Bir çocuk ve oyun arkadaşı, tanıdık eşyaların renklerini birlikte gösterebilir ve karşılaştırabilir. Bu etkinlik konuşmayı zorunlu kılmadan seçimi anlamaya ve renk adlarını doğal bir bağlamda kullanmaya odaklanır.

Birlikte renkleri fark etmek

İki kişi aynı eşyaya bakıp farklı ayrıntılar görebilir. Bu etkinlikte çocuk ve oyun arkadaşı, tanıdık nesnelerin üzerindeki renkleri gösterir, adlandırır ve birbirinin seçimini anlamaya çalışır. Oyun arkadaşı bir yetişkin veya katılmak isteyen başka bir çocuk olabilir.

Amaç, bir rengi farklı örneklerde fark etmek ve seçimi karşı tarafa anlatmaktır. Çocuk konuşarak, işaret ederek, bakışıyla veya alışık olduğu iletişim aracını kullanarak katılabilir. Bütün renk adlarını bilmesi, hızlı cevap vermesi ya da oyunu belirli bir süre sürdürmesi gerekmez.

Gerekli malzemeler

Geniş, kolay görülen iki farklı renkli yüzey seçin. Örneğin kırmızı bir bez ve mavi bir peçete kullanabilirsiniz. Bunlar yoksa bir kâğıda kırmızı ve mavi büyük şekiller çizin. Çocukların yaşına ve ihtiyaçlarına uygun güvenli malzemeler seçin.

Eşyaları sade bir zemine, her iki kişinin de görebileceği şekilde yerleştirin. Küçük parçalar kullanmak veya kart yazdırmak gerekmez. Karşılaştırma için daha sonra aynı renklerden birini taşıyan başka bir eşya ya da resim bulabilirsiniz; elinizde yoksa bu adımı atlayın.

Önce iki örneği tanıtın

Yetişkin kırmızı bezi gösterip “Bu bez kırmızı” diyebilir. Ardından mavi peçeteyi göstererek “Bu peçete mavi” der. Çocuğa iki yüzeye bakması için zaman verin. Bir nesneye dokunmak istemiyorsa yalnızca göstermek veya bakmak da yeterlidir.

Sonra bir tercih sorusu sorun: “Hangisini incelemek istersin?” Çocuk iki nesneden birini, ikisini ya da hiçbirini seçebilir. Bu soruda yanlış tercih yoktur. Seçimini doğrularken nesneyi ve rengi birlikte adlandırın: “Mavi peçeteyi gösteriyorsun.”

Oyunla öğrenen sevimli çizgi karakterler
Küçük adımlar. Mutlu alışkanlıklar.

İlk tur: Bir kişi seçer, diğeri bulur

Birinci kişi kırmızı bezi seçsin ve rengini söylesin veya göstersin. İkinci kişi yakında kırmızı bir yüzey arar. Bir kitap kapağının kırmızı bölümü bulunursa bezin yanına getirip karşılaştırın: “Burada da kırmızı var.” Nesneyi taşımak uygun değilse bulunduğu yerden göstermek yeterlidir.

Yakında uygun bir örnek yoksa bunu söyleyin: “Şimdilik başka bir kırmızı yer görmedik.” Çocuğun mutlaka doğru bir nesne bulması için uzun süre aramak gerekmez. İsterse kırmızı bir çizgi çizebilir veya başka bir renk seçebilir.

Örnek konuşma

Yetişkin: “Ben kırmızı bezi seçtim. Yakında başka kırmızı bir yer görüyor musun?” Çocuk kitap kapağını gösterir. Yetişkin: “Kapağın şu bölümü kırmızı. Bezin yanına koyup bakalım mı?” Çocuk isterse kitabı yaklaştırır ya da yetişkinden yaklaştırmasını ister.

Çocuk yalnızca “kitap” diyorsa bu da seçim hakkında bilgi verir. Yetişkin “Evet, kitap. Kapağında kırmızı bir bölüm var” diyerek renk adını doğal biçimde ekleyebilir. Çocuktan cümleyi tekrar etmesini istemek zorunlu değildir.

