Tanıdık bir eşyayı seçin, başka bir eşyanın rengiyle karşılaştırın ve isterseniz seçiminizi birine anlatın.

Üç buluşmada bir renk üzerine konuşmak

Bu öneride çocuk, tanıdık eşyalarla bir renk adını üç ayrı buluşmada kullanmayı dener. İlkinde bir eşyayı seçip rengini birlikte adlandırırsınız. İkincisinde iki eşyayı karşılaştırırsınız. Üçüncüsünde çocuk, isterse seçtiği bir eşya hakkında başka birine bilgi verir. Buluşmalar arka arkaya günlerde olmak zorunda değildir.

Örnekte mavi bir bardak ve mavi bir bez kullanılıyor. Gerçek eşyalarınız başka renkteyse, çocuğun seçtiği ve katılımcıların ayırt edebildiği başka bir renkle başlayın. Herkes renkleri aynı biçimde görmeyebilir. Renk farkı erişilebilir değilse şekil veya doku gibi başka bir özelliği karşılaştırabilir ve sorunun değiştiğini söyleyebilirsiniz.

Her buluşmanın sorusu biraz farklıdır. İlkinde «Seçtiğin eşyanın rengini nasıl adlandırırsın?» diye sorulur. İkincisinde iki eşyadaki renk benzerliği veya farkı konuşulur. Üçüncüsünde seçilen eşya bir dinleyiciye tarif edilir. Çocuğun ilk soruya cevap vermesi, sonraki iki etkinliği de yapmak zorunda olduğu anlamına gelmez.

Bu bir sınav veya gelişim değerlendirmesi değildir. Eşyaların tanıdıklığı, ışık, görme biçimi ve iletişim olanakları yanıtı etkiler. Bir gün çocuk nesnenin kullanımıyla ilgilenebilir; başka bir gün rengini konuşmak isteyebilir. Yetişkin, yanıtın hangi soruya ait olduğunu anlamak için gerektiğinde açıklama ister.

Hazırlık: evde gerçekten bulunan eşyalar

Çocuk için güvenli, büyük ve kolay görülebilen iki eşya seçin. Kırılmaz bir bardak ve temiz bir bez örnek olabilir. Eşyaların dokusu, boyutu ve kullanım biçimi katılımcılara uygun olmalıdır. Sıcak içecek, keskin nesne veya küçük parça kullanmak gerekmez.

Eşyaları çocuğun görebileceği ya da tercih ettiği biçimde inceleyebileceği bir yere koyun. Renkli kart isterseniz basit bir kâğıt parçasına geniş bir renk alanı çizin. Satın alınmış kartlara gerek yoktur. Önce çocukla hangi eşyanın ve rengin konuşulacağına karar verin.

Bir bardak seçiliyorsa boş ve kırılmaya dayanıklı olması, masanın kenarından uzak durması yararlı olabilir. Bezin temiz olması ve çocuk için rahatsız edici bir dokusu bulunmaması önemlidir. Çocuk dokunmak istemiyorsa eşyaları yalnızca gösterebilir veya yetişkinden yerlerini değiştirmesini isteyebilir.

Örnekte mavi kullanılması her evde mavi bir eşya bulunması gerektiği anlamına gelmez. Çocuk yeşil bir kutu veya sarı bir kâğıt seçebilir. İkinci buluşmada karşılaştıracağınız başka bir eşya aynı genel adla anılabilecek bir renkte olabilir; tam bir ton eşleşmesi aramak zorunda değilsiniz.

Üçüncü buluşma için dinleyici bir ebeveyn, kardeş veya çocuğun rahat ettiği başka biri olabilir. O anda ikinci bir kişi yoksa yetişkin önce tarif eden, sonra dinleyen rolünü üstlenebilir. Etkinliğin başka bir kişiye çevrim içi gönderilmesi veya kamuya açık paylaşılması gerekmez.

