Mavi sepette dört blok var; sarı sepette ise hiç blok yok. Oyuncak ayı, hangisini oyun alanına götüreceğine karar vermeden önce sepetlerin içine bakıyor. Bu küçük hikâyede sıfır, bir şeyin kaybolduğunu değil, belirlediğimiz grupta kaç nesne bulunduğunu anlatır. Çocuk nesneleri taşıyarak, göstererek ya da yalnızca izleyerek durumu keşfedebilir.
İki sepetle hikâyeyi hazırlayın
Birlikte kullanabileceğiniz iki sepet ya da kolayca ayırt edilen iki kutu seçin. Renkleri farklı değilse yanlarına ayrı işaretler çizebilirsiniz. Dört büyük blok ve ayı yerine geçebilecek bir oyuncak hazırlayın. Bloklar yerine aynı amaçla kullanılabilecek, çocuğun yaşına ve ihtiyaçlarına uygun başka nesneler de seçilebilir. Yetişkin, malzemelerin güvenliğini ve gerekli gözetimi sağlar.
Hikâyenin başlangıcında dört bloğu bir sepete koyun; diğer sepeti boş bırakın. Örneği kolay anlatmak için dolu olana mavi, boş olana sarı sepet diyeceğiz. Evde farklı renkler kullanıyorsanız isimleri buna göre değiştirin. Sepetlerin içine rahatça bakılabilmesi önemlidir. İç kısmı görünmüyorsa sepeti yana çevirin veya çocuğun uygun bir konumdan incelemesine yardımcı olun.
Ayı, oyun alanı için blok arayan bir karakter olabilir. Şöyle başlayın: ‘Ayı iki sepet buldu. Mavi sepette bloklar var. Sarı sepetin içinde kaç blok var acaba?’ Sonra bekleyin. Çocuk sarı sepeti gösterebilir, içine bakabilir, iletişim aracında bir seçim yapabilir veya ‘hiç’ diyebilir. Bu seçeneklerden biri için ısrar etmeden çocuğun kullandığı yanıt yolunu izleyin.
Sepetin içini birlikte kontrol ettikten sonra ‘Sarı sepette hiç blok yok; burada sıfır blok var’ diyebilirsiniz. Sepetin kendisi masada durmaktadır ve diğer sepette dört blok vardır. Sıfır yanıtı, bütün odadaki her şeyin yokluğunu değil, belirli bir sepetteki blok sayısını anlatır. Bu ayrım, hikâyedeki konumları ve soruyu açık tutar.
Oyun tek bir karşılaştırmadan sonra bitebilir. Çocuk ayının boş sepeti taşımasını isterse taşıyabilir; sepetin boş olması onu oyundan çıkarmak anlamına gelmez. Ayı mavi sepeti seçerse de nedenini sorabilirsiniz. Yanıtı uzun bir cümle olmak zorunda değildir. Çocuğun oyunu ne zaman bitirmek veya başka bir yöne çevirmek istediğine dikkat edin.
Sıfır, bir ve dört: değişen grubu birlikte inceleyin
Başlangıç durumunu kontrol edin: mavi sepette dört, sarı sepette sıfır blok var. Dört bloğu birer kez işaret ederek sayabilirsiniz. Sonra mavi sepetten bir bloğu alıp sarı sepete koyun. Artık sarı sepette bir, mavi sepette üç blok vardır. İki sepetteki toplam blok sayısı yine dörttür; yalnızca bir bloğun yeri değişmiştir.
Sarı sepeti gösterip ‘Az önce burada kaç blok vardı, şimdi kaç tane var?’ diye sorabilirsiniz. İlk durum sıfır, sonraki durum birdir. Eğer çocuk önceki hâli hatırlamak istemezse sepeti yeniden boşaltıp sahneyi tekrar kurun. Bloğu geri koyduğunuzda hangi sepetten hangisine taşıdığınızı söyleyin; aksi hâlde sözlü anlatım ile görülen hareket birbirine karışabilir.
Bu kez sarı sepetteki tek bloğu çıkarın ve masanın üzerine bırakın. Sarı sepette yeniden sıfır blok vardır; blok ise masadadır. Mavi sepette kalan üç bloğa dokunmadıysanız orada hâlâ üç blok bulunur. Üçü mavi sepette, biri masada olmak üzere dört bloğun tümü sahnededir. ‘Sepet boş’ ile ‘hiç blok kalmadı’ cümleleri burada farklı şeyler anlatır.
