İkisi de aynı rolü istiyorsa iki ayrı işaret sırası oluşturabilir veya aynı sözcük için birlikte karar verebilirler. Bir kişi yalnızca malzemeleri taşırken bütün seçimleri diğerinin yapması zorunlu değildir. Kimin sözcüğü seçeceği, kimin hareket edeceği ve kimin kontrol edeceği önceden konuşulabilir.

Ece rolündeki katılımcı “Ben E-ce için üç kart istiyorum” derse hemen kartı elinden almayın. Üç kartın neyi gösterdiğini sorun. Bir kartı karaktere, iki kartı hecelere ayırmış olabilir. Eğer amaç her kartla bir hece göstermekse söylenen bölümleri ve kartları birlikte yeniden eşleştirmeyi teklif edin.

Katılımcılardan biri kendi adının kullanılmasını istemiyorsa hikâye onun adını içermek zorunda değildir. Ece ve Elif kurmaca karakterler olarak kalabilir veya tarafların kabul ettiği başka isimler seçilebilir. Çocuğun kişisel adını oyuna dahil etmemesi, etkinliğe katılmadığı anlamına gelmez.

Başka sözcükleri denemeden önce

Yeni bir örnek arayan çocuk “masa”yı önerebilir. Sözcük “ma-sa” diye iki heceye ayrılır. “Simit” için “si-mit” denebilir; bu da iki hecedir. Masanın ya da simidin boyutu bu sayıyı belirlemez. Önce sözcüğün anlamı ve söylenişi üzerinde anlaşın, sonra katılımcılar isterse heceleri işaretleyin.

Tek heceli bir başka örnek “su” olabilir. Bir bardaktaki suyun miktarı çoğalsa da “su” sözcüğü bu kullanımda tek heceli kalır. Gerçek içecekleri oyuna katmak gerekmez; bir çizim veya söz yeterlidir. İçecek kullanılacaksa yetişkin günlük güvenlik ve uygunluk koşullarını gözetir.

“Kitap” sözcüğünü “ki-tap” diye iki heceye ayırabilirsiniz. Kitap resminde birden fazla kitap bulunması, sözcüğün hece sayısını değiştirmez. Burada sayılan resimdeki nesneler değil, söylenen tek sözcüğün heceleridir. Çocuk resimdeki kitapları saymak isterse bu da farklı bir oyun olur.

Çok sayıda örneği art arda sunmak zorunda değilsiniz. Bir sözcüğü seçip bütünüyle söylemek, hecelerini göstermek ve yeniden bütün hâliyle söylemek tamamlanmış bir tur olabilir. Yeni bir sözcük çocuğun seçimiyle geldiğinde, önce neyi karşılaştırmak istediğini sorun: hece sayısını mı, yazılan harfleri mi, yoksa resimdeki nesneleri mi?

“Ece” ile “araba”yı karşılaştırmak isteyenler ilk sözcük için iki, ikinci için üç işaret koyabilir. İşaretler bire bir eşlendiğinde araba sırasında bir işaret artar. Bu, seçilen sözcüklerin hece sayıları arasındaki farkı gösterir; nesnelerin, kişilerin veya resimlerin değerini karşılaştırmaz.

Ece ile Elif’in hikâyesinde topu kaldırıp yerine kitap koyarsanız önce yeni nesnenin adını söyleyin. Eski tek işaretli top sırasını otomatik olarak kitap için kullanmayın. “Ki-tap” iki heceye ayrılır; istenirse iki yeni işaretle gösterilebilir. Nesne değiştiğinde ona ait sözcüğü ve gösterimi birlikte yeniden belirlemek gerekir.

Söylenen ad ve yazılı ad aynı bilgi değildir

Bir ad kartında Ece yazması, kartın hangi kişiyi temsil ettiğini kararlaştırmaya yarayabilir. Hece çalışmasında kartın yanındaki işaretler “E-ce” söylenişindeki iki bölümü gösterir. Kart üzerinde görülen harfleri saymak da mümkündür, ancak bu durumda soru üç yazılı işaret hakkındadır.

Elif kartını Ece kartının yanına koyunca birinde dört, diğerinde üç harf bulunur. Buna karşılık iki adın her biri iki hecelidir. Bir çocuk “Elif daha uzun” derse neyi kastettiğini sorun: yazılı harf sayısını, kartın fiziksel uzunluğunu veya söylenen hece sayısını mı? Kartlar farklı yazı boyutlarıyla hazırlanmışsa fiziksel uzunluk harf sayısına da güvenilir biçimde karşılık gelmeyebilir.

Karttaki boşluklar isimlerin parçası değildir. İki ayrı kart yan yana durduğunda “Ece Elif” iki addan oluşur; her ad ayrı ayrı iki hecelidir. İkisini birlikte söylerken dört hecelik iki sözcüklü bir dizi oluşturulabilir, fakat yeni bir ad icat edilmiş sayılmaz. İki sözcüğü hangi sınırda ayırdığınızı çocuğa gösterin.