Eşyaların seçimini çocuğa bırakırken güvenli birkaç seçenek hazırlayabilirsiniz. Çocuk bunlardan birini seçer veya başka bir öneri sunar. Yetişkin yeni önerinin uygunluğunu kontrol ettikten sonra birlikte kullanmaya karar verilir. Önceden hazırlanmış bir örnek, çocuğun tanıdık eşyalarla kendi fikrini önermesine engel olmamalıdır.

Dinleyicinin bulunması zorunlu bir hazırlık adımı değildir. Üçüncü buluşmada yetişkin dinleyici olabilir veya çocuk tarifi daha sonra yapmak isteyebilir. Malzemelerin tümünü bir seferde ortaya koymak yerine her buluşmanın ihtiyacına göre hazırlamak da mümkündür.

Birinci buluşma: bir eşyayı seçmek

Mavi bardağı gösterip «Bu bardağın rengini nasıl söylersin?» diye sorun. Çocuk «mavi» diyebilir, bardağı gösterebilir veya kullandığı iletişim aracında bir seçim yapabilir. Yetişkin «Evet, bu bardağa mavi diyoruz» diyebilir. Çocuk farklı bir sözcük kullanıyorsa önce hangi özelliği anlattığını öğrenin.

Çocuk bardağı adlandırmak istemezse yetişkin bir kez model olabilir: «Ben bu bardağın rengini mavi diye adlandırıyorum». Sonra başka bir soru dayatmadan bardağı inceleyebilir veya etkinliği bitirebilirsiniz. Bir buluşmanın uzun olması gerekmez.

Birden fazla eşya varsa önce çocuğa seçim fırsatı verin. «Hangisini incelemek istersin?» sorusu renk cevabını önceden belirlemez. Çocuk bardağı seçince hangi özelliğine dikkat ettiğini sorabilirsiniz. Renk yerine biçim veya kullanım söylemesi, neye odaklandığını gösterir.

Çocuk «mavi» dedikten sonra yetişkin «Bana hangi bölümü gösteriyorsun?» diye sorabilir. Bardakta farklı renkli bir sap veya desen varsa cevap belirli bir bölüme ait olabilir. O bölümü birlikte bulun ve «Bardağın bu tarafına mavi diyorsun» diye açıklayın. Tüm nesnenin tek renk olduğu varsayılmamalıdır.

Çocuk rengin adını bilmiyorsa önce kendi söyleyişini dinleyin. İsterse yetişkin sözcüğü model olarak kullanabilir: «Ben bu kısmı mavi diye adlandırıyorum». Çocuğun sözcüğü hemen tekrar etmesi beklenmez. Bir sonraki buluşmaya geçmek için belirli sayıda tekrar şart değildir.

Oyunla öğrenen sevimli çizgi karakterler
Küçük adımlar. Mutlu alışkanlıklar.

Birinci buluşmada örnek konuşma

Yetişkin: «Bu bardağı seçtin. Nesi ilgini çekti?». Çocuk: «Mavi». Yetişkin: «Mavi rengini fark ettin. İstersen bardağı buraya koyalım». Çocuk bardağın yerini seçer. Etkinlik, aynı kelimeyi art arda tekrar ettirmeden tamamlanabilir.

Çocuk «kupa» diyorsa nesneyi adlandırmış olabilir. Yetişkin «Kupayı gösteriyorsun. Rengi hakkında bir şey söylemek ister misin?» diye sorabilir. Çocuk istemezse soruyu bırakın. Nesnenin adı ve rengi farklı bilgilerdir; biri diğerinin yanlış cevabı sayılmamalıdır.

Başka bir örnekte çocuk bardağı gösterip «bu» der. Yetişkin «Bardağı mı seçtin?» diye sorar. Çocuk onay verdikten sonra yetişkin «Bardağın bu yüzeyi mavi görünüyor» diyebilir. Çocuğun onayı, işaretin hangi nesneye ait olduğunu açıklar; yetişkin kendi tahminini kesin cevap gibi sunmaz.