İsterseniz yalnızca sarı sepete odaklanın: bir blok içeri girer, sonra çıkar. Çocuk bu iki hareketi kendisi yapabilir ya da yetişkinden yapmasını isteyebilir. Sıfır ve bir arasındaki değişim, dört bloklu hikâyenin bütün adımlarını hatırlamak zorunda kalmadan görülebilir. Tek bir sahneye dönmek, oyunun daha az değerli olduğu anlamına gelmez.
Çocuk boş sepet için ‘bir’ derse hemen genel bir sonuca varmayın. Sepetin kendisini bir nesne olarak saymış olabilir. Soruyu daraltın: ‘Bir sepetimiz var. Peki sarı sepetin içinde kaç blok var?’ Bir sepet ve sıfır blok ifadeleri aynı anda doğru olabilir; çünkü sayılan gruplar farklıdır. Sepetin içine birlikte bakmak bu farkı görünür kılar.
Çocuk dört yanıtını verirse belki diğer sepetteki blokları veya başlangıçtaki toplamı düşünüyordur. ‘Mavi sepette dört blokla başlamıştık. Ben şimdi sarı sepetin içindekileri soruyorum’ diyerek yeri gösterin. Yargılamak yerine hangi nesnelerin sayıldığını konuşmak, hem soruyu netleştirir hem de çocuğun düşüncesini açıklamasına alan açar.
Hikâyeyi adım adım değiştirin
Ayının blokları oyun alanına götürdüğü bir bölüm ekleyin. Mavi sepette dört blokla başlayın ve her seferinde bir bloğu dışarı alın. İlk çıkıştan sonra üç, ikinciden sonra iki, üçüncüden sonra bir blok kalır. Son blok da çıkarıldığında sepette sıfır blok vardır. Her adımı hareket ettikten sonra kontrol edin; sayı dizisini aceleyle söylemek nesnelerde ne değiştiğini gizleyebilir.
Blokların nereye gittiği hikâyede açık olsun. Dördü de sepetin yanındaki oyun alanına taşındıysa orada dört blok vardır. Sepet boş olsa da oyundaki toplam blok sayısı değişmemiştir. Başka bir karakter bir bloğu odadan götürürse artık yalnızca masadaki blokları sayarken farklı bir grup kullanırsınız. ‘Hangi yerdeki blokları sayıyoruz?’ sorusu bu değişikliği görünür kılar.
Ayı boş sepete bir blok getirirse içeride bir blok olur. Bir blok daha eklerse iki blok olur. Bu yeni bölümde sayı artar; önceki bölümde ise bloklar dışarı çıkarıldıkça azalmıştı. İki hareketi ayrı ayrı gösterin. Çocuk yalnızca birini seçmek istiyorsa diğerini tamamlaması gerekmez. Hikâye anlatımı matematiksel bir sıraya mecbur kalmadan da eğlenceli olabilir.
Bir başka son için ayı, boş sepeti taşları toplamak üzere parka götürmek isteyebilir. ‘Şimdi kaç taş var?’ sorusunun yanıtı, sepete gerçekten taş koyulup koyulmadığına bağlıdır. Sepette blok olmaması, içinde mutlaka taş da olmadığı anlamına gelmez. Eğer içine iki taş koyulduysa sıfır blok ve iki taş bulunabilir. Hangi tür nesnenin sayıldığını belirtmek burada önem kazanır.
Hikâyeyi çocuk yönettiğinde başlangıç bilgisini birlikte güncelleyin. Çocuk sepete gizlice üçüncü bir oyuncak koyarsa, ‘Bloklar mı yoksa tüm oyuncaklar mı sayılacak?’ diye sorun. Sarı sepette sıfır blok ama bir oyuncak olabilir. Başka bir son hayal edildiğinde onu yanlış diye durdurmak yerine yeni durumda hangi nesnelerin nerede olduğunu yeniden kurun.
İki sepetin de boş olduğu bir sahne de mümkündür. Mavi sepette sıfır, sarı sepette sıfır blok varsa iki sepetin içindeki blok sayısı da sıfırdır. Buna rağmen masada iki sepet vardır. Çocuk sepetleri yan yana koyup içlerini kontrol edebilir. Aynı miktarı göstermek için kapların aynı renk veya büyüklükte olması gerekmez.
Üç kısa sahneyle farklı sorular sorun
İlk sahnede ayı piknik örtüsünü seriyor. Örtünün üzerinde bir kırmızı ve bir mavi blok var; sepetin içindeyse blok yok. Önce ‘Sepette kaç blok var?’ diye sorun. Sonra ‘Örtüde kaç blok var?’ sorusuna geçin. İlk yanıt sıfır, ikinci yanıt ikidir. Sorular aynı bloklarla ilgili görünse de farklı yerleri kapsar. Çocuk isterse her yerin sınırını eliyle gösterebilir veya yetişkine tarif edebilir.
İkinci sahnede sarı sepette iki blok vardır. Ayı birini oyun alanına götürür; sepette bir blok kalır. Sonra öbürünü de götürür ve sepet boşalır. Blokları her hareketten sonra saymak, iki ayrı değişimi takip etmeyi kolaylaştırır. İkisini aynı anda çıkarırsanız sonuç yine sıfırdır, fakat ara durumda bir blok kaldığını göstermiş olmazsınız. Her iki anlatım da kullanılabilir; hangisini seçtiğinizi hikâyede belirtin.
Üçüncü sahnede iki oyuncak kendi sepetlerini hazırlıyor. Birinin sepetinde bir blok, diğerininkinde hiç blok yok. Hangisinde daha fazla blok olduğunu bulmak için tek bloğu gösterin ve diğer sepetin içine bakın. Bir, sıfırdan büyüktür. Ardından tek bloğu boş sepete taşırsanız miktarlar yer değiştirir: ilk sepet boşalır, ikinci sepette bir blok olur. Toplam blok sayısı bu hareket sırasında değişmez.
Aynı sepetlerle daha karmaşık bir soru kurabilirsiniz: ‘İki sepetin içinde toplam kaç blok var?’ Biri boş, diğerinde üç blok varsa toplam üçtür. Boş sepet ayrı bir kap olsa da toplam blok sayısına ek bir blok katmaz. Çocuk sepetin kendisini saymak isterse başka bir soru sorun: ‘Kaç sepetimiz var?’ Bu kez yanıt ikidir. Sorunun nesnesini değiştirince yanıtın değişmesi anlaşılır hâle gelir.
Ayının hareketleriyle bir kayıt tutmak isterseniz üç resim çizin: başlangıçta sepet içinde iki blok, birinci çıkıştan sonra bir blok ve ikinci çıkıştan sonra boş sepet. Her resmin altına ‘önce’, ‘sonra’ ve ‘en son’ yazabilirsiniz. Resimleri karıştırıp yeniden sıralamak ayrı bir davettir; çocuk istemiyorsa buna gerek yoktur. Önce hareketi yapmak, sonra görüntüsüne bakmak iki gösterim arasındaki bağı kurmaya yardımcı olabilir.
Çocuğun kurduğu sonu koruyun. Ayı boş sepeti şapka yaparsa sayı sorusuna geri dönmek zorunda değilsiniz. İsterseniz daha sonra ‘Şapkanın içinde blok var mı?’ diye yeni bir soru oluşturabilirsiniz; önce şapkanın içinde ne olduğunu gerçekten kontrol edin. Eğlenceli bir hayal ile sayıların tutarlılığı birlikte bulunabilir. Yeni bir nesne eklendiğinde durum değiştiği için sorunun yanıtını da yeniden incelemek gerekir.
Ayı bir arkadaşına sepetin durumunu haber vermek isteyebilir. Çocuk, arkadaş görmeden önce boş sepetin resmini çizer ya da yetişkine ‘Sarı sepette blok yok’ diye yazdırır. Arkadaş geldiğinde sepetin içini kontrol eder. Bu etkinlikte önemli olan bir başkasına hangi yerden ve hangi nesneden söz edildiğini anlatmaktır. Çizim kullanılacaksa sepetin rengi veya yanındaki işaret, iki kabın karıştırılmasını önler.
Bir sonraki bölümde ayı aynı masada iki ayrı işe başlayabilir: bir sepete kitap, diğerine blok koymak gibi. Kitap sepetinde iki kitap ve sıfır blok bulunabilir; blok sepetinde üç blok ve sıfır kitap olabilir. Başlamadan nesneleri gösterin ve her soruda yalnızca belirtilen türü sayın. Bir sepette sıfır blok olması onun diğer nesneler bakımından boş olduğunu göstermez. Çocuk bu farkı sözle açıklamak yerine nesneleri ayırarak da gösterebilir.
Sahneye bir saklama örtüsü eklenirse, örtünün altını görmeden orada sıfır blok olduğunu iddia etmeyin. Önce ‘Bu sepetin içinde ne olduğunu bilmiyoruz’ diyebilirsiniz. Çocuk isterse örtüyü kaldırıp kontrol eder; içinde blok yoksa o anda sıfır blok bulunduğu söylenebilir. Görülmeyen bir grubun miktarı ile incelenmiş ve boş olduğu anlaşılmış bir grubun miktarı farklı bilgi durumlarıdır.
Sıfır işaretini ve çizimleri gerektiğinde kullanın
Somut oyun tamamlandıktan sonra çocuk ilgilenirse iki sepetin resmini çizebilirsiniz. Birinin içine dört nokta koyun, diğerinin içini boş bırakın. Dört noktanın dört bloğu temsil ettiğini birlikte söyleyin. Boş sepet çiziminde nokta bulunmaması, o sepette gösterilen blok sayısının sıfır olduğunu anlatır. Resim, gerçek sepetlere bakarak yeniden kontrol edilebilir.
İsterseniz boş sepetin yanına ‘0’ yazın ve bu işaretin ‘sıfır’ sayısını gösterebildiğini açıklayın. İşaretin kendisi sepetin içinde bir blok değildir; sayıyı kaydetmek için yazılmıştır. Çocuk rakamı yazmak zorunda değildir. Bir yetişkin yazabilir, çocuk kart seçebilir veya bu aşama tamamen atlanabilir. Önce oyundaki durumun anlaşılır olması daha önemlidir.
Rakam kartlarını kullanacaksanız eşleştirmeyi açık tutun. Üç bloklu sepete ‘3’, boş sepete ‘0’ kartı koymak iki farklı miktarı kaydeder. Kartların sepetlere eklenen nesneler olarak sayılmadığını belirtin. Sepette başka oyuncaklar bulunuyorsa kartın hangi nesne türünün sayısını gösterdiğini de söyleyin. ‘0 blok’ etiketi, içinde hiç oyuncak olmadığı anlamına gelmeyebilir.
Bir kayıt hazırlarken iki zamanı ayırabilirsiniz: ‘Önce sarı sepette 0 blok vardı; bir blok koyunca 1 oldu.’ Okla gösterilen iki küçük çizim yeterlidir. Dört bloklu başlangıcı, taşımayı ve son durumu aynı resimde göstermek zor gelirse her adımı ayrı sayfaya veya ayrı kutucuğa çizin. Çocuk resim çizmek istemezse hareketleri bir yetişkine tarif etmesi de geçerli bir anlatımdır.
Çocuk sıfırı bir işlemde görmek isterse boş sepete sıfır blok eklemenin neye benzediğini konuşun: hiçbir blok koyulmaz ve sepet boş kalır. Bununla sepete bir blok koymak farklı eylemlerdir. Dört bloklu sepete hiç blok eklenmezse içinde dört blok kalır; dört blok çıkarılırsa sıfır kalır. ‘Hiç eklememek’ ile ‘hepsini çıkarmak’ aynı sonucu vermek zorunda değildir.
Daha sonra ‘1 − 1 = 0’ ifadesi, tek bloklu sepetten o blok çıkarıldığında kalan sayıyı kaydedebilir. Simgeleri tanıtmak zorunlu değildir ve aynı oturumda hem yazma hem işlem öğretme hedefi koymak gerekmez. Çocuk eşitliğe bakmak isterse bir bloğu gösterin, dışarı taşıyın ve boş sepeti işaret edin. Yazı, yaşanan hareketle ilişki kurduğunda daha anlaşılır olur.
Sayma, karşılaştırma ve değişimi birbirinden ayırın
Sayma sorusunda bir gruptaki nesnelerin miktarını buluruz. Karşılaştırma sorusunda iki grubun miktarları arasındaki ilişkiye bakarız. Mavi sepette iki, sarı sepette sıfır blok varsa mavi sepette daha çok blok vardır. Farkın kaç olduğunu sorarsanız iki blokluk fark vardır. Bu iki soru aynı sahneden çıkabilir ama aynı yanıtı istemez. Çocuk önce yalnızca hangi sepetin boş olduğunu göstermek isteyebilir.
Değişim sorusu ise bir hareketten önceki ve sonraki durumu karşılaştırır. Başta bir blok bulunan sepetten o blok çıkınca miktar birden sıfıra iner. Boş bir sepete hiç blok koyulmazsa miktar sıfır kalır. Her iki son durumda da sepet boştur; ancak birinde blok çıkarılmış, diğerinde yeni bir blok eklenmemiştir. Oyuncakları hareket ettirmek bu iki öyküyü birbirinden ayırır.
Dört bloklu sepetteki blokları birbirine yaklaştırmak miktarı değiştirmez. Bir sıraya dizildiklerinde de üst üste konduklarında da dört blok vardır; yeter ki sepete yeni blok eklenmesin veya içinden blok çıkarılmasın. Boş sepetin yerini değiştirmek de içindeki blok sayısını sıfırdan başka bir sayıya dönüştürmez. Ancak sepet ters çevrilirken içine bir blok düşerse durumu yeniden saymak gerekir.
Bir grubu tarif ederken sınırların belirgin olması önemlidir. Blok sepetin kenarında duruyorsa ‘içinde’ sayılıp sayılmayacağı konusunda farklı yorumlar ortaya çıkabilir. Oyuna başlamadan bloğu açıkça içeri ya da dışarı koyun. Daha sonra çocuk kenardaki durumu özellikle denemek isterse birlikte bir kural belirleyebilirsiniz. Bu kuralı iki sepette de aynı biçimde kullanmak karşılaştırmayı anlaşılır kılar.
Resimdeki boşluk da dikkatle yorumlanmalıdır. Sepet resmi bir kartın yalnızca ön yüzündeyse, arkasında blok resmi olup olmadığını bilmiyoruz. ‘Bu yüzde kaç blok görüyorsun?’ sorusunun yanıtı sıfır olabilir; ‘kartın her yerinde kaç blok var?’ demek için arka yüze de bakmak gerekir. Bu ayrım, görülmeyen hakkında kesin bir sonuca atlamadan önce kontrol etmeyi öğretir.
Sayının yazılışı ile miktarı birbirinden ayırmak başka bir yararlı ayrımdır. ‘0’ kartı boş sepete konduğunda kart sepetteki bir nesnedir, fakat blok değildir. Soruyu ‘kaç kart var?’ diye değiştirirseniz yanıt bir olabilir; ‘kaç blok var?’ sorusunun yanıtı hâlâ sıfırdır. Kartı sepetin yanına koymak bu karışıklığı baştan azaltabilir. Çocuk farkı işaret ederek de gösterebilir.
Sayıları sıraya dizmek isteyen bir çocukla sıfır, bir, iki ve üç miktarlarını ayrı kaplarla gösterebilirsiniz. İlk kapta blok bulunmaz; diğerlerinde sırasıyla bir, iki ve üç blok vardır. Her kabın yanına uygun sayı kartı konabilir. Bu düzen, sıfırın sayı sırasındaki yerini gösterir; fakat çocuk bütün diziyi ezberlemek zorunda değildir. Yalnızca ilk iki kabı incelemek de anlamlı bir başlangıçtır.
İki kaptaki toplamı bulurken her nesneyi yalnızca bir kez sayın. Bir kapta sıfır, diğerinde iki blok varsa bütün bloklar ikinci kaptadır ve toplam ikidir. Kaptaki nesneleri masaya dökmek şart değildir; parmakla göstermek veya bir yetişkinin göstermesini istemek yeterlidir. Çocuğun seçtiği sayma yöntemi iki kaptaki blokları karıştırmadan takip edebiliyorsa onu kullanın.
Ayının bir görevi tamamlayıp tamamlamadığını kontrol ederken de sıfır açıklayıcı olabilir. ‘Sepette taşınacak blok kalmadı’ cümlesi, başlangıçta orada hiç blok olmadığı anlamına gelmez. Dört blokla başlayıp hepsini taşıdıysanız son durumda sıfır kalmıştır. Önceki ve sonraki resimleri yan yana koymak geçmişteki miktarı bugünkü miktardan ayırmaya yardımcı olur. Bir zaman noktasındaki sıfır, başka bir zamanda da sıfır olduğu sonucunu vermez.
Katılımı kolaylaştırın ve soruyu net tutun
Çocuk nesnelere dokunmak istemiyorsa veya onları kendi başına taşıyamıyorsa yerini gösterebilir ve bir yetişkine ne yapacağını söyleyebilir. Jest, işaret, ses, sözcük veya iletişim cihazı kullanılabilir. Yetişkin, kararın doğru anlaşılıp anlaşılmadığını gerektiğinde sorar ve çocuğun düzeltmesini bekler. Nesneyi hareket ettiren kişiyle hareketin kararını veren kişi farklı olabilir.
Görsel ayrımı kolaylaştırmak için sepetleri karşıt renkli bir örtünün üzerine koyabilir veya yanlarına farklı dokulu kartlar yerleştirebilirsiniz. Birini seçmeden önce kartların hangisini temsil ettiğini birlikte belirleyin. Dokunarak inceleme uygunsa sepetin içini güvenli biçimde yoklamak da seçeneklerden biridir. Çocuk için uygun olmayan bir duyusal deneyim zorunlu tutulmaz.
Tek sepet ve tek blokla başlamak, dikkat edilmesi gereken ayrıntıları azaltır. Önce boş sepeti inceleyin; ardından bir blok koyun. Çocuk isterse tekrar çıkarabilir. İkinci sepet, oyuncak ayı ve uzun hikâye sonradan eklenebilir. Buna karşılık çocuğun kendi kurduğu ayrıntılı bir oyunu sırf planınız basit olduğu için kesmeniz gerekmez; yalnızca sayılan nesnelerin ve yerlerin açık kalmasına yardımcı olun.
Birden fazla çocukla oynarken herkesin bir görevi olması şart değildir. Biri ayıyı hareket ettirebilir, diğeri blok seçebilir veya biri izlemeyi tercih edebilir. Başkasının sepetine müdahale etmeden önce izin istemek oyunun paylaşımını kolaylaştırır. Yanıt hızını karşılaştırmak yerine her çocuğa kararını gösterecek zaman tanıyın. İki çocuk farklı hikâye isterse sırayla iki ayrı son deneyebilirsiniz.
Oyun sırasında bir çocuğun yanıtından genel bir yetenek sonucu çıkarmayın. Anlaşılmayan yönerge, görünmeyen bir blok veya farklı bir sayma ölçütü cevabı etkileyebilir. ‘Bu sepette blok göremiyorum; sen hangilerini saydın?’ sorusu birlikte bakmaya davet eder. Çocuk bir bloğun kenarda gizlendiğini fark ederse önceki sıfır yanıtı değiştirilmelidir: sepette bir blok vardır.
İlgi azaldığında sepetleri kaldırabilir veya ayının yolculuğunu sayı soruları olmadan sürdürebilirsiniz. Bir çocuk yalnızca boş sepeti seçip bitirmek isteyebilir. Başka bir gün dönüldüğünde başlangıç durumunu yeniden kurmak yeterlidir; kaçırılan adımları tamamlamak gibi bir zorunluluk yoktur. Oyunun amacı çocuğun bir durumu incelemesine alan açmaktır.
Oyundan önce sepetleri incelemek için zaman ayırın. Bir sepetin dibinde küçük bir nesne veya katlanmış kâğıt varsa ‘tamamen boş’ demeden önce onu fark etmek gerekir. Yine de o sepetin içinde sıfır blok bulunabilir. ‘Boş’ sözcüğünü bütün içeriğin yokluğu için, ‘sıfır blok’ ifadesini ise belirli nesne türünün yokluğu için kullanmak özellikle karışık düzenlerde yararlıdır.
Bir yetişkin çocuğun sözünü tekrar ederken anlamını değiştirmemeye özen gösterebilir. Çocuk ‘Burada yok’ diyorsa hangi yeri ve hangi nesneyi kastettiğini göstererek doğrulayın. Ardından ‘Evet, sarı sepette blok yok’ diyebilirsiniz. Çocuğun her seferinde ‘sıfır’ sözcüğünü kullanması şart değildir; ‘hiç yok’ ifadesi de bu durumda aynı miktarı anlatabilir. Sayı sözcüğünü doğal konuşma içinde sunmak yeterlidir.
Gündelik durumlarda sıfırı fark etmek
Sıfır, aile hayatında belirli bir grubu anlatmak için kullanılabilir. Kitaplıktaki bir kutuda hiç boya kalemi olmayabilir; buna rağmen kutunun yanında kitaplar bulunabilir. ‘Kutuda sıfır boya kalemi var’ demek, odada hiçbir nesne bulunmadığını söylemez. Önce kutunun içine birlikte bakın ve sayılan nesnenin ne olduğunu belirtin.
Masada üç tabak varken hiçbirinde peçete yoksa her tabağın üzerindeki peçete sayısı sıfırdır. Peçeteler çekmecede bulunabilir. Bir peçete ilk tabağa konduğunda o tabakta bir peçete olur; diğer iki tabağın üzerinde hâlâ sıfır peçete vardır. Aynı anda farklı yerler için farklı sayılar söylemek mümkündür. İsterseniz tabak yerine çizilmiş yuvarlaklar kullanın.
Boş bir otobüs resmi, yolcu sayısını konuşmak için başka bir örnektir. Resimde otobüs varsa araç sayısı bir, otobüsün içindeki yolcu sayısı sıfır olabilir. Resimde sürücü de gösterilmiyorsa ‘yolcu’ ile ‘insan’ gruplarını karıştırmadan konuşmak kolaylaşır. Daha ayrıntılı bir resimde kimi saydığınızı belirlemek gerekir; bir sürücüyü yolcu sayıp saymamak soru tanımına bağlıdır.
Meyve tabağında üç elma ve sıfır armut bulunması da türlere göre saymanın örneğidir. Tabağın boş olduğunu söylemek doğru olmaz; elmalar vardır. ‘Kaç armut var?’ sorusu sıfırı, ‘kaç elma var?’ sorusu üçü verir. Nesneleri yemek için kullanıyorsanız oyunu yiyeceği geciktiren veya yeme koşulu hâline getiren bir kurala dönüştürmeyin.
Çocuk sıfır örneği bulmak isterse kendi seçtiği bir yere bakabilir: boş bir oyuncak kutusu veya içinde hiç kaşık olmayan bir çekmece gibi. İçeriğin güvenli biçimde incelenmesi ve yetişkinin uygun görmesi önemlidir. Çocuk farklı bir nesne fark ederse cümleyi onun bulduğuna göre değiştirin. Gündelik keşif, her boşluğu sayma görevine çevirmek zorunda değildir.
Birlikte kitap okurken boş bir tabak ya da oyuncaksız bir raf görürseniz, çocuğun ilgisi varsa bunu konuşabilirsiniz. Resmin göstermediği bölümler hakkında tahmin yürütmek yerine görünen alanı adlandırın: ‘Bu rafta görünen kaç oyuncak var?’ Resimde ayrıntılar küçükse birlikte büyüterek bakın veya yetişkinin tarifinden yararlanın. Çocuk hikâyeyi dinlemeye devam etmek istiyorsa sayma sorusu sormadan okumayı sürdürebilirsiniz.
Kısa bir sonraki adım planlarken çocuğun hangi düzeni seçtiğini hatırlamak yeterli olabilir. Örneğin sepetin içini elle kontrol etmek istemiş veya yetişkine blokları taşıtmayı tercih etmiş olabilir. Bir sonraki davette aynı erişim yolunu hazır bulundurun. Bu not çocuğu başka çocuklarla karşılaştırmak için değil, ortak oyunu daha anlaşılır ve rahat hâle getirmek içindir.
Oyunu kapatırken ayıya sepetleri nereye bırakacağını çocuk seçebilir. Bloklar başka bir kutuya kaldırılmışsa sarı sepette yine sıfır blok vardır; ama kutudaki blokları ayrıca sayabilirsiniz. Eşyaları yerine koymak yalnızca düzenleme işi olarak da kalabilir. Her hareketi yeni bir soruya çevirmek gerekmez; birlikte geçirilen zamanın sakin biçimde sona ermesi de yeterlidir.
Yararlı yanıtlar
Sepet boşsa sepetin kendisi de sıfır mı?
Hayır. Bir sepet vardır; içinde saydığımız blokların sayısı sıfırdır. Hangi nesneyi saydığımızı belirtmek gerekir.
Sıfır için rakam yazmak gerekir mi?
Hayır. Çocuk önce boş grubu nesnelerle görebilir veya gösterebilir. ‘0’ işareti ilgisine göre daha sonra eklenebilir.
Sepette oyuncak varsa içinde sıfır blok olabilir mi?
Evet. Oyuncak blok değilse sepette bir oyuncak ve sıfır blok bulunabilir. Yanıt, hangi grubu saydığınıza bağlıdır.
Çocuk blokları hareket ettirmek istemezse ne yapabilir?
Gösterebilir, hareketi bir yetişkine tarif edebilir, iletişim aracını kullanabilir ya da oyunu izleyebilir. İstemezse etkinliği bitirebilir.