İkinci tur: Çocuk oyunu yönetsin

Bu kez çocuk bir renkli yüzeyi seçer, yetişkin benzer bir örnek bulmaya çalışır. Çocuk rengi söyleyebilir, yüzeyi gösterebilir ya da yetişkinin elindeki iki örnekten birini seçebilir. Yetişkin emin değilse “Şu mavi bölümü mü gösteriyorsun?” diye sorup yanıtı bekler.

Yetişkin yanlış nesneyi seçerse çocuk başka bir yeri gösterebilir. “Şimdi anladım, bu bölümü seçtin” diyerek seçimi değiştirin. Oyunu yöneten çocuğun düzeltmesi değerlidir; yetişkinin her seferinde ilk tahminde doğru nesneyi bulması gerekmez.

Renk ile nesneyi birlikte söylemek

“Kırmızı” sözcüğü tek başına odada birden çok nesneye uyabilir. “Kırmızı kitap” veya “kitabın kırmızı kapağı” demek dinleyicinin doğru yeri bulmasına yardım eder. Çocuk yalnızca rengi söylerse yetişkin iki olasılığı gösterip hangisini kastettiğini sorabilir.

Aynı nesnenin birden fazla rengi varsa belirli bölümü adlandırın: “Kutunun üzerindeki kırmızı çizgi.” Kutunun tamamını kırmızı diye tanımlamak, çocuğun gördüğü mavi veya beyaz bölümleri yok sayabilir. Gerektiğinde konuşmayı işaretle destekleyin.

Oyunla öğrenen sevimli çizgi karakterler
Küçük adımlar. Mutlu alışkanlıklar.

Söz ve işaret farklıysa

Çocuk “kırmızı” deyip mavi peçeteyi gösterirse önce hangi nesneyi istediğini sorun: “Bunu mu istiyorsun?” Çocuk onaylarsa peçeteyi verin ve “Mavi peçete burada” deyin. Böylece isteği karşılanırken renk adı da bağlam içinde duyulur.

Çocuk desenin üzerindeki küçük kırmızı bölümü kastediyor da olabilir. Hangi yüzeyden söz edildiği anlaşılmadan nedeni varsaymayın. Bir kez verilen yanıttan renk görmesi veya gelişim hakkında sonuç çıkarmak doğru olmaz.

İki kırmızı tonu karşılaştırın

Kırmızı bezin yanına kırmızı bir kitap kapağı koyun. Biri daha koyu, diğeri daha açık görünebilir. “İkisi de kırmızı, ama bu biraz daha koyu görünüyor” gibi bir açıklama kullanın. Çocuk başka bir fark görürse onu da dinleyin.

Nesnelerin tamamen aynı tonda olması gerekmez. Kumaş ve kâğıt ışığı farklı yansıtabilir. Renk adı konusunda kararsızsanız “Bu tonun adından emin değilim” diyebilir, ilk karşılaştırma için daha belirgin bir örnek seçebilirsiniz.

Açık mavi ve koyu mavi

Mavi bir peçete ile daha açık mavi bir çizimi yan yana koyun. Çocuğa iki yüzeyi gösterin: “Bu açık mavi, bu daha koyu mavi.” Önce sözcükleri kullanarak farkı modelleyin; çocuktan tonu hemen adlandırmasını beklemeyin.

İki örneği ayırt etmek zor gelirse renkleri daha belirgin olan yüzeyler seçin. Bazı tonlar için insanlar farklı sözcükler kullanabilir. Amaç sınırları tartışmak değil, görülen farklılığı birlikte anlatmaktır.

Bir resimde doğru bölümü bulmak

Büyük bir resimde kırmızı çatı ve yeşil çimen varsa yetişkin “Çatının rengini birlikte bulalım” diyebilir. Çocuk çatıyı gösterdiğinde “Çatı kırmızı” diye yanıt verin. Sonra isterse çimene geçebilir veya resim hakkında başka bir şey anlatabilir.

Resmin tamamında pek çok renk varsa “resim kırmızı” demek yerine belirli bölümü adlandırın. Elinizi çocuğun baktığı alanın üzerine koymamaya dikkat edin. Görsel çok kalabalıksa iki geniş renk alanı çizilmiş sade bir sayfa kullanın.