Çocuk «açık» derse bunun açık mavi mi, açık duran bir kapak mı olduğunu sorabilirsiniz. Aynı sözcük farklı bağlamlarda farklı bilgi verebilir. «Rengin açık olduğunu mu söylüyorsun?» gibi bir soru anlamı netleştirir. Yanıtı bekleyin ve çocuğun açıklamasını kendi kelimeleriyle kabul edin.

İkinci buluşma: iki eşyayı karşılaştırmak

Başka bir zamanda mavi bardak ile mavi bezi yan yana getirin. «Bu iki eşyanın renklerinde ne fark ediyorsun?» diye sorun. Çocuk ikisini de mavi diye adlandırabilir veya birinin daha açık göründüğünü söyleyebilir. Aynı renk adı her iki eşyanın tam olarak aynı tonda görünmesini gerektirmez.

Bez gölgede, bardak doğrudan ışıkta duruyorsa görünüşleri değişebilir. İsterseniz eşyaları benzer ışık altında yeniden karşılaştırın. «Şimdi ikisini de pencerenin yanında görüyoruz» diye durumu açıklayın. Tek bir gözlem, farkın nedenini kesin olarak belirlemez.

Bardak ve bezi birbirine yakın koyun, fakat birinin diğerini kapatmamasına dikkat edin. «Birbirine benziyor mu?» sorusu renk kadar boyut veya kullanım açısından da yorumlanabilir. Rengi karşılaştırmak istiyorsanız «Renkleri hakkında ne düşünüyorsun?» diye daha belirli sorun.

Çocuk iki eşyayı yan yana görünce «bez daha açık» diyebilir. Bunu not etmek isterseniz hangi bölüme baktığını da belirtin. Bezin katlanmış kısmı gölgede kalabilir; bardağın parlak yüzeyi ışığı yansıtabilir. Bu koşullar görünüşe etki edebilir, ancak informal bir bakış tek başına kesin neden söylemez.

İki eşyanın rengini aynı sözcükle adlandırmak ve aralarında bir ton farkı görmek birbiriyle çelişmez. «İkisi de mavi, bez daha açık» ifadesi hem ortak adı hem çocuğun gördüğü farkı anlatır. Eğer farkı seçemiyorsa bunu da kabul edin; zorunlu olarak bir fark bulması gerekmez.

İkinci buluşmada cevaplar

Çocuk «ikisi de mavi» derse «Evet, ikisine de mavi diyorsun» diye karşılık verebilirsiniz. «Bu daha açık» derse hangi eşyayı kastettiğini sorun. Göstermesi veya işaret etmesi yeterlidir. Yetişkinin kendi gördüğü tonu çocuğun açıklamasının yerine koyması gerekmez.

Çocuk eşyaları renkleri yerine kullanımlarıyla karşılaştırabilir: «Bardakla su içeriz, bezle sileriz». Bu da doğru bir karşılaştırmadır. Yetişkin «Kullanımlarını anlattın. İstersen şimdi renklerine bakalım» diyebilir. Çocuk devam etmek istemezse konuşma burada sona erebilir.

Çocuk «aynı» dediğinde neyi karşılaştırdığını sorabilirsiniz. İkisi de mavi olabilir, ancak aynı tür nesne değildir. «Renklerini mi aynı buldun?» sorusu açıklama fırsatı verir. Çocuk evet diyorsa onun gözlemini tekrar edin; aynı anda kullanım farkını da ayrı bir bilgi olarak konuşabilirsiniz.

Çocuk «farklı» dediğinde de benzer bir açıklama yararlıdır: «Renkleri mi, şekilleri mi farklı görüyorsun?». Çocuk bardağın sert, bezin yumuşak olduğunu anlatabilir. Bu cevap soruyu başka bir özelliğe taşır. Yetişkin, isterse renk sorusunu yeniden teklif edebilir fakat önce verilen yanıtı dinler.

Bir çocuk bezi «gök mavisi» diye adlandırabilir, diğeri «mavi» diyebilir. Önce bu sözcüklerle aynı bölümü kast edip etmediklerini sorun. Genel ve daha ayrıntılı adlar bir arada kullanılabilir. Herkesin tek bir tanımlamayı seçmesi gerekmez.