Hece sınırlarını yazıda gösteren “E-ce” ifadesindeki kısa çizgi de harf değildir. Türk Dil Kurumunun satır sonu kuralları, hece yapısını açıklarken satır başında veya sonunda tek harf bırakılmamasına ilişkin ayrıca düzenleme içerir. Bir heceyi öğretici amaçla kısa çizgiyle göstermek, her satır bölmesinin aynı biçimde yapılabileceği anlamına gelmez.

Bir karakterin ad kartı ters duruyorsa okuyan kişi harfleri tanımakta zorlanabilir. Kartı uygun yöne çevirmek, sözcüğün kendisini veya hece sayısını değiştirmez. Görsel düzeni düzeltmeden önce kartı tutan kişinin tercih ettiği yönü sorun; aynı masa etrafında oturan iki kişi yazıyı farklı açılardan görebilir.

İki katılımcı kartları karşılıklı incelemek istiyorsa iki kopya hazırlamak da mümkündür. Her kopyada aynı ad yazsa da fiziksel olarak iki ayrı kart vardır; kartların sayısı ile adın hece sayısı yine farklı konulardır.

Hikâyeyi kesmeden destek sunmak

Yetişkin öyküyü anlatırken “Şimdi Ece ne yapmıştı?” gibi fazla sayıda yan soru sorarsa çocuk heceleri dinlemek yerine olayları hatırlamak zorunda kalabilir. Seçilen amaç bir sözcüğün hecelerini incelemekse örneği kısa tutun ve ad kartını görünür bırakın. Karakterler ve resimler, sözcüğü belirlemeye yardımcı olur; bellek testi yaratmak için kullanılmaz.

Çocuk sözcüğün adını farklı hatırlarsa önce kartın hangi karakteri gösterdiğine karar verin. Ece yerine Elif denmişse ikisi de iki hecelidir, ama bunlar yine farklı adlardır. Yalnızca işaret sayısının eşit olması karakterin doğru tanımlandığını göstermez. Gerekirse kartın yanına ayrı bir resim veya katılımcının seçtiği bir sembol koyun.

Bir çocuk iki heceyi dinleyip tek işaret koyarsa, işaretin neyi temsil ettiğini sorun. Bir heceyi kaçırmış olabilir; tek kartı bütün sözcük için kullanmış da olabilir. Yetişkin iki parçayı tekrar söyleyip iki işaret önerebilir, fakat çocuk bunu istemezse anlatıyı sürdürmek veya bitirmek de mümkündür.

Doğru ya da yanlış yanıt yerine somut gözlem paylaşın: “Ece derken iki bölümü gösterdik” veya “Top için bir kart koymayı seçtin.” Bu geri bildirim, yapılan işe ilişkindir. Tek bir turdan çocuğun okuma düzeyi, bütün sözcükleri heceleme yeteneği veya gelecekteki başarısı hakkında sonuç çıkarmayın.

Çizim ve işaretler nasıl saklanır?

Çocuk isterse Ece, Elif ve top için üç ayrı bölge çizebilir. Adların altına iki, topun altına bir nokta koyabilir. Noktaların heceleri gösterdiği önceden kararlaştırılırsa başka bir kişi resmi okuyabilir. Sözcükler çizimde yazılı değilse, hangi sıranın hangi sözcüğe ait olduğunu çocuk açıklayabilir veya bir resimle işaretleyebilir.

Bir noktayı silmek istiyorsanız önce çizimi yapan kişiye sorun. Belki fazladan görünen işaret bir hece değil, bir süslemedir. Değişikliği birlikte kararlaştırmak, kaydın kimin düşüncesini temsil ettiğini açık tutar. Aynı kâğıtta sözcükleri yazıp harfleri de işaretleyecekseniz iki tür işaretin anlamını ayrı belirtin.

Resim daha sonra saklanabilir, başka biriyle paylaşılabilir veya geri dönüştürülebilir. İsimler kurmaca seçilse bile katılımcının gerçek adı, fotoğrafı veya performansına ilişkin notlar gerekli değildir. Aile ve çocuk neyin paylaşılacağına birlikte karar verir.

Bir kayıt, seçilen sözcüğün o turda nasıl gösterildiğini anlatır. Başka bir gün farklı bir sözcük seçildiğinde eski kayıt otomatik olarak onun hece sayısını vermez. Önce yeni sözcüğü söyleyin ve istenirse ona ait yeni bir işaret sırası oluşturun.