Ortak bir renk arayışı

İki oyuncu mavi peçeteye bakar, sonra çevrede mavi başka bir alan arar. Biri bir kitap kapağını, diğeri bir oyuncağın üzerindeki çizgiyi gösterebilir. Hangisinin önce bulunduğunu saymaya gerek yoktur. Her örnekte hangi bölümün mavi olduğu birlikte belirlenir.

Hiçbir örnek bulunmazsa oyunun sonucu budur. “Burada şimdilik mavi bir yer bulamadık” demek yeterlidir. Başka bir odaya gitmek veya bir eşyayı satın almak gerekmez. Çocuğun ilgisi sürüyorsa mavi bir çizgi çizmek de bir seçenektir.

Sırayla gösterme

İki çocuk katılmak istiyorsa biri renkli yüzeyi seçebilir, diğeri benzer bir yer gösterebilir. Sonraki turda roller değişebilir. Yetişkin her iki çocuğun seçilen örneği görebilmesine yardım eder ve gerekirse hangi parçadan söz edildiğini sorar.

Bir çocuk konuşurken diğeri işaret edebilir. Hızlarını veya kaç renk söylediklerini karşılaştırmayın. Bir çocuk devam etmek istemezse onu zorlamadan oyunu yeniden düzenleyin. Başkasına ait kişisel bir eşya kullanılacaksa sahibinin izni gerekir.

Sıranın ne zaman değişeceğini belirtin

“Biraz sonra sıra sende” demek belirsiz olabilir. Bunun yerine “Bu mavi alanı gösterdikten sonra sen bir yüzey seçebilirsin” deyin. Çocuğun seçimi gelince iki örneği ulaşabileceği bir yere koyun veya hangisini istediğini sorun.

Bekleyen kişi isterse örneklere bakabilir ya da bir sonraki seçimini düşünebilir. Beklemek istemiyorsa oyunu durdurmak veya birlikte başka bir düzen bulmak mümkündür. Renk adlarını öğrenmek için uzun bir bekleme şart değildir.

Çocuk konuşmak istemezse

Yetişkin iki nesneyi gösterip renklerini söyler ve bekler. Çocuk bakışıyla, el hareketiyle veya alışık olduğu bir iletişim aracındaki simgeyle seçim yapabilir. İşaret belirsizse seçildiğini düşündüğünüz nesneyi gösterip onay isteyin.

Yanıt gelmezse “Ben kırmızı bezi görüyorum” diyerek kısa bir gözlemle yetinebilirsiniz. Sessizlik tek başına anlamamayı göstermez. Çocuk yalnızca izlemek veya farklı bir etkinliğe geçmek istiyor olabilir.

Malzemeyi daha görünür kılın

Karmaşık desenleri kaldırın ve renkli yüzeyleri sade bir zemin üzerine koyun. Büyük alanlar küçük noktalardan daha kolay görülebilir. Işığı çocuğun gözünü rahatsız etmeyecek biçimde düzenleyin; nesneleri gerekirse çocuğun daha rahat gördüğü bir yere taşıyın.

Renkleri ayırt etmek çocuk için güçse tanıdık erişilebilirlik desteklerini kullanın ve iki belirgin örnekle başlayın. Bu oyun bir görme testi değildir. Ailenin görmeyle ilgili süren soruları varsa uygun bir uzmana danışılabilir.

Daha kolay bir başlangıç

Yalnızca kırmızı bir bez gösterin ve “Bu bez kırmızı” deyin. Sonra yanına başka bir kırmızı yüzey koyup “Burada da kırmızı var” diye belirtin. Çocuğun iki seçenek arasından karar vermesi gerekmez; birlikte bakmak bir başlangıçtır.

Çocuk isterse yüzeylerden birini gösterebilir veya yetişkinin yerini değiştirmesini isteyebilir. Bir karşılaştırmanın ardından oyunu bitirmek mümkündür. İstenen sayıda cevap alıncaya kadar aynı soruyu tekrar etmeyin.