Bardak desenliyse çocuğun gösterdiği mavi kısmın yanında başka renkler de olabilir. «Bardağın şu kısmı» diyerek sınırı belirlemek, farklı cevapları anlamayı kolaylaştırır. Nesneye genel bir ad vermek ile belirli bir bölümünü tarif etmek farklı sorulardır.

Üçüncü buluşma: birine anlatmak

Çocuk eşyalardan birini seçer ve başka bir katılımcıya tarif eder: «Mavi bardak masanın üstünde». Dinleyen kişi hangi nesnenin kastedildiğini bulmaya çalışır. Birden fazla mavi eşya varsa çocuk «bardağın yanında kulp var» gibi ek bir bilgi verebilir. Tarif, yalnızca renk sözcüğüne dayanmak zorunda değildir.

Dinleyen kişi yanlış eşyayı seçerse çocuk açıklamasını değiştirebilir veya nesneyi gösterebilir. Yetişkin «Sen bardağı anlatmak istemiştin; masada başka mavi eşya da var» diyerek belirsizliği açıklayabilir. Amaç birini yanıltmak değil, tarifin hangi bilgiyi verdiğini görmektir.

Dinleyici masada üç güvenli eşya görüyorsa çocuğun tarifi aramayı yönlendirebilir. «Mavi bardak» denildiğinde hem renk hem nesne türü kullanılır. Masada iki mavi bardak varsa «kitabın yanındaki» gibi konum bilgisi eklenebilir. Dinleyici hangi özelliğin kendisine yardımcı olduğunu söyleyebilir.

Çocuk sözlü anlatım yerine bir resim, jest veya iletişim cihazı kullanabilir. Dinleyici seçimi doğrulamak için «Kitabın yanındaki bardağı mı kastediyorsun?» diye sorar. Çocuk onay verebilir veya başka bir yeri gösterebilir. Anlaşma sağlanana kadar yetişkin onun yerine karar vermemelidir.

Tarifin ardından çocuk dinleyici rolünü seçerse yetişkin bir eşyayı anlatabilir: «Masada mavi bez var». Çocuk bulduğu nesneyi gösterir. Farklı bir nesne seçerse onun hangi bilgiye dikkat ettiğini sorun. Rol değişimi, belirli sayıda doğru yanıt alma yarışması değildir.

Örnek konuşma: Çocuk «Mavi bardak kutunun yanında» der. Dinleyici kutunun yanındaki bardağı gösterir. Çocuk «Evet» der veya onay işaretini kullanır. Yetişkin «Rengi ve yerini söyledin; dinleyici hangi bardağı arayacağını anladı» diye durumu açıklayabilir.

Masada aynı renkte iki bardak varsa dinleyici hangisinin kastedildiğini bilemeyebilir. Çocuğa «Başka hangi özelliği söylemek istersin?» diye sorun. «Büyük olan» veya «kitaba yakın olan» açıklığı artırabilir. Eğer karşılaştırma kişi için erişilebilir değilse nesnelerin yerini daha belirgin düzenleyin.

Dinleyici yanlış nesneyi gösterdiğinde çocuk yeni bilgi eklemek zorunda değildir; doğru eşyayı doğrudan gösterebilir. Yetişkin bunu «Şimdi hangi bardağı kastettiğini gördük» diye açıklayabilir. Bir tarifin tamamlanması için belli sayıda kelime kullanmak gerekmez.

Buluşmalar arasında neyi hatırlamalı?

İlk gün kullanılan eşya sonraki gün bulunamayabilir. Başka bir bardak seçerseniz bunun yeni bir nesne olduğunu söyleyin. Rengi aynı adla anlatılabilir, ancak eski ve yeni eşyaların tonu veya biçimi farklı olabilir. Çocuk isterse iki nesneyi karşılaştırır, istemezse yeni örnekle devam eder.