Hikâyeye bir yer ya da yiyecek eklemek

Ece ile Elif, kitaptaki bir resme bakarken “İstanbul” adını duymuş olabilir. Sözcük “İs-tan-bul” diye üç heceye ayrılır. Hikâyede üç kart kullanılabilir; ancak bunun için çocuğun bu kente gitmiş veya kenti tanımış olması gerekmez. Anlamı kısaca açıklanabilir ya da aileye daha tanıdık başka bir sözcük seçilebilir.

Bir başka kurmaca sahnede çocuklar bir tepsideki baklavayı resimde görür. “Bak-la-va” üç hecelidir. Sözcüğün kullanılması gerçek yiyecek getirmeyi veya yemeyi gerektirmez. Yiyecekler ve ailelerin alışkanlıkları farklı olabilir; çocuk bu örneği istemezse “araba” gibi başka bir sözcükle devam edebilir. “A-ra-ba” da üç hecelidir.

Bu örneklerin hece sayısı nesnelerin veya yerlerin büyüklüğüne bağlı değildir. Top büyük çizilse de “top” tek hecelidir; küçük bir resimle gösterilen “araba” üç hecelidir. Her turda resimdeki nesneyi değil, üzerinde anlaşılan sözcüğün söylenen bölümlerini saydığınızı belirtin.

Yeni bir sözcüğün hecelenmesinden emin değilseniz onu hemen oyuna sokmak zorunda değilsiniz. Birlikte tanıdık bir örneğe dönün veya yetişkin Türk Dil Kurumunun yazım kılavuzunu sonradan inceleyin. Bir başkasının adını kullanıyorsanız kişinin kendi kullandığı söylenişe saygı gösterin; adlar aileler arasında farklı dillere ve söyleyişlere ait olabilir.

Farklı yanıtlara birlikte bakmak

Yetişkin “anne” için iki hece beklerken çocuk tek kart koyarsa “Bu kart bütün sözcüğü mü gösteriyor, yoksa ilk bölümü mü?” diye sorabilir. Çocuk açıklamak istemiyorsa tahmin yürütmek zorunda değilsiniz. İsteyenler “an-ne”yi tekrar dinleyip her bölüm için bir işaret koymayı deneyebilir; istemeyenler hikâyenin başka kısmına geçebilir.

İki kişi aynı sözcüğü farklı şekilde işaretlediyse önce kuralı karşılaştırın. Biri her harfe, diğeri her heceye bir kart koymuş olabilir. “Elif” için dört harf kartı ve iki hece kartı, aynı soruya verilmiş iki farklı cevap değil; farklı soruların sonuçlarıdır. Hangi grubun neyi gösterdiğini etiketlemek ayrımı görünür kılar.

Sözcük açıkça duyulmadıysa bir kez daha erişilebilir biçimde sunun. Kişinin işitme veya iletişim ihtiyacını yalnızca cevap sayısından çıkarmayın; günlük yaşamda kullandığı destekleri kendisine ve uygun olduğunda onu tanıyan kişilere sorun. Oyunun durdurulması veya başka bir zamana bırakılması her zaman bir seçenektir.

Kapanış

Ece ile Elif kitabı kapatıp topu yerine koyabilir. Hikâyenin sonunda katılımcı isterse bir sözcüğü seçip kaç işaret kullandığını anlatır; istemezse doğrudan başka bir oyuna geçer. “E-ce” için iki ve “top” için bir işaret, bu kısa buluşmanın tamamı olabilir.

Konuşulan hecelerle ilgili başlangıç etkinliği başka örnekler sunar. İşaretlerin bir sonraki buluşmada nasıl kullanılabileceğini merak edenler heceleri hatırlama etkinliğine de bakabilir. Bağlantılar isteğe bağlıdır; çocuğun öyküyü, yazıyı ve ritmi aynı oturumda tamamlaması beklenmez.

AKLINIZA TAKILABİLECEK BAZI SORULAR

Yararlı yanıtlar

Ece ve Elif kaç hecelidir?

E-ce ve E-lif ikişer hecelidir; yazılı harf sayıları ise farklıdır.

Top sözcüğü neden bir kartla gösteriliyor?

Bu oyunda her hece için bir kart kullanılır. “Top” tek heceli bir sözcüktür.

Çocuğun el çırpması gerekir mi?

Hayır. İşaret edebilir, kart seçebilir, alıştığı iletişim aracını kullanabilir veya bir yardımcıyı yönlendirebilir.

Her duyulan nota bir hece midir?

Hayır. Şarkıda bir hece birden fazla nota üzerinde söylenebilir; sözleri konuşma biçiminde de karşılaştırmak yararlı olabilir.

Üç buluşma veya bütün örnekler tamamlanmalı mı?

Hayır. Bir sözcük üzerine kısa bir konuşma bile tamamlanmış bir etkinlik olabilir.

Küçük bir fikri maceraya dönüştürün.

Birlikte kısa bir etkinlik deneyin, ardından keşfinizi günlük yaşama taşıyın.

Harfler ve sözcükler