Bir adım daha eklemek

Çocuk iki renkle oynamak istiyorsa üçüncü bir renkli yüzey ekleyin. Önce yeni yüzeyi gösterip adlandırın, sonra hangi rengi aramak istediğini sorun. Üç rengi aynı anda bulmak şart değildir; çocuğun seçtiği tek bir renk üzerinde kalabilirsiniz.

Başka bir seçenek, aynı rengi farklı malzemelerde karşılaştırmaktır: kırmızı bez ve kâğıt üzerindeki kırmızı çizgi gibi. Bir seferde tek yeni özellik eklemek, hangi desteğin işe yaradığını anlamayı kolaylaştırır.

Şekil ve rengi ayırın

Kâğıda kırmızı bir daire ve kırmızı bir kare çizin. Çocuk iki şeklin ortak özelliği olarak rengi gösterebilir; farklılık olarak da kenarları veya yuvarlak sınırı fark edebilir. Şekillerin adlarını bilmesi gerekli değildir.

Daha sonra kırmızı bir daire ve mavi bir daire gösterin. Bu kez şekil benzer, renk farklıdır. “Hangisi kırmızı bezle aynı renkte?” sorusunu sorarken bezi de görünür bırakın. Bir tercih sorusu soruyorsanız iki seçenekten biri daha sevildiği için seçilebilir.

Oyun arkadaşının belirsiz ipucu

Bir kişi “Mavi olanı bul” dediğinde masada iki mavi eşya varsa ikisi de ipucuna uyabilir. Diğer kişi “Mavi kitap mı, mavi peçete mi?” diye sorabilir. İlk ipucu yanlış değildir; doğru nesneyi tek başına belirlemek için yeterli ayrıntı içermiyordur.

Çocuk bir nesneyi göstererek veya “kitap” diyerek ipucunu tamamlayabilir. Yetişkin de aynı durumda açıklama isteyebilir. Böylece renk adı, yer veya nesne adıyla birlikte kullanıldığında iletişimin nasıl kolaylaştığı görülür.

Sık yapılan hata: yalnızca cevap beklemek

Yetişkin art arda “Bu hangi renk?” diye sorduğunda çocuk her nesneyi sınav sorusu gibi görebilir. Bunun yerine bazen yetişkin kendi gözlemini paylaşabilir: “Bu sayfada sarı bir güneş görüyorum.” Çocuk isterse başka bir ayrıntı gösterir.

Bir soru sorduktan sonra cevap için zaman tanıyın. Çocuk bir hikâye anlatmaya başlarsa bunu dinleyin; renk sözcüğünü yalnızca uygun olduğunda ekleyin. Oyunun değeri çok sayıda doğru sözcük üretmeye bağlı değildir.

Sık yapılan hata: örneği görünmez bırakmak

“Az önceki maviye benzeyen şeyi bul” isteği, karşılaştırmanın yanı sıra örneği hatırlamayı da gerektirir. Çocuk için zor geliyorsa mavi peçeteyi masada bırakın ve diğer nesneyi yanına getirin. İki yüzeyi aynı anda görmek farklılıkları incelemeyi kolaylaştırır.

Çocuk daha sonra örneği görmeden aramayı kendisi isteyebilir. Bu durumda yeni görevin bellek de içerdiğini bilin ve sonucu bir başarı puanına çevirmeyin. Örnek gerekirse her zaman yeniden gösterilebilir.

Günlük bir seçim sırasında

Sofra hazırlanırken iki uygun peçete varsa “Sarı olanı mı yeşil olanı mı istersin?” diye sorabilirsiniz. Çocuk istediğini işaret eder; yetişkin seçilen peçeteyi koyup rengini adlandırır. Bu, gerçek bir seçime bağlı kısa bir konuşmadır.

Sıcak yemekleri veya keskin araçları öğretim nesnesi olarak kullanmayın. Çocuk açsa ya da seçim yapmak istemiyorsa sofrayı hazırlamaya devam edin. Yemek düzenini renk oyunu için uzatmak gerekmez.