Buluşmalar arasında ara verilmesi sorun değildir. Bir gün atlandığında önceki etkinliği tamamlamak için ek çalışma yapmak gerekmez. Sonraki sefer «Bugün hangi eşyayı seçmek istersin?» sorusuyla başlayabilirsiniz. Rutin, aileye uygun bir fırsattır; zorunlu bir çizelge değildir.

İlk buluşmanın kaydı tutulduysa sonraki buluşmada birlikte okuyabilirsiniz: «Mavi bardağı seçmiştik». Çocuk aynı nesneyi kullanmak istemezse kayıt bunu zorunlu kılmaz. Yeni bir nesne seçip bu değişikliği söylemek yeterlidir. Bir önceki kararın tekrarı etkinliğin amacı değildir.

Bir aile sabahları kısa bir an bulabilir, başka bir aile akşamı daha rahat bulabilir. Saat veya öğün seçimi başarı ölçütü değildir. Eşyalar sofrada kullanılıyorsa sıcak yiyecek ve içeceklerden uzak, güvenli bir zamanı tercih edin. İhtiyaç duyulan dinlenme veya yemek ertelenmemelidir.

Aile aynı eşyaları kullanmak isterse onları çocuk için güvenli bir yerde saklayabilir. Üçüncü buluşmada bir eşya kaybolursa yerine başka bir şey seçilir ve yeni seçim dinleyiciye anlatılır. Önceki notta hangi eşyanın geçtiğini değiştirmek gerekmez.

Çocuk ikinci buluşmada renk karşılaştırmak yerine eşyanın dokusuyla ilgilenirse onun seçtiği konuya zaman ayırabilirsiniz. Daha sonra renk sorusuna dönmek isterse bunu ayrı bir teklif olarak yapın. Rutin bir yol önerir; her konuşmanın aynı sırayla ilerlemesini gerektirmez.

Renk adı ile nesnenin adını ayırmak

«Mavi» renk adıdır; «bardak» nesnenin adıdır. «Mavi bardak» iki bilgiyi birlikte verir. Çocuk yalnızca «bardak» dediğinde nesneyi doğru adlandırmış olabilir. Eğer yetişkin renk hakkında soru soruyorsa bunu açıkça belirtmeli ve çocuğun verdiği bilgiyi dinlemelidir.

Bir bezin üzerinde birden fazla renk bulunabilir. «Bezin tamamı hangi renk?» sorusu belirsiz olabilir. Bunun yerine «Bu köşede hangi rengi görüyorsun?» diyerek belirli bir bölümü gösterin. Çocuk başka bir bölümü seçerse hangi kısmı anlattığını birlikte belirleyin.

Bir örnekte yetişkin «Bu nedir?» diye sorar ve çocuk «bardak» der. Ardından yetişkin «Bardağın rengi hakkında ne söylemek istersin?» diye yeni bir soru sorabilir. İlk cevap nesneyi, ikinci cevap seçilen özelliği anlatır. Sorular ayrı tutulduğunda çocuk yetişkinin niyetini tahmin etmek zorunda kalmaz.

Çocuk bir eşyanın rengini tarif ederken «deniz gibi» veya «gökyüzü gibi» diyebilir. Önce hangi görünüşü kastettiğini sorun. Bu benzetme onun için anlamlı olabilir, ancak deniz ve gökyüzü her zaman aynı renkte görünmez. Birlikte kullanılan örneğin belirli bir nesneye ait olduğunu açıklayın.

Masada mavi bir bez ve mavi bir bardak varken yalnızca «mavi olanı getir» ifadesi iki nesneye de uyabilir. Çocuk ikisinden birini seçerse cevap kural dışı değildir. Yetişkin belirli bir nesneyi istiyorsa «mavi bardak» gibi ek bir bilgi vermelidir.

Tersine, «bardağı göster» sorusu birden fazla farklı renkli bardak varsa belirsiz olabilir. Renk bu durumda nesneyi ayırt etmeye yarayabilir. Çocuk hangi ipucunun yardımcı olduğuna bakabilir. Sorunun tek cevabı olması isteniyorsa seçenekleri önceden kontrol edin.

Sık yapılan hata: yalnızca tek doğru ton beklemek

Açık mavi ve koyu mavi aynı genel adla anılabilir. Bir kişi iki nesne için «mavi», diğeri «açık mavi» ve «koyu mavi» diyebilir. Daha ayrıntılı ad, önceki genel adı otomatik olarak yanlış yapmaz. Önce katılımcının hangi ayrımı yapmak istediğini anlayın.

Ekrandaki mavi ile kumaştaki mavinin aynı görünmesini beklemeyin. Ekran ayarları ve ortam ışığı algılanan görünüşü etkileyebilir. Bir karşılaştırmada kullanılan gerçek koşulları anlatın; tek örnekten bütün ekranlar veya bütün kumaşlar hakkında sonuç çıkarmayın.

İki kişi aynı eşyayı farklı sözlerle tarif edebilir. Biri «açık mavi», diğeri yalnızca «mavi» derse ikisinin de hangi bölüme baktığını kontrol edin. Daha genel bir sözcük, daha ayrıntılı bir sözcüğün karşıtı değildir. Çocuğun anlatmak istediği farkı dinleyin.

Bir eşyanın rengi konusunda kararsızlık varsa onu zorunlu örnek yapmayın. Daha belirgin bir eşya seçmek veya «bana böyle görünüyor» demek mümkündür. Bu etkinlik renk görme testi değildir. Görmeyle ilgili sürekli bir kaygı varsa aile uygun bir uzmandan görüş alabilir.

Aynı eşya farklı bir odada daha koyu veya daha açık görünebilir. Karşılaştırma yaparken nerede bakıldığını söylemek yararlıdır. Ancak bir değişimi yalnızca ışığa bağlamadan önce başka koşulların da farklı olabileceğini kabul edin. Çocuğun gördüğünü anlatması bu etkinlik için yeterlidir.

Bir katılımcı belirli bir rengi seçemiyorsa ona daha fazla seçenek göstermek her zaman yardımcı olmayabilir. İki net seçenek deneyebilir veya renk dışındaki erişilebilir bir özelliğe geçebilirsiniz. Kişinin tercih ettiği yolu sorun; bu kısa oyun duyusal özellikler hakkında tanı koymaz.

Kolaylaştırmak

İlk buluşmada tek bir büyük eşya kullanın ve yetişkin renk adını gerektiğinde model olarak söylesin. Çocuk aynı sözcüğü tekrarlamak zorunda değildir. Eşyayı gösterebilir veya dinlemeyi seçebilir. Sonraki buluşmada ancak istek varsa ikinci eşya eklenir.

İki seçenek sunulacaksa renklerin katılımcı için ayırt edilebilir olduğundan emin olun. Bu mümkün değilse başka bir erişilebilir özelliğe geçin. Örneğin iki eşyanın şekli karşılaştırılabilir. Bu değişiklik renk adı alıştırmasını başka bir göreve dönüştürür; bunu açıkça söyleyin.

Çocuğun görebildiği iki nesne arasından seçim yapmasını isteyebilirsiniz: «Bardağı mı, bezi mi incelemek istersin?». Bu ilk soru nesne seçimiyle ilgilidir. Sonrasında seçilen nesnenin rengi hakkında konuşup konuşmak istemediğini sorun. İki karar ayrı verilebilir.

Renk adını ifade etmek için çocuk tanıdık bir sembol kullanıyorsa, yetişkin o sembolün anlamını doğrular. Kartlar, sesli iletişim veya jestler kişiye göre farklı biçimde yararlı olabilir. Bir cevap yöntemi diğerinden otomatik olarak daha bağımsız değildir.

Bir nesne çok renkli veya desenliyse geniş ve belirgin bir kısmı seçin. Yetişkin «Şu bölümü konuşalım» diyebilir ve çocuğun o bölümü görebildiğini kontrol eder. Renk alanını göstermek mümkün değilse daha sade bir eşya seçmek oyunu anlaşılır kılar.

Çocuk görsel bir işaret yerine eşyaya bakarak seçim yapıyorsa yetişkin «Bardağa mı bakıyorsun?» diye doğrulayabilir. Çocuğun yanıtı için zaman bırakın. Göz hareketinin anlamını her durumda otomatik kabul etmek yerine kişinin kullandığı iletişim biçimine uyun.

Bir sonraki adım

Çocuk isterse aynı renkle adlandırdığı üç eşya seçebilir ve her biri hakkında başka bir özellik söyleyebilir: «mavi bardak», «mavi bez», «mavi kutu». Eşyalar tam olarak aynı tonda olmayabilir. Çocuk hangi ayrıntıyı eklemek istediğine karar verir.

Başka bir seçenek, bir eşyanın iki özelliğini tarif etmektir: «mavi ve yuvarlak kapak». Dinleyen kişi önce güvenli seçenekler arasından bunu bulur, sonra çocuk hangi özelliği kastettiğini gösterir. Renk erişilebilir değilse şekil ve konum kullanılabilir.

Üç nesne seçildiğinde önce bir özellikte benzerlik arayın; ardından çocuk isterse başka bir özelliği ekleyin. Örneğin üçü de mavi diye adlandırılabilir, fakat biri bardak, biri bez, biri kutudur. Tek bir ortak özellik, nesnelerin her bakımdan aynı olduğunu göstermez.

Çocuk dinleyiciye tarif hazırlarken nesnenin yerini değiştirecekse bunu tariften önce yapabilir. Tarif verildikten sonra eşya gizlice taşınırsa dinleyicinin bulması güçleşir. Bir değişiklik olursa haber verin ve konumu yeniden açıklayın. Bu, açık iletişimin parçasıdır.

Renk adlarını başka bir bağlamda kullanmak için çocuk, seçtiği eşyanın yerini değiştirebilir: «Mavi kutu kitabın yanında olsun». Yetişkin taşıma yardımı yapacaksa önce hangi kutunun seçildiğini doğrular. Ardından dinleyici yeni yeri tarif eder. Hareket, nesnenin rengini adlandırma sorusundan ayrı bir adımdır.

Bir çizimde aynı nesneye iki farklı renk eklenirse çocuk hangi kısmı kastettiğini belirtebilir. «Kapağı mavi, kutusu sarı» gibi bir anlatım daha açıktır. Çizimdeki renklerin gerçek nesneyle birebir eşleşmesi gerekmez; çocuk kendi tasarımını yapabilir.

İki çocuk veya bir yetişkinle

Bir kişi eşyayı tarif eder, diğeri bulmaya çalışır. Sonra isterlerse rolleri değiştirirler. Bir çocuk konuşurken diğeri kendi yanıtını hazırlamak için zamana ihtiyaç duyabilir. Her katılımcının sözü, işareti veya cihaz üzerinden yaptığı seçim doğrulanmalıdır.

İki kişi aynı eşyayı seçmek isterse onu ortak bir yerde inceleyebilir ya da sırayla gösterebilir. Çocuğa ait özel bir eşya izinsiz alınmaz. Etkinlik için başka bir uygun nesne seçmek mümkündür.

İki çocuk aynı bardak hakkında farklı ayrıntıları seçebilir. Biri «mavi», diğeri «kulplu» diyebilir. Bir yetişkin bu cevapları «Biri rengini, diğeri parçasını anlattı» diye bir araya getirebilir. Çocukların aynı sözü kullanması gerekmez; her biri kendi gözlemini gösterir.

Biri eşyayı tarif ederken diğerinin arama yapabilmesi için seçenekleri görünür ve erişilebilir yerlere koyun. Dinleyici farklı bir nesneye yönelirse tarif eden kişi isterse konum veya şekil ekleyebilir. Yetişkin sonucu hemen söylemek yerine tarafların birbirini anlamasına zaman tanır.

Katılımcılardan biri devam etmek istemezse diğer kişi yetişkinle konuşabilir veya etkinlik bitebilir. Bir çocuğun özel eşyasını kullanmadan önce iznini alın. Uygun alternatif bulunamıyorsa renk adı oyunu başka bir zaman başka materyalle yapılabilir.

İsteğe bağlı kayıt

Üç buluşma için ayrı sayfalar hazırlamak zorunlu değildir. Aile isterse «mavi bardak seçildi», «bardak ve bez karşılaştırıldı», «bardak birine tarif edildi» gibi kısa notlar yazabilir. Her not, gerçekleşen somut durumu anlatır.

Çocuk bir çizim yapabilir veya yetişkine ne çizileceğini söyleyebilir. Kayıt saklanacaksa çocuğun tercihine danışın. Etkinlik için çocuğun adını, fotoğrafını veya puanını kaydetmek gerekmez. Bir gün hiç kayıt yapılmasa da gözlem ve konuşma tamamlanmış olabilir.

Notlara çocuğun kullandığı sözcükleri, isterse olduğu gibi ekleyebilirsiniz: «Bez için açık mavi dedi». Yetişkin yazıyı geri okur ve doğru anlaşılıp anlaşılmadığını sorar. Farklı bir ifade istenirse kayıt değiştirilebilir.

Karşılaştırma sırasında yardım kullanıldıysa isteğe bağlı bir not bunu açıklayabilir: «Yetişkin iki eşyayı birbirine yaklaştırdı; çocuk bezin daha açık göründüğünü söyledi». Bu, kimin fiziksel düzenleme yaptığını ve kimin gözlemi ifade ettiğini ayırır. Genel bir yetenek etiketi değildir.

Üç buluşmanın sırasını hatırlamak için sayfaya üç basit simge çizilebilir: seçilen eşya, iki eşya ve konuşan iki kişi. Bu simgelerin anlamını çocukla birlikte belirleyin. Kayıt farklı bir zamanda okunacaksa yanlarına kısa açıklamalar eklemek anlaşılmasını kolaylaştırır.

Bir sonraki gün farklı bir renk seçilmesi önceki notu geçersiz kılmaz. Her kayıt belirli eşyaları ve belirli bir anı anlatır. Çocuğun tercihi değişebilir. Yeni bir örnek eklerken hangi nesnenin kullanıldığını belirtmek yeterlidir.

Kayıt bir aile üyesine gösterilecekse önce çocuğa bunu isteyip istemediğini sorun. İstemiyorsa sayfayı özel tutabilir veya hiç saklamayabilirsiniz. Bir başkasının görmesi etkinliğin tamamlanması için gerekli değildir. Anlatma aşaması evdeki bir dinleyiciyle ve kayıt olmadan da yapılabilir.

BrainHunters üzerinde devam etmek

Çocuk isterse BrainHunters üzerindeki renk etkinliklerini inceleyebilirsiniz. Seçilen etkinliğin yönergesini okuyun ve renklerin çocuk için ayırt edilebilir olup olmadığını kontrol edin. Ekrandaki renkler, kullanılan cihaza ve ışığa göre farklı görünebilir.

Eşyalarla konuşmayı bitirdikten sonra ekrana geçmek zorunlu değildir. Çocuk bir renk adı kullanmış, iki nesneyi karşılaştırmış veya bir seçimini tarif etmiş olabilir. Devam edip etmemeye katılımcılar birlikte karar verir.

AKLINIZA TAKILABİLECEK BAZI SORULAR

Yararlı yanıtlar

Üç buluşma art arda günlerde mi yapılmalı?

Hayır. Ailenin ve çocuğun uygun bulduğu zamanlar seçilebilir.

İki eşyanın mavisi tam olarak aynı mı olmalı?

Hayır. Farklı tonlar aynı genel renk adıyla anlatılabilir.

Çocuk renkleri bu biçimde ayırt edemiyorsa ne yapabiliriz?

Erişilebilir başka bir özellik seçebilir ve görevin değiştiğini açıklayabilirsiniz.

Küçük bir fikri maceraya dönüştürün.

Birlikte kısa bir etkinlik deneyin, ardından keşfinizi günlük yaşama taşıyın.

Renkler ve örüntüler