Bir yetişkin el fenerini duvara yöneltiyor; çocuk da ışıkla duvar arasındaki üçgen kâğıt kartı gözlemliyor. Duvarda görülen karanlık bölgeyi kâğıda çizilmiş bir örnekle karşılaştırmak, iki ayrı soruyu görünür kılar: Gerçekte ne görüyoruz ve çizimde neyi göstermeyi seçtik? Bu etkinlikte bir değişkeni değiştirerek gölgenin nasıl göründüğüne bakar, sonucu önceden kesin ilan etmek yerine gördüğümüzü kaydederiz.
Karşılaştıracağımız iki durum
Birinci durumda ışık, kart ve duvarla gerçek bir gölge gözlenir. İkinci durumda kâğıtta fener, kart, duvar ve gölgeyi temsil eden çizgiler bulunur. Gerçek düzenek değiştirilebilir; çizim ise seçilen bir anı ya da varsayılan düzeni gösterir.
Aynı soruyu iki modele yöneltin: «Kart ışık ile duvar arasındayken duvarda ne görünüyor?» Çizim, önceki bir gözlemin kaydı veya deney öncesi tahmin olabilir. Hangisi olduğunu açıklamazsak bir çizimi kanıtlanmış sonuçla karıştırabiliriz.
İki durumu karşılaştırırken önce ortak noktayı bulun: Her ikisinde de bir ışık kaynağı, ışığın önüne getirilen kart ve bir yüzeyden söz edilir. Sonra farkı arayın. Duvardaki görüntü ışığın koşullarına bağlıdır; çizimde ise bu koşulların yalnızca bazıları işaretlenir.
Örneğin resimde çizdiğiniz fenerin çevresine sarı bir ışık demeti ekleyebilirsiniz. Bu renk, ışığın gerçekten sarı olduğu anlamına gelmez; çizimi okuyan kişinin ışığın hangi yönde gittiğini anlamasına yardım eden bir işarettir. Kullandığınız işareti baştan açıklayın.
Çocuğa iki sütunlu bir kâğıt sunun: «Duvarda gördüğüm» ve «Çizimde gösterdiğim». Birinci sütuna koyu bölgeyi işaret edebilir; ikinciye bir şekil çizebilir. İki cevap tam aynı görünmüyorsa çizimin hangi ayrıntıları dışarıda bıraktığını birlikte konuşun.
Bu karşılaştırmada çocuğun yalnızca şekil adını söylemesi beklenmez. Nesnelerin sırasını tarif etmek, değişiklikten önce tahmin yapmak ve sonradan gözlemi ayırt etmek de çalışmanın parçalarıdır. Çocuk yanıtını konuşarak, işaret ederek veya çizerek verebilir.
Malzemeler ve güvenli hazırlık
Bir yetişkin tarafından tutulan uygun bir el feneri, büyükçe opak bir üçgen kâğıt kart, açık renkli duvar veya sabit bir yüzey, kâğıt ve kalem hazırlayın. Kartın kesilmesi gerekiyorsa yetişkin çocuğun ihtiyaçlarına göre yardımcı olur. Küçük parçalar kullanmak zorunlu değildir.
Fenerin ışığını kimsenin gözüne tutmayın. Sabit ve erişilebilir bir yer seçin; duvara yakın hareket ederken takılmaya neden olabilecek eşyalara dikkat edin. Odanın tamamen karanlık olması gerekmez; güvenli görüşü koruyun ve uygun bir ışık düzeyi seçin.
Fenerin ısınıp ısınmadığına ve üretici talimatlarına yetişkin bakar; kartı sıcak bir yüzeye yaklaştırmayın. Bir katılımcı ışığa veya gölgeye bakmak istemiyorsa başka bir rol seçebilir ya da etkinliği sonlandırabilir.
Feneri açmadan önce pil kapağının sağlam olduğundan emin olun. Işığı insanın ya da hayvanın gözüne doğrultmayın; çocuk feneri incelemek isterse yetişkin ışığın yönünü kontrol eder. Güçlü bir ışık kaynağı veya tamamen karanlık bir oda gerekli değildir.
Düz ve devrilmeyecek bir çalışma alanı seçin. Duvar uygun değilse masaya dayanmış sabit, açık renkli büyük bir karton kullanılabilir. Yüzeyin hareket etmemesi, gölge değiştiğinde hangi parçanın yer değiştirdiğini anlamayı kolaylaştırır.
Üçgen kartı herhangi bir renkten hazırlayabilirsiniz; önemli olan ışığın büyük bölümünü geçirmemesidir. İnce kâğıt ışığı kısmen geçiriyorsa daha kalın bir kart seçebilir veya bunu gözlem olarak konuşabilirsiniz. Kartın kenarları çocuğun rahatça tutabileceği kadar büyük olsun.
Malzeme hazırlığında kusursuz bir cetvel çizimi şart değildir. Üç düz kenarlı, kapalı bir kart yeterlidir. Kart eğiliyor veya kendi üzerine kıvrılıyorsa gölge biçimini yorumlamak zorlaşabilir; o zaman önce kartı düzleştirin ya da daha sağlam bir malzemeye geçin.
Çocuğun duvarı görebileceği ve ışığa doğrudan bakmayacağı bir yer ayarlayın. Ayakta durmak zor geliyorsa oturarak ya da fener yerine kartın konumunu tarif ederek katılabilir. Erişim biçimi değişse de karşılaştırılan iki durum aynıdır.
İlk gözlem: Üçgen kart ve fener
Feneri duvara doğru sabit tutun. Kartı ışık kaynağı ile duvar arasına yerleştirin; çocuk kartı tutabilir veya yetişkine nereye koyacağını gösterebilir. Duvardaki görünümü birlikte inceleyin. Kartın bir yüzü, ışık ve duvar belirli konumlardadır; bunları sözle tarif edin.
«Duvarda ne görüyorsun?» sorusuna çocuk koyu bir bölge, kenarlar veya üçgene benzeyen bir görünüm gösterebilir. Bir kenar bulanıksa bunu da kaydedin. Her fener ve konumda gölgenin keskin veya kartla aynı boyda olacağını vaat etmeyin.
Bir yetişkin kartı tutuyorsa çocuğun seçtiği konumu doğrulasın. Işık veya kart hareket ederse bunu söyleyin; ilk gözlemin hangi düzenekte yapıldığını hatırlamak sonraki karşılaştırma için önemlidir.
Işık açıkken kartı demetin dışından yavaşça içine getirin. Çocuğun önce duvarda neyin değiştiğini fark etmesine zaman tanıyın. «Duvarda koyu bir yer oluştu» demek yeterli bir başlangıçtır; bunun adını hemen bilmesi gerekmez.
Kartı sabit tuttuğunuz kısa anda duvardaki karanlık alanın sınırlarına bakın. Bazı sınırlar keskin, bazıları daha yumuşak görünebilir. «Bu köşeyi nerede görüyorsun?» sorusu çocuğu bir ayrıntıya yöneltir; gölgenin kartla birebir aynı olacağını varsaymaz.
İlk düzenin sözel kaydını yapın: «Fener burada, kart arada, duvar karşıda.» Çocuk isterse nesnelere sırayla dokunmadan işaret etsin. Bir yetişkin çizim yapacaksa çocuğa hangi parçanın hangi işaretle gösterileceğini sorması yararlı olur.
Kart demetin dışında kalırsa beklenen koyu alan duvarda görünmeyebilir. Önce ışığın duvara ulaştığını, sonra kartın ışığın yolu üzerinde olduğunu kontrol edin. Gölge yine belirsizse ortam ışığı ve yüzeyin özellikleri de görünümü etkileyebilir.
Çocuk koyu alana «leke» derse gözlemini kabul edip yeni sözcüğü bağlamda tanıtın: «Duvardaki koyu yeri gösterdin; buna gölge diyoruz.» Ardından kartı kısa süre kaldırın ve aynı yerde ne değiştiğini sorun. Sözcük, çocuğun fark ettiği olaya bağlanır.
Kart ile duvar arasına elinizi soktuğunuzda ikinci bir gölge oluşabilir. Çocuk bunu kartın gölgesiyle karıştırırsa önce eli çekin, sonra aynı düzeni yeniden inceleyin. Elin gölgesini karşılaştırmak isterseniz onu yeni bir deneme olarak adlandırın.