Dışarıda güvenli bir örnek

Güvenli bir yerden mavi bir kapı veya yeşil bir yaprak görülüyorsa çocuk ve yetişkin aynı yüzeye bakabilir. Önce çocuğun gösterdiği yeri doğrulayın. Mevsime ve bulunduğunuz yere göre örnekler değişir; olmayan bir nesneyi bulmaya çalışmayın.

Yola çıkmak, yabancıların eşyasına dokunmak veya fotoğraf çekmek gerekmez. Uygun renkli alan görünmüyorsa başka bir konuya geçin. Oyun arkadaşları daha sonra evde bir çizimle farklı bir örnek oluşturabilir.

Bir sonraki buluşma için not

Çocuk isterse seçtiği rengi büyük bir kâğıda çizebilir. Yetişkin “Yanına ne yazmamı istersin?” diye sorabilir. Çocuğun söylediği kısa ifade yazılır ve doğruluğunu kontrol etmesi için okunur. Yazı veya saklama istemiyorsa sayfa kullanılmayabilir.

Başka bir gün bu örneği yeniden inceleyebilir veya tamamen yeni bir eşya seçebilirsiniz. Çocuğun önceki buluşmayı hatırlaması gerekmez. İki görünür yüzeyle yeni bir karşılaştırma yapılabilir.

İki bezle ilk eşleştirme

Kırmızı bezi masaya koyun ve yanında iki seçenek bulundurun: kırmızı bir kâğıt ve mavi bir kâğıt. Yetişkin “Bezle aynı renkte olan kâğıdı arıyorum” der. Çocuk isterse kırmızı kâğıdı gösterir veya yetişkine doğru parçayı yaklaştırmasını söyler.

Çocuk mavi kâğıdı seçerse bunun bir tercih mi yoksa karşılaştırma yanıtı mı olduğunu sorun. Ardından iki kâğıdı bezin yakınına yerleştirip renkleri birlikte inceleyin. Yetişkin “Bu kırmızı kâğıt beze benziyor” diyebilir.

Kâğıtların ikisi de ulaşılabilir olmalıdır. Çocuk dokunmak istemiyorsa yetişkin seçilen kâğıdı hareket ettirebilir. Tek bir karşılaştırmadan sonra başka bir oyuna geçmek mümkündür.

Bir kitabı birlikte incelemek

Çocuğun seçtiği kitabı açın ve büyük bir renkli alan bulun. Örneğin resimde sarı bir balon varsa “Balonun rengine bakalım mı?” diye sorun. Çocuk kabul ederse alanı gösterin ve “Balon sarı” deyin.

Oyun arkadaşı aynı sayfada başka bir sarı alan görürse onu gösterebilir. Resimde böyle bir alan yoksa ikinci örneği aramak zorunda değilsiniz. Çocuk hikâyeye dönmek isterse okumaya devam edin.

Küçük ayrıntıları göstermek zor gelirse kitabı uygun bir konuma getirin veya daha sade bir resim seçin. Sayfayı kapatacak şekilde parmakla örtmek yerine hedefin yanını işaret edin.

Çocuğun seçtiği renkli iz

İki kalem ve bir kâğıt sunun. Çocuk hangi kalemle çizmek istediğini seçsin. Yetişkin seçimi adlandırabilir: “Yeşil kalemi seçtin.” Çocuk çizgiyi kendi çizebilir veya yetişkine nereden çizmesini istediğini gösterebilir.

Kalemin dış rengi her zaman bıraktığı iz ile aynı olmayabilir. Önceden küçük bir deneme yapın veya çocuğun çizdiği izi birlikte inceleyin. Çizginin düz olması ya da bir şekle benzemesi gerekli değildir.

Sonra oyun arkadaşı odada çizgiye benzer renkte bir alan arayabilir. İki yüzeyi yan yana getirince tonlar farklı görünürse bunu söyleyin. Bulunamayan bir örnek için aramayı uzatmayın.

Aynı renkte farklı nesneler

Masaya kırmızı bir bez ve kırmızı bir kâğıt koyun. Oyun arkadaşları birinin yumuşak, diğerinin daha sert olduğunu fark edebilir. Yetişkin “Dokuları farklı, renkleri benziyor” diyerek iki ayrı özelliği adlandırır.

Çocuk yalnızca nesnenin dokusuna dikkat ediyorsa önce bu gözlemi kabul edin. Daha sonra isterse renkli yüzeyleri karşılaştırın. Rengi fark etmek için kumaşa dokunmak gerekli değildir; bazı çocuklar bir malzemenin hissinden hoşlanmayabilir.

Çocuk nesnelerden birinin sahibiyse kullanmadan önce izin isteyin. İstemiyorsa kâğıda çizilmiş bir örnekle devam edebilirsiniz. Başkasının eşyası oyunun gerekli parçası değildir.

Aynı şekil, farklı renk

Bir kâğıda büyük bir kırmızı daire ve büyük bir mavi daire çizin. Kırmızı bezi yanlarına koyup “Bezle aynı renkteki daire hangisi?” diye sorun. Çocuk rengi belirlemek için üç yüzeyi aynı anda görebilir.

Çocuk mavi daireyi beğenip seçebilir. Tercihini kabul edin ve karşılaştırma sorusunu açıklayın: “Maviyi seviyorsun. Ben şimdi bezin rengine benzeyeni arıyorum.” İkinci bir yanıt vermek istemezse siz kırmızı daireyi gösterebilirsiniz.

Dairelerin tam olarak eşit olması gerekli değildir. Şekiller büyük ve belirgin olsun. Kesilmiş parçalar yerine tek kâğıt kullanmak, parçaları taşımayı zor bulan çocuk için daha uygun olabilir.

Aynı renk, farklı şekil

Kırmızı bir daire ve kırmızı bir kare çizin. İki oyuncu yüzeylere bakıp ortak bir özellik arar. Biri “İkisi de kırmızı” diyebilir; diğeri şekillerinin farklı olduğunu gösterebilir. Her iki gözlem de yerindedir.

Ardından mavi bir daire eklenirse iki farklı eşleştirme ortaya çıkar: kırmızı şekiller renge göre, daireler ise şekle göre eşleşir. Yetişkin hangi özelliğe baktığını açıkça söylemelidir.

Üç örnek fazla gelirse üçüncüsünü kaldırın. Oyun, aynı anda bütün özellikleri adlandırmak zorunda kalmadan tek bir karşılaştırmayla da tamamlanabilir.

Çizgili bir eşya hakkında konuşmak

Kırmızı ve beyaz geniş çizgileri olan bir bez bulunursa önce bir çizgiyi gösterin: “Bu çizgi kırmızı.” Sonra çocuk başka bir çizgi seçebilir. Çizgiler küçük veya çok sayıdaysa iki geniş çizgiyi kâğıda çizmek daha açık olabilir.

Çocuk bütün beze işaret edip “beyaz” dediğinde hangi bölümü kastettiğini sorun. Beyaz çizgiyi gösteriyorsa bu doğru bir gözlemdir. Yetişkin kırmızı bölümü de göstererek nesnenin birden fazla renk taşıdığını açıklayabilir.

Seçilen örneği çocuğun gözünün önünde tutun. Bir kişi gösterirken diğeri görülen bölümü adlandırabilir; sonra roller çocukların isteğine göre değişebilir.

Oyun arkadaşına yolu tarif etmek

Çocuk masadaki bir nesneyi seçsin ve yetişkine buldurmaya çalışsın. “Kırmızı kitap” diyebilir veya kırmızı bir örneği gösterip kitaba bakabilir. Yetişkin uygun nesneyi gösterir ve “Bunu mu seçtin?” diye doğrular.

İki kırmızı kitap varsa yetişkin “Büyük olan mı, küçük olan mı?” diye sorabilir. Çocuk nesneyi göstererek veya bir sözcük ekleyerek açıklayabilir. Renk bilgisi doğrudur, ancak birden fazla nesneye uyduğu için ek ayrıntı yararlı olur.

Çocuk tarif vermek istemezse yetişkinin gösterdiği nesneler arasından seçim yapabilir. Oyun, alışık olduğu iletişim biçimine göre düzenlenebilir.

Çocuk yetişkini düzeltirse

Çocuk kırmızı kutuyu düşünürken yetişkin kırmızı kitabı gösterirse “Hayır” diyebilir veya kutuyu işaret edebilir. Yetişkin “Kutuyu gösteriyorsun; şimdi gördüm” deyip seçimini değiştirir. Böylece anlaşılmayan bir mesajın nasıl açıklığa kavuşturulduğu gösterilir.

Çocuktan yetişkinin yanlış tahminini uzun uzun açıklaması istenmez. Doğru nesneyi göstermek veya onaylamak yeterli olabilir. Eğer çocuk yeni bir eşya seçmek isterse önceki turu kapatıp onun seçimine geçin.

Yetişkin sürekli bilerek yanlış tahmin yapmak zorunda değildir. Bu örnek, gerçek bir yanlış anlama olduğunda nasıl yanıt verilebileceğini gösterir.

Bir renk bulunamadığında

Çocuk sarı bir eşya aramak istiyor, fakat masada sarı bir yüzey görünmüyorsa birlikte çevreye kısa bir bakış atın. Uygun bir örnek yoksa “Burada sarı görmedik” deyin. Ardından çocuk farklı bir renk seçebilir.

Sarı kalem varsa bir alan çizmek başka bir seçenektir; kalem yoksa satın almak veya başka bir yere gitmek gerekmez. Çocuk yalnızca bezle oynamak isteyebilir. Böyle bir değişiklik etkinliğin başarısız olduğu anlamına gelmez.

Bir sonraki sefer önce mevcut eşyaları inceleyip renk seçimini onlara göre yapabilirsiniz. Böylece soru, çocuğun gerçekten görebileceği örneklerle ilişkilendirilir.

Işık ve gölgeyi gözlemlemek

Renkli bir kutu pencerenin yakınındaysa ışık alan yüzüne ve daha gölgeli yüzüne bakın. “Bu taraf sana daha açık görünüyor mu?” diye sorabilirsiniz. Çocuk fark görmeyebilir; malzemeye ve ışığa göre etki değişir.

Kutuyu döndürmek uygunsa yetişkin yavaşça çevirebilir. Parlak ışığı çocuğun gözüne yöneltmeyin. Gözlem, nesnenin görünüşünün koşullarla değişebileceğini konuşmak içindir; görme yetisini ölçmek için kullanılmaz.

Fark belirgin değilse başka bir örnek seçin veya bu adımı atlayın. Oyun arkadaşları tek bir renk adını kullanıp etkinliği bitirebilir.

İki çocuk için ortak resim

İki çocuk isterse büyük bir kâğıtta ayrı alanlara çizim yapabilir. Önce kâğıdı nasıl paylaşacaklarını konuşun. Biri kırmızı bir yol, diğeri mavi bir ev çizmeyi seçebilir; seçimler çocuklara aittir.

Bir çocuk diğerinin çizdiği yere ek yapmak istiyorsa önce izin ister: “Buraya yeşil bir ağaç çizebilir miyim?” Yanıt hayırsa başka bir alan seçilir. Yetişkin gerektiğinde soruyu anlaşılır biçimde kurmalarına yardım eder.

Çizimler arasında benzer renkler varsa çocuklar bunları gösterebilir. Resmin ayrıntı düzeyini veya hangi çocuğun daha hızlı çizdiğini karşılaştırmaya gerek yoktur.

Kişisel eşyaya saygı

Bir çocuk sevdiği kırmızı oyuncağı karşılaştırmada kullanmak istemeyebilir. “Oyuncağını kullanmak ister misin, yoksa başka bir şey mi seçelim?” diye sorun. Hayır cevabı üzerine oyuncağı sahibinde bırakın.

Diğer çocuk hayal kırıklığı yaşayabilir; yetişkin bunu kabul edip başka bir kırmızı yüzey önerebilir. Bir kitap kapağı veya çizim, kişisel bir nesneyi ödünç almadan da renk örneği sunabilir.

Oyuncak ödünç verilirse nasıl kullanılacağını ve ne zaman geri verileceğini anlaşılır biçimde konuşun. Renk oyunu, her kişisel eşyanın her zaman paylaşılması gerektiği anlamına gelmez.

Bir turu tamamlamak

Birinci kişi seçtiği yüzeyi gösterir, ikinci kişi benzer bir örnek bulur ve ikisi örneklere bakar. Bu üç adım tek bir tur oluşturabilir. Çocuk daha önce durmak isterse aramayı yarıda bırakmak da mümkündür.

Yetişkin “Şimdi sen seçmek ister misin?” diye sorarak yeni tur önerebilir. Çocuk başka bir oyun önerirse renk örneklerini kaldırın veya güvenli bir yerde bırakın. Sırayı sürdürmek için istek dışında tekrar yaptırmayın.

Oyun bitince kullanılan ev eşyaları yerine konur. Çocuğun yaptığı resim için ise “Saklayalım mı?” diye sorulabilir. Yanıt, resmin nasıl kullanılacağını belirlemeye yardımcı olur.

Bir sonraki örneği seçmek

Yetişkin önceki oyunda hangi düzenin yardımcı olduğunu düşünebilir: İki nesne yan yana mı daha iyi görünüyordu, yoksa biri elde tutulunca mı? Çocuk işaret etmek için yeterli alana sahip miydi? Bu gözlemler bir sonraki hazırlığı kolaylaştırır.

Eğer kitap sayfası çok kalabalıksa daha büyük bir renkli kâğıt seçilebilir. Eğer çocuk hareket etmek istiyorsa güvenli bir odada görünen tek bir nesneye birlikte bakılabilir. Her değişiklik belirli bir ihtiyaca karşılık vermelidir.

Bu değerlendirme çocuğa not vermek için değildir. Çocuğun oyuna katılma biçimi ve isteği, kullanılan malzemelerin uygunluğu kadar önemlidir.

İletişim aracını oyuna yerleştirmek

Çocuk bir iletişim panosu veya cihaz kullanıyorsa onu renkli örneklerle birlikte erişebileceği yere yerleştirin. Çocuk alışık olduğu simgeyi seçebilir, yüzeye bakabilir veya bir hareketle kararını bildirebilir. Yetişkin yanıtı almak için yeterli süre tanır.

Örneğin çocuk “mavi” simgesini seçip peçeteye bakarsa yetişkin “Mavi peçeteyi mi istiyorsun?” diye sorabilir. Onay alırsa peçeteyi yaklaştırır. Çocuk farklı bir isteği olduğunu gösterirse yetişkin seçimini değiştirir.

Bir iletişim biçimini diğerinden daha değerli saymayın. Çocuğun olağan iletişim ortakları, kullanılan işaretlerin anlaşılmasına yardımcı olabilir. Etkinlik için yeni bir cihaz veya özel uygulama edinmek gerekmez.

BrainHunters ile devam etmek

Çocuk ekran etkinliği isterse BrainHunters renk etkinliklerini birlikte açabilirsiniz. Ekranda gerçekten görünen yönergeyi okuyun ve çocuğun uygun yanıt verme yolunu destekleyin.

Evdeki eşya oyunu ayrı bir etkinliktir; sonuçları siteye otomatik olarak kaydedilmez. Ekran kullanımı zorunlu değildir. İki kişinin tek bir renkli yüzeye birlikte bakması da tamamlanmış bir etkinlik olabilir.

AKLINIZA TAKILABİLECEK BAZI SORULAR

Yararlı yanıtlar

Oyun için özel kartlar gerekir mi?

Hayır. Güvenli ev eşyaları veya kâğıda çizilmiş büyük renkli alanlar kullanılabilir.

Çocuk rengi söylemek zorunda mı?

Hayır. İşaret, bakış veya alışık olduğu bir iletişim aracıyla da seçim yapabilir.

Aynı renkte ikinci bir nesne bulunamazsa ne yapılır?

Aramayı bitirebilir, başka bir renk seçebilir veya istenirse kâğıda bir renkli alan çizebilirsiniz.

Küçük bir fikri maceraya dönüştürün.

Birlikte kısa bir etkinlik deneyin, ardından keşfinizi günlük yaşama taşıyın.

Renkler ve örüntüler