Ortamda birden fazla ışık kaynağı varsa koyu bölgenin kenarında üst üste gelen gölgeler görülebilir. Her evde aynı görüntü oluşması beklenmez. Hangi ışıkların açık olduğunu kaydetmek, ertesi gün farklı bir görünümle karşılaşıldığında konuşmaya başlangıç sağlar.
Kartı yavaşça kaldırıp yeniden yerine getirirken çocuktan duvardaki değişikliğin ne zaman gerçekleştiğini söylemesini isteyin. Bu gözlem, kartın konumuyla koyu alan arasındaki ilişkiyi fark ettirir; görünmeyen bütün ışık yollarını doğrudan gördüğümüz anlamına gelmez.

Çizimde ne gösteriliyor?
Bir kâğıda feneri, üçgen kartı ve duvarı basit işaretlerle çizin. Yanlarına «ışık», «kart» ve «duvar» yazabilirsiniz. Duvar üzerindeki koyu bölgeyi temsil eden bir şekil ekleyin. Bu çizimin gözlemden sonra mı yoksa önceki bir tahmin olarak mı yapıldığını belirtin.
Çizim seçilen konumları gösterebilir, fakat kartın gerçek uzaklığını veya gölge kenarının yumuşaklığını otomatik olarak ölçmez. Çocuğa «Bu şekil neyi gösteriyor?» diye sorun. Resimdeki koyu alan bir gölgeyi temsil eder; gerçek duvardaki gölge değildir.
Çocuk çizmek istemezse yerleri gösterebilir, yetişkin de onayından sonra çizebilir. Yıldız veya ok gibi ek işaretlerin anlamı önceden açıklanmalıdır; ok ışığın seçilen yönünü gösterebilir ama ikinci bir fener değildir.
Çizime yukarıdan görünüş ya da yandan görünüş diyebilirsiniz; ikisini aynı şeklin içinde açıklama yapmadan karıştırmak okumayı güçleştirir. Yandan görünüşte fener, aradaki kart ve karşıdaki duvarın sırası gösterilebilir. Duvarın üzerindeki şeklin önden görünüşünü ayrı bir kutuya ekleyebilirsiniz.
Yandan görünüş kutusuna kartı kısa bir çizgiyle göstermek mümkündür: Üçgenin yüzüne tam karşıdan bakılmıyorsa çizimde üçgen biçiminde görünmesi gerekmez. İkinci kutuda ise duvardaki koyu alanın önden gözlenen biçimini yaklaşık olarak çizin.
Çizdiğiniz oklar nesnelerin gerçek boyutlarını veya aralarındaki uzaklıkları ölçülü göstermezse bunu belirtin. «Bu resimde sıralamayı gösteriyoruz, mesafeleri cetvelle küçültmedik» cümlesi yanlış bir kesinlik izlenimini önler. Ölçekli bir plan yapmak etkinliğin ön koşulu değildir.
Çocuğun çiziminde kart duvarın arkasına yerleşmişse hemen silmesini istemeyin. Gerçek düzeneği yeniden gösterin ve «Işık önce karta mı, duvara mı ulaşıyor?» diye sorun. Sonra çocuk isterse okları veya nesnelerin yerini değiştirebilir.
Kâğıda tarih ya da «ilk konum» etiketi eklemek sonraki çizimle karşılaştırmaya yardım eder. Çocuk henüz yazmıyorsa iki farklı işaret seçebilir; hangisinin önceyi temsil ettiğini bir yetişkin çocuğun söylediği sözlerle kaydedebilir.
Bir resimde duvarın önden görünüşünü gösteriyorsanız gölgeyi onun içine yerleştirin; fenerin konumunu ise gerekirse ayrı bir kutuda anlatın. İki bakış açısını birleştirmek mümkündür, ancak aralarındaki geçiş etiketlenmezse çocuk resmin fiziksel konumunu yanlış yorumlayabilir.
Çocuğun çizgisinin düz olması ya da köşelerin tam eşleşmesi değerlendirme ölçütü değildir. Asıl soru, çocuğun hangi işaretin duvarı, hangisinin kartı temsil ettiğini açıklayıp açıklayamadığıdır. Çizimin açıklamasını yetişkinin yazması da mümkündür.
İki modelin farkları
Gerçek fener ve kart hareket ettirilebilir; duvardaki görünüm aynı anda gözlenir. Çizim kolayca saklanır ve önceki düzenle karşılaştırılır, fakat kâğıttaki şekil fener hareket ettiğinde kendi kendine değişmez.
Gerçek düzenek görüş alanı, ışık ve uygun yüzey gerektirir. Çizim daha küçük bir alanda incelenebilir; yine de bazı konumları veya belirsiz kenarları göstermeyebilir. Hangi araçla başlanacağı katılımcının erişimine ve sorulan soruya bağlıdır.
Güvenlik ve hazırlık da farklıdır: çizimde feneri yakmak gerekmez; gerçek gözlemde yetişkin ışığı güvenli yönde tutar. İkisi aynı soruya yardımcı olabilir, fakat biri diğerinin bütün özelliklerini taşımaz.
Duvardaki gölgenin kenarlarını elle çevrelemek her evde mümkün olmayabilir. Kâğıt üzerine yaklaşık biçim çizmek, bir yetişkinin sözlü tarif yazması veya çocuğun elleriyle büyüklüğü göstermesi de kabul edilebilir kayıt yollarıdır. Her yöntemin farklı ayrıntılar taşıdığını belirtin.
Bir çizimde ışık ışınlarını birkaç düz çizgiyle göstermek açıklamayı sadeleştirebilir; ancak bu çizgiler el fenerinin içindeki bütün ışık davranışlarını göstermez. Çocuğa «Bu çizgiler ışığın yönünü anlatmak için seçtiğimiz işaretler» demek yeterlidir.
Gerçek düzenekte gölge yüzeye ve ortamdaki başka ışıklara göre soluklaşabilir. Çizimde koyu kalemle boyanmış bölge ise her yerde aynı koyulukta görünebilir. Bu fark çizimin yanlış olduğu anlamına gelmez; çizimde hangi özelliğin gösterildiğini sorgulatır.
Çocuğa «Hangisiyle bir değişikliği hemen deneyebiliriz, hangisini yarın saklayıp inceleyebiliriz?» diye sorun. Yanıtlar birbirini dışlamak zorunda değildir: Gerçek düzenek yeniden kurulabilir, çizim de silinip değiştirilebilir. Fark, her yöntemde gereken eylemdedir.
Bir başkasına yalnızca çizimi gösterdiğinizde o kişi kartın tam hangi malzemeden yapıldığını bilemeyebilir. Çocuk bunun önemli olduğuna karar verirse kartın yanına «kalın kâğıt» yazdırabilir. Modelin açıklama gücü, seçilen ayrıntı ve etiketlerle artar.
Tek bir değişiklik: Kartı ışığa yaklaştırmak
Fener ve duvar sabitken kartı, duvara ve ışık kaynağına göre nerede tuttuğunuzu hatırlayın. Ardından kartın yönünü mümkün olduğunca koruyarak onu biraz fenere yaklaştırın; kart yine ışık ile duvar arasında kalsın. Hareketten sonra gölgeyi yeniden gözleyin.
Bu düzenekte gölgenin boyutu değişebilir. Çocuk «daha büyük görünüyor» veya «farkı seçemiyorum» diyebilir. Gerçek sonuç fenerin ve düzenin özelliklerine bağlıdır; karşılaştırma yapılmadan her durumda belirli bir sonuç söylenmemelidir.
İki gözlemi ayrı çizimlerle kaydedin: ilk kart konumu ve ikinci kart konumu. Fener ile duvarın sabit tutulduğunu not edin. Kartı da döndürdüyseniz bunu gizlemeyin; o zaman aynı anda birden fazla özellik değişmiş olabilir.
Başlangıçta feneri tutan yetişkin elinin yerini mümkün olduğunca sabit tutar. Çocuk kartı iki konum arasında taşır: önce duvara daha yakın, sonra ışık kaynağına daha yakın. Her iki konumda kartın demetin içinde ve kaynakla duvar arasında kaldığını kontrol edin.
Birinci gözlemi yaptıktan sonra ikinci konuma geçmeden önce çocuğun ne beklediğini sorun. «Büyür», «küçülür», «aynı kalır» veya «bilmiyorum» yanıtlarının hepsi tahmin olarak kaydedilebilir. Tahmin vermek istemeyen çocuk doğrudan gözleme geçebilir.
Kartı taşıdıktan sonra karanlık alanın tamamı duvarda görünüyorsa önce yaklaşık genişliği karşılaştırın. Bir kalem veya kâğıt şeridi referans olarak kullanabilirsiniz. Duvarı işaretlemek zorunlu değildir; şeridin uçlarını her gözlemde nasıl tuttuğunuzu açıkça belirtin.
Çoğu uygun düzende kart kaynağa yaklaştıkça duvardaki gölge daha geniş görünebilir; ancak fenerin ışık dağılımı, kartın açısı ve duvarda görünen alan sonucu etkiler. Karanlık bölge demetin dışına taşıyorsa eksik görüntüyü tam gölge gibi ölçmeyin.
İki gözlem farklı çıkarsa «Kartın yerini değiştirdik; başka bir şey de değişmiş olabilir mi?» diye sorun. Fenerin eliyle birlikte kayması, kartın eğilmesi veya başka bir ışığın açılması sonucu yorumlamayı zorlaştırabilir. Tekrar denemek, önceki kaydı silmeyi gerektirmez.
Gölge aynı genişlikte görünüyorsa bunu başarısızlık saymayın. Mesafenin fark edilmesi güç olacak kadar az değişmiş olması veya kenarların belirsizliği gibi olasılıkları tartışın. Tek bir gözlem nedenin hangisi olduğunu kesin olarak göstermez.
İsterseniz iki konumu «A» ve «B» olarak adlandırın. A çiziminde gördüğünüz alanı, B çiziminde ikinci alanı gösterin; iki çizimi aynı kâğıtta yan yana tutun. Çocuğun çizim becerisini değil, kendi gözlemine hangi işaretin karşılık geldiğini değerlendirin.
Karşılaştırmanın adil olması için iki gözlemde de aynı üçgen kartı kullanın. Birinci kartı ikinci konumda başka bir kartla değiştirirseniz hem kart hem konum değişmiş olur; gördüğünüz farkı yalnızca uzaklığa bağlamak güçleşir. Farklı kartları ayrı bir turda inceleyebilirsiniz.
İşaretleme için masaya iki kâğıt parçası koyabilirsiniz: A başlangıç konumunu, B ikinci konumu hatırlatsın. Bu işaretlerin ışık demetini kapatmamasına dikkat edin. Yer işaretleri yaklaşık konum sağlar; fenerin açısının değişmediğini tek başına garanti etmez.
Gölgenin ölçülecek kısmını önceden seçin. Örneğin ilk gözlemde en soldaki görünür noktadan en sağdaki görünür noktaya bakıyorsanız, ikincisinde de aynı tür genişliği kullanın. Köşeler belirsizse bunu kaydedin ve farkın yaklaşık olduğunu söyleyin.
Bir çocuk «A daha büyük» dediğinde hangi yönde daha büyük olduğunu sorun: genişlik mi, yükseklik mi? Gölgenin tamamını tek sayı ile anlatmak her zaman kolay değildir. Farklı açılardan bakmak veya bir bölgenin yüzey dışına taşması da karşılaştırmayı değiştirebilir.
Olası cevaplar ve sorular
Çocuk: «Üçgen kart varsa gölge her zaman aynı üçgendir.» Yetişkin: «Bu konumda ne görüyorsun? Kartı eğdiğimizde görünümünü birlikte kontrol edebiliriz.» Bir örnekten bütün ışık ve yüzey düzenlerine kural çıkarmayın.
Çocuk: «Çizimde büyük, demek duvarda da büyük olacak.» Yetişkin: «Çizim bir tahmin olabilir. Gerçek düzenekte karşılaştırıp ne gördüğümüzü kaydedelim.» Önceden hazırlanmış çizim gerçek sonucu tek başına kanıtlamaz.
Çocuk: «Gölge kayboldu.» Yetişkin: «Kartı ve ışığı nerede tutuyoruz? Duvarda görünmüyor mu?» Işık yönü, yüzey veya görüş değişmiş olabilir. Nedeni varsaymadan önce düzeni kontrol edin.
Çocuk «Kartı yaklaştırınca ışık kayboldu» derse önce hangi yüzeyde ne gördüğünü açmasını isteyin. Kartın bir kısmı demeti engellerken duvarın başka bir kısmı aydınlık kalabilir. «Duvarda hâlâ aydınlık bir yer var mı?» sorusu gözleme dönmeyi sağlar.
«Bence gölge kartın aynısı» yanıtında hangi özelliğin kastedildiğini sorun. Çocuk üç köşeye, koyu renge veya büyüklüğe dikkat ediyor olabilir. Bir özelliğin benzemesi, bütün özelliklerin aynı olduğu anlamına gelmez; gerçek düzenekte karşılaştırma yapın.
Çocuk «İki resimde de üçgen çizdim» derse resimlerin aynı konumu mu, farklı konumları mı gösterdiğini sorun. Aynı şekil adı iki farklı büyüklüğü veya yönü tanımlayabilir. Yanlarına A ve B eklemek hangi gözlemin hangisi olduğunu hatırlatır.
Çocuk yanlış çizim yaptığını söyleyip kâğıdı buruşturmak isterse yeni bir kâğıt önerilebilir; önceki çizimi saklamak zorunlu değildir. İsterse eski çizimin yanına yeni bir gözlem ekleyerek fikrinin nasıl değiştiğini de gösterebilir.
Yanıt vermek için zamana ihtiyaç duyulduğunda yetişkin iki seçenek gösterebilir: «Bu kenar mı daha belirgin, şu kenar mı?» Ardından seçeneklerin dışında bir yanıtın da mümkün olduğunu söyleyin. Çocuğun görmediği bir ayrıntıyı görmüş gibi onaylamasını beklemeyin.

Kısa bir konuşma
Yetişkin: «Fener duvara bakıyor. Kartı araya koyduğumuzda ne görüyorsun?» Çocuk koyu alanı gösterir. Yetişkin: «Bunu çizimde nereye koymak istersin?» Çocuk yeri gösterir; yetişkin onun onayıyla kaydedebilir.
Kart biraz fenere yaklaştırılır. Çocuk: «Şimdi daha büyük görünüyor.» Yetişkin: «İki konumu ayrı çizelim ve fenerle duvarın aynı yerde kaldığını not edelim.» Bu cevap örnektir; gerçek gözlem farklıysa onun kaydı yapılır.
Yetişkin: «Şimdi kartı biraz fenere yaklaştıracağım. Duvara bakarak önce ne olacağını düşünüyorsun?» Çocuk: «Büyüyebilir.» Yetişkin: «Bunu tahmin olarak yazıyorum. Sonra ne gördüğümüze bakalım.» Kart taşındıktan sonra çocuk kendi gözlemini söyler.
Çocuk: «Burası daha koyu ama kenarı bulanık.» Yetişkin: «Çizimimizde koyu kısmı boyayabiliriz. Kenarın bulanık olduğunu nasıl göstermek istersin?» Çocuk noktalı bir çizgi seçerse yetişkin bunun ne anlama geldiğini yanına yazar.
Yetişkin: «Bir arkadaşımız yalnızca bu kâğıdı görse kartın nerede durduğunu anlar mı?» Çocuk kartı gösteren çizgiye işaret eder. Yetişkin: «Yanına kart yazmamı ister misin?» Etiket eklenmeden önce çizimin sahibinin tercihi sorulur.
Çocuk: «Resimde duvar küçük, evde çok büyük.» Yetişkin: «Evet, kâğıda sığdırmak için küçük çizdik. Sırasını göstermeye çalıştık; ölçülerini aynen aktarmadık.» Böylece resimle nesnenin farklı boyutlarda olması doğal bir temsil özelliği olarak ele alınır.
Sık karışan durum: Tahmin ile gözlem
Deneyden önce çocuk «Gölge küçülecek» derse bu bir tahmindir. Hareketten sonra gördüğü farklıysa iki kaydı da koruyun. İlk tahminin değişmesi hata saklanması gereken bir durum değildir.
Bir çizimi duvardaki görüntüden büyük yapmak, gerçek gölgenin büyüdüğünü tek başına göstermez; çizimlerin ölçeği farklı olabilir. Boyutu karşılaştırmak isterseniz aynı yüzeyde açıkça seçilmiş bir referans veya aynı ölçüm yöntemi kullanın.
Tahmin ve gözlem için iki ayrı işaret kullanmak karışıklığı azaltır. Örneğin soru işareti tahmini, göz simgesi gözlemi gösterebilir. Bu işaretlerin anlamını çocuğun kendisi seçerse daha sonra kayıtları birlikte okumak kolaylaşır.
Yetişkin de kendi tahminini değiştirebilir: «Ben de kenarın daha belirgin olacağını düşünmüştüm, ama burada böyle görüyorum.» Bir sonuç önceden beklenenden farklı çıktığında gözlemi zorla tahmine uydurmak yerine koşulları yeniden incelemek gösterilir.
Çocuğun çizdiği gölge, göründüğünden büyükse hemen «yanlış» demeyin. İlk soru çizimin ölçüm mü, yaklaşık bir anlatım mı olduğudur. Ölçüm amaçlanmışsa kullanılan referans şeridini tekrar duvara tutup karşılaştırabilirsiniz.
Tekrar denemede başka bir sonuç çıkarsa iki denemeyi tarih ve düzenle birlikte kaydedin. Kartın tam konumunun veya ışık yönünün değişmiş olması olasıdır, fakat ölçülmemiş bir farkı kesin neden olarak sunmayın. Yeni bir gözlem yeni sorular doğurabilir.
Kolaylaştırma
Önce tek bir kart ve tek konumla başlayın. Yetişkin feneri güvenli yönde tutar, çocuk duvardaki koyu alanı gösterir. Kartı hareket ettirmek veya iki çizim yapmak başka bir buluşmaya bırakılabilir.
Çocuğun tutma hareketi yapması gerekmez; bakışla, işaretle veya alışık olduğu iletişim aracıyla gözlemini paylaşabilir. Gölge yeterince görünmüyorsa ışığı güvenli biçimde ayarlayın veya başka bir yüzey seçin; çocuğun yanıtından önce koşulları kontrol edin.
Görsel karmaşayı azaltmak için ilk turda desenli bir kart yerine düz renkli bir kart ve açık renkli bir yüzey kullanın. Yüzeydeki başka nesneler de gölge yapıyorsa onları güvenli biçimde uzaklaştırın. Bu, çocuğun izlediği karanlık alanı seçmesini kolaylaştırır.
Çizim yapmak güç geliyorsa yetişkin önceden iki basit resim hazırlayabilir: birinde kart ışıkla duvar arasında, diğerinde duvarın arkasında olsun. Çocuk gerçek düzeneğe benzeyeni gösterebilir; ardından resimdeki her parçanın neyi temsil ettiğini birlikte kontrol edin.
Konuşma yerine işaret kullanılıyorsa çocuğa duvardaki alanı ve kâğıttaki karşılığını göstermesi için yeterli süre tanıyın. Hareket kısıtlıysa kartı yetişkin tutabilir; çocuğun yönlendirmesi «daha yakın» ve «dur» gibi seçilmiş işaretlerle alınabilir.
Bir oturumda yalnızca ilk gözlemi yapmak da anlamlıdır. Sonraki gün aynı fener ve kartla karşılaştırmaya dönülebilir. Arada düzeneğin yeri değiştiyse önceki gözlemin hangi koşullarda yapıldığını hatırlamak için tutulan etikete bakın.
Bir sonraki adım
Üçgen kartı olduğu yerde yönünü değiştirerek tutun ve duvardaki görünümü karşılaştırın. Bu yeni turda kartın yönü değişir; feneri ve duvarı mümkün olduğunca sabit tutun. Birden fazla değişiklik olursa kayıtta belirtin.
İsterseniz kare biçimli ikinci bir kart kullanın. Boyutları ve tutuş biçimleri farklıysa bunlar da sonucu etkileyebilir; yalnız şekli karşılaştırdığınızı iddia etmeden önce malzemeleri inceleyin. İki görünümü ayrı çizimlerle kaydedebilirsiniz.
Duvara paralel tuttuğunuz kartı aynı düzlem içinde çevirirseniz köşelerden birinin yönü değişir. Fenerin ve duvarın konumunu koruyup değişiklikten önce ve sonra duvara bakın. Kartı ayrıca eğdiyseniz bunu da kaydedin; böylece yalnızca bir hareket yapılmış gibi davranmazsınız.
Farklı bir turda iki ayrı kart kullanabilirsiniz: biri üçgen, biri dört kenarlı. Her kartı ışık yolunda benzer bir konuma getirmeye çalışın ve görünür kenarları sayın. Gölgenin tamamı görünmüyorsa sayımın neden zorlaştığını konuşun.
Çocuğun ilgisi varsa kartın duvara olan uzaklığını bir kâğıt şeridiyle yaklaşık karşılaştırın. Şeridin başlangıç ve bitiş noktalarını aynı biçimde seçin. Bu, hassas bir ölçüm değildir; iki konumu tarif etmek için ortak bir referanstır.
İleri bir çizimde ilk ve ikinci konum için ayrı resimler yapın. Her resimde ışık, kart ve duvarı etiketleyin; değişen konumu bir okla belirtin. Duvar üzerindeki iki gölgeyi önden görünüş kutularına eklemek, yandan şemayla görüntüyü karıştırmayı önler.
Çocuğa «Bu resimle düzeneği yeniden kurabilir miyiz?» diye sorun. Birlikte deneyince fenerin hangi yöne baktığı veya kartın ne kadar uzakta tutulduğu belirsiz kalabilir. Yeni etiketler eklemek, modelin hangi bilgiye ihtiyaç duyduğunu göstermenin somut yoludur.
BrainHunters ile devam
BrainHunters içinde uygun bir şekil veya karşılaştırma etkinliği varsa gerçek yönergesini ve görünen şekilleri inceleyin. Ekrandaki bir resim, evdeki fener düzeneğinin sonucunu kendi başına kanıtlamaz.
Sonra kâğıt kayda dönüp ilk ve ikinci kart konumunu gösterebilirsiniz. Yetişkin, çocuğun gördüğü ayrıntıyı ve verilen desteği not eder. Bir gözlemden ışıkla ilgili bütün ilişkilerin öğrenildiği sonucu çıkarılmamalıdır.
Ekranda üçgen veya başka bir şekil gösterildiğinde önce etkinliğin gerçek yönergesini okuyun. Çocuğa «Burada hangi şekilleri görüyorsun?» diye sorabilirsiniz. Ekrandaki şeklin duvardaki gerçek gölgeyle ilişkisini kurarken yalnızca görünen özelliklere dayanmak daha güvenilirdir.
Sitedeki bir görselde ışık kaynağı veya kart belirtilmemişse bunları resimde varmış gibi anlatmayın. Evde hazırladığınız çizimle ekran görüntüsünün hangisinde neyin gösterildiğini konuşabilirsiniz. Her iki temsilin de amacı ve içerdiği bilgiler farklı olabilir.
Çocuk gerçek gölgeyi incelemek istemezse kâğıttaki iki çizimle nesnelerin sırasını konuşmak ayrı bir seçenektir. Daha sonra fiziksel düzeneğe dönüldüğünde hangi çizimin hangi gözlemi temsil ettiğini birlikte yeniden değerlendirebilirsiniz.
Yararlı yanıtlar
Gölgenin şekli her durumda kartla tam aynı mıdır?
Hayır. Işığın, kartın ve yüzeyin konumu ile kartın duruşu görünümü etkileyebilir. Gerçek düzenekte gördüğünüz şekli tarif edin.
Çizim gerçek gölgenin her ayrıntısını gösterir mi?
Hayır. Çizim seçilen özellikleri kaydeder; netlik, ölçek veya konum ayrıca belirtilmemiş olabilir.
Çocuğun feneri tutması zorunlu mu?
Hayır. Yetişkin feneri ve kartı güvenli biçimde tutabilir; çocuk nereye bakılacağını veya hangi karşılaştırmanın yapılacağını gösterebilir